- Özgür Özel'den Tuzla tepkisi: 'Eren de Akın Gürlek de hesap verecek'
- Tunç Soyer'den mektup: "Siyaset; kir, pas, çamur içinde"
- Erdoğan: AK Parti, bir Türkiye kitabıdır; burada herkesin hikâyesine bir yer var
- Üsküdar Belediye Başkanı Sinem Dedetaş görevden uzaklaştırıldı
- Manisa Büyükşehir Belediyesi UCLG-MEWA Yenilikçilik ve Gıda Sistemleri Forumu’nda Yer Aldı
Özgür Özel'den Tuzla tepkisi: 'Eren de Akın Gürlek de hesap verecek'
Beylikdüzü'nde 19 Mart 2025 operasyonlarının 500'üncü gününde tutuklu belediye başkanları için yürüyüş gerçekleştirildi. Yürüyüşün ardından Beylikdüzü Yaşam Vadisi 6 Mayıs Sahnesi'nde konuşan YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel, AKP'ye geçen Tuzla Belediye Başkanı Eren Ali Bingöl hakkında çarpıcı açıklamalarda bulundu.
BB Başkanı Ekrem İmamoğlu, Beylikdüzü Belediye Başkanı Murat Çalık ve Şişli Belediye Başkanı Resul Emrah Şahan'ın gözaltına alınmasının üzerinden 500 gün geçti.
YENİ Partililer, 19 Mart'ta gözaltına alınan ve 23 Mart 2025'te tutuklanan belediye başkanları için bugün Beylikdüzü'nde dayanışma yürüyüşü gerçekleştirdi. YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel, kurucu İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik ve Ekrem İmamoğlu'nun eşi Dilek İmamoğlu ile beraber yürüdü.
"DARBENİN 500. GÜNÜ"
Yürüyüşte konuşan Özel, şunları söyledi:
"Bugün Ekrem Başkan'ın Cumhurbaşkanlığı adaylığı için ön seçime girmesine dört gün kala, dört günlük yasal süresi de gözetilerek yapılmış olan 19 Mart darbesinin 500. günü. O gün bugün Ekrem Başkan'ın siyasete başladığı, ilk kez belediye başkanı olduğu Beylikdüzü'ndeyiz. Mehmet Murat Çalık'ın iki dönem belediye başkanlığı yaptığı Beylikdüzü'ndeyiz. Bugün Resul Emrah Şahan'ın da 500. günü tutuklu.
Bugün buradaki yoğun katılım, elbette partinin genel başkanı olarak ilk kez buradayız ama bu ne şahsıma ne partime; milletin yarınlarını hep birlikte kurtarma ümidine verdiği destektir. Cumhurbaşkanı adayımıza ve partimizin kurumsal kimliğine sahip çıkan vatandaşların kendi geleceklerine sahip çıkması anlamına geliyor bu buradaki yoğun katılım."
Binlerce yurttaşın katılım gösterdiği yürüyüş Beylikdüzü Belediyesi önünde başladı. Yürüyüşün varış durağı ise Beylikdüzü Yaşam Vadisi 6 Mayıs Sahnesi oldu.
ÖZGÜR ÖZEL KÜRSÜYE ÇIKTI
Özel, yürüyüş ardından burada toplanan kalabalığa konuştu. Özel'in gündeminde 19 Mart 2025'ten bugüne geçen 500 gün vardı.
Konuşmasında doğrudan AKP'li Cumhurbaşkanı Erdoğan'a seslenen Özel, "Tam üzerinden 500 gün geçti. İşte buradayız, insanların arasındayız, milletin yüzüne, birbirimizin gözüne bakıyoruz" dedi.
CHP'den istifa ederek bugün AKP'ye katılan Tuzla Belediye Başkanı Eren Ali Bingöl hakkında da konuşan Özel, "Tüm bu işlerin başında, Tuzla'da hobi bahçesinden başlayıp kendine villa projesi çıkaran, ben bunu söyleyince Eren Ali'yi tehdit edip bana yollayan, 'Aman genel başkanım Akın Gürlek'e bulaşma, beni tutuklattırırsın' diyenlere söylüyorum... Bunu söylüyorum: Tuzla rezaletinin Şadi de, Eren de, bürokratların hepsi de, Akın Gürlek de eninde sonunda hesabını verecek!" ifadelerini kullandı.
"SİZİN VİCDANINIZI HESAP EDEMEDİLER"
Özel'in konuşması şu şekilde:
“Beylikdüzü’nün alnı açık, başı dik, seçtiğine, komşusuna, evladına, evlatlarına sahip çıkan güzel insanları, hepinize merhaba, hepiniz hoş geldiniz. Mehmet Murat Çalık’ın ve Ekrem İmamoğlu’nun komşularını saygıyla selamlıyorum. Bugün 19 Mart darbesinin üzerinden tam 500 gün geçti.
Hatırlayın, ne diyorlardı? ‘Bekleyin, bir aya kalmaz hele bir şu eldekiler dökülsün. İnsan içine çıkamayacaklar, birbirlerinin yüzüne bakamayacaklar, eşlerinin gözünün içine bakamayacaklar.’ Bu topraklarda namuslu, şerefli insanlara, onların özel hayatlarına, iş görüş biçimlerine ve haysiyetlerine yapılmış en büyük suikasttı.
Bunu yapanlar ellerindeki devlet gücüne, siyasileştirdikleri yargıya, adeta yargı kollarına dönüştürdükleri hakimlere, savcılara ve onların masum insanlara kurdukları kumpaslara güveniyorlar; bunların televizyonlarda, gazetelerde yer almasıyla birlikte bu insanların gözden düşeceğini, gönüllerde edindikleri yerleri kaybedeceklerini düşünüyorlardı. Ama bir şeyi hesap edemediler.
Sizi, sizin vicdanınızı, ferasetinizi, cesaretinizi hesap edemediler. İlk gün olduğu gibi bugün de buradan, hani diyor ya ‘Biz bu işin hiçbir yerinde yokuz.’ Tam göbeğinde olana sesleniyorum. Ey Erdoğan; görüyor musun? Bir ay geçmedi, 10 gün geçmedi, 100 gün geçmedi. Üzerinden tam 500 gün geçti. İşte buradayız, insanların arasındayız. Milletin yüzüne, birbirimizin gözüne bakıyoruz.
Buradan dosta - düşmana haykırıyorum ki 500 gün geçti; bu meydan bir kişi eksilmedi, bir yürek eksilmedi. Her yürüyüşte, ayaklarımıza yeni ayaklar eklendi, omuz başımızda yeni yoldaşlar belirdi. 500 gün geçti; Beylikdüzü geri adım atmadı, İstanbul geri adım atmadı, bu millet geri adım atmadı. 500 gün geçti; İstanbul susmadı, Türkiye darbeye teslim olmadı. Haklıyı - haksızı ayıran, doğruyu yanlıştan ayıran, namusluyu namussuzdan ayıran ve evlatlarına sahip çıkan bu asil milletin, hepinizin önünde saygıyla elliyoruz.”
“MİLLET AYAKTADIR, ZAFER ÇOK YAKINDADIR”
“Milletin iradesine kasteden darbeciler bilsin ki ‘Seçimle geldim ama seçimle gitmem artık, buralar bana kalacak’ diyenler bilsin ki ne yapsanız boş. Millet ayaktadır, Türkiye ayaktadır. Zafer çok yakındadır. Bugünler, bu zor günler eninde sonunda bitecek. Hep birlikte huzura ereceğiz. Sevdiklerimize kavuşacağız. Hak ettiğimiz gibi bir yönetime elbette kavuşacağız. Bu zor günleri tarih yazacak. Tarih, bu 500 günü 2 ayrı hikayeyle yazacak.
Birinci hikayede milletten korkan, sandıktan kaçan, hukuku silaha çevirenlerin utanç sayfaları yer alacak. O sayfalarda tükenmiş bir iktidarın son çırpınışları yer alacak. Ama tarih, zalime hak ettiği yeri verirken millet o kitapta kendisine bembeyaz bir sayfa da açacak. Ve o sayfada milletin destana çevirdiği, 500 gündür sürdürdüğü, Saraçhane’de başlattığı, bugüne kadar taşıdığı demokrasi destanı o kitapta yerini alacak.
O kitap, korkuyu evde bırakanları yazacak. O kitap, omuz omuza verenleri, tehditten yılmayanları, şantaja teslim olmayanları yazacak. Bir tarafta saray düzeninin utanç sayfaları yer alacak, diğer tarafta milletin hanesinde cesaret, direniş ve zafer yazacak.
“EKREM BAŞKANIN HİKAYESİNİN BAŞLADIĞI İLÇE”
Bugün burada dostların arasındayız. Ekrem Başkanımızın hikayesinin başladığı, memleketinden kalkıp gelip yerleştiği, ticaret yaptığı, siyasete atıldığı, ilçe başkanlığı yaptığı, belediye başkanlığı yaptığı, sonra burada ilk adaylığında Adalet ve Kalkınma Partisi’nin elinden belediyeyi alıp bir dönem yaptığı muhteşem belediyecilikten sonra ki ona bu başarı İstanbul Büyükşehir’in kapılarını açtığında ta Kartal’da oyların sayıldığı bir salonun başında beklerken, birisi ‘Biz MHP’liyiz ama ilk kez bu seçimde size oy verdik’ dedi. ‘Seni kim ikna etti ablacığım?’ dedim.
Bana dedi ki ‘Beylikdüzü’nde görümcem oturuyor. Dedi ki ‘Biz oy vermedik, vermediğimize pişman olduk. Şimdi İstanbul’a aday yaptılar. Oy verin, verdirtin, pişman olmayacaksınız’ dediler. Onun için oy verdik’ diyordu. Ta Kartal’da hayatında Beylikdüzü’nü hiç görmemiş, Ekrem Başkan’ın hiç elini tutmamış ama kefili sizin komşularınız olan insanlar.
İşte o gün Ekrem Başkan bir kez daha, ikinci kez Erdoğan’ın gösterdiği bir adayı, bir eski Başbakan’ı, bir Meclis Başkanı’nı yenmişti. 13 bin 600 farka, ‘Bu farkla sana İstanbul’u mu veririz?’ diyenler, yani İstanbul’u kendilerine tapulu mal görenler, milletinin iradesini ceplerinde, kendilerine ait sananlar o gün bu iradeyi küçümsemiş, o gün bu iradeyi İstanbul’u teslim etmeyeceğini söylemiş, 19 gün süren, yeniden ve yeniden sayımlardan sonra verilen mazbatayı 6 Mayıs günü iptal etmişlerdi.
İşte Ekrem Başkan’ın hikayesi bir kez daha yine Beylikdüzü’nde, 6 Mayıs 2019 gününde tam burada, bu sahnede, bu kürsüde başladı. Bu kürsü onun ceketini çıkardığı, beyaz gömleğinin kollarını sıvadığı, ‘Gençliğimiz var’ diye yola çıktığı kürsüdür. (‘Cumhurbaşkanı İmamoğlu’) Bütün Türkiye’de atılıyor bu slogan ama herhalde en çok buraya yakışıyor ve buradan bütün Türkiye’ye yankılanıyor.
İşte o gün ‘Gençliğimiz var’ diyerek çıktığı bu yolda 806 bin farkla İstanbul’u kazanmış, bu kez herkesten; vicdanı olan herkesten, haksızlığa itiraz eden herkesten oy almış, çok daha güçlü bir şekilde yola koyulmuştu. Beş yıl boyunca görev yaparken neler yapmadılar, neler? Otobüs kiralayıp yalandan yaktılar, filme çektiler. Metroları kendileri kapatıp filme çektiler. Yürüyen merdivenlere taş sıkıştırdılar. Her türlü haksızlığı yaptılar ama ilk seçimde 1 milyondan fazla fark yiyerek milletin demokrasi tokadını bir kez daha tattılar.
“BİZİM SOKAK SOKAK BÜYÜYEN BİR HİKAYEMİZ VAR”
İşte bizim hikayemiz öyle rastgele bir hikaye değildir. Bizim hikayemiz haksızlıklara uğrayan, ama yılmayan, durmayan, teslim olmayan ve milletle birlikte sokak sokak büyüyen, sizlerle birlikte zafer zafer büyüyen bir hikayemiz var bizim. Bu yüzden başımıza ne geldiyse bu bizden korkanların, ‘İstanbul’u kaybeden Türkiye’yi kaybeder’ deyip, ‘İstanbul’u kazanan Türkiye’yi kazanır’ diyenlerin artık Türkiye’yi yönetme sırasının Ekrem Başkan’a geldiğini, Türkiye’yi yönetme sırasının artık bizlere geldiğini görüp de buna karşı darbeye girişenlerin yaptıkları kötülüklerdir bunlar.
Unutmayalım ki Erdoğan’ı ve adaylarını dört kez yenen Ekrem Başkan beşinci zaferini kazanmasın diye kendisine ‘hırsız’ dediler, olmadı. ‘Casus’ dediler, tutmadı. Diplomasını elinden aldılar, millet buna asla teslim olmadı. Yetmedi, ‘terörist’ bile dediler. O tertemiz, sadece sizi düşünen; rantı rantçılarla, rantiyecilerle bölüşüp de yüzde 20’sini alan, yüzde 10’unu Ankara’ya yollayıp 10’unu kendine zulalayanlardan olmadığı için, rantı size hizmete çevirdiği için, sizin için çalıştığı için iftiraya uğradı. Hatırlayın, 500 gündür neler anlatıyorlardı? Neler, neler…
‘Bekleyin, görüntüsü çıkacak. Bekleyin, videosu çıkacak. Bekleyin, kanıtları çıkacak’ dediler. Hiçbir şey çıkmadı. İlk gün gözlerinin içine baktığımda onun Vatan Emniyet’ten ifade vermek için Çağlayan Adliyesi’ne geldiğinde, onun gözünün içinde dürüstlüğü, haklılığı ve cesareti gördüm. O günden beri de hep şunu söyledim. Biz birbirimize güveniyoruz. Biz evladımıza güveniyoruz. Biz bu kumpasın, iftiranın karşısında sonuna kadar direndik. Sonuna kadar direneceğiz.”
“MEHMET MURAT ÇALIK’A EMANET ETTİ”
“Herkes şunu bilsin ki Ekrem İmamoğlu 500 gündür 4 kez AK Parti’yi yendiği için yapılacak seçimde bir kez daha yeneceği için benim değil, partimin değil, 23 Mart’ta yapılan seçimle 15,5 milyon vatandaşın oyuyla milletin adayı olduğu için milletin cumhurbaşkanı adayı olduğu için hapistedir. Ekrem Başkanın Beylikdüzü’nden ayrılırken gözü arkada kalmadı.
Beylikdüzü’nü geçmişte birlikte çalıştığı birine, Beylikdüzü’nün her metrekaresinde emeği olan birine can yoldaşı Mehmet Murat Çalık kardeşine emanet ederek gitmişti. Mehmet Murat Çalık da kendisine duyulan güveni, partisinin adaylaştırmasını, sizlerden, iki seçim üst üste yüzde 50’nin üzerinde oy alarak görevini nasıl iyi yaptığını ve bu kente ne kadar iyi hizmet ettiğini dosta, düşmana gösterdi. Burası Beylikdüzü, televizyondan izleyenlere hatırlatmak, bilmeyenlere anlatmak isterim.
Burayı Esenyurt‘la bir yol ayırır. O yoldan geçerseniz, bir taraf yıllardır neredeyse 30 yıldır AK Parti’nin yönettiği güç bela bir önceki seçimlerde aldığımız, şimdi de kayyım atadığı Türkiye’nin en büyük ilçesi Esenyurt‘tur. Ve yolun bu tarafı 10 kat - 12 kat - 16 kat kent suçları müzesidir. Ve sadece yarım metrekare yeşil alan vardır kişi başına.
Yolun bu tarafı ise planını Mehmet Murat Çalık’ın çizdiği, üzerinde Ekrem Başkan’la yıllarca çalıştıkları, son iki dönemdir de Murat Çalık’ın bizzat belediye başkanı olarak hizmet ettiği bu tarafta o 16 katlara karşı dört katlar, 3,5 katlar, yarım metrekare yeşil alana karşı kişi başına 12 metrekare yeşil alan vardır. Bir tarafta kent suçları müzesi vardır, öbür tarafta halkçı belediyecilikğin, halktan yana, dürüst belediyeciliğin, Mehmet Murat Çalık’ın, Ekrem İmamoğlu’nun izi vardır, emeği vardır.”
“RESUL EMRAH ŞAHAN’IN DİK DURUŞUNUN ÖNÜNDE SAYGIYLA EĞİLİYORUZ”
“Hiçbir delil olmadan iftiralarla, hastalığına rağmen anacığının gözyaşlarına, evlat nöbetine rağmen 500 gündür gözaltında tutulan, kelepçe ile kanser tedavisine, tetkiklerine götürülen ve yaptıkları zulüm bir türlü bitmeyen ama eğilmeyen, bükülmeyen, evladınız, komşunuz Mehmet Murat Çalık’a da bir kez daha selam olsun.
Bu iki yiğit evladınız 500 gündür çile çekerken ama eğilmez, bükülmez, dimdik dururken; yanlarında Şişli’nin seçilmiş belediye başkanı 500 gündür orada kalan evladımız, kardeşimiz Resul Emrah Şahan var. Ona da selam olsun. Kendisini önce kent uzlaşısından içeri alanlar, yani kendisinin emeği olan, ‘Eğer Kürtler batıda belediye başkanı çıkaramıyorsa güçlerinin nispetinde belediye meclislerinde temsil edilsinler, söz söylesinler’ diye emek veren Resul Emrah Şahan’ın bu davranışını terörizm diye niteleyenler; onu terör soruşturmasıyla tutuklayıp Şişli Belediyesine kayyım atadılar, halen daha o kayyımla yönetiyorlar.
Türkiye’de gelişen süreç, kayyımların iadesini gündeme getirince telaşa kapıldılar. ‘Resul Emrah Şahan çıkar, gider’ dediler. ‘Onun tutukluluğunu yedekleyelim’ dediler. Şişli’de imar rantı elde ettiği için değil; AK Parti’ye yakın iş adamlarının imar rantlarına engel olduğu için, kente karşı suç işlemediği, işleyenlere geçit vermediği için kendisini iftiralarla içeriye attılar, onu da 500 gündür tutuyorlar. Resul Emrah Şahan’ın tertemiz yüreğinin, apaçık alnının, dik duruşunun önünde saygıyla eğiliyoruz hep birlikte.
“KARARI MİLLET VERDİ, BİZİM ADAYLARIMIZI SEÇTİ”
Biz son seçimlerde yıllar sonra 47 yıl sonunda partimizi birinci parti yapmıştık. Ve Adalet ve Kalkınma Partisi iktidarını kurulduğu günden beri Türkiye’de ilk kez yenilgi ile tanıştırmıştık. O gün, 31 Mart 2023 gecesi İstanbul’da, bu güzel şehirde tam 26 belediye kazandık. Bunda doğru adayların, iyi adayların, büyük mücadelenin, Ekrem Başkanın ekibinin ve şimdi YENİ Parti’nin kurucusu olan o günün İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik ve bütün örgütümüzün emeği vardır.
Bizim 26 belediye kazandığımız gece Adalet ve Kalkınma Partisi İstanbul’a olan düşkünlüklerini şiirlere, şarkılara sığdıramayanlar, İstanbul’a karşı hançerleri saplayıp saplayıp en büyük kötülüğü yaptıklarını itiraf edip, İstanbul’un bir türlü yakasından düşmeyenler; milletin gözünden düşmüş, sadece 13 belediye ile yetinmişlerdir. 26 belediye bizde, 13 belediye Recep Tayyip Erdoğan’ın gösterdiği adaylarda, partisinde kalmıştı. Kararı millet verdi.
AK Parti’yi değil; halkın adaylarını, bizim adaylarımızı seçti. Ve o güne kadar kazandığı her seçimden sonra ‘Milli irade, milli irade’ diye övgüler düzenler; milli iradeyi yok saymaya, bu büyük başarıya gölge düşürmeye çalışmaya ve operasyonlarla Cumhuriyet Halk Partisi'ne, oradan seçilen belediye başkanlarına saldırmaya başladılar.
Seçimlerden beri seçilmiş 26 belediye başkanımızdan 15’ini tutukladılar. Kimisine ‘terörist’ dediler, kimisine ‘Hırsızlık yaptı’ dediler. Ama aynı şehirde bulunan 13 belediye başkanına AK Parti’nin asla dokunmadılar. Allah şahit ki herkes biliyor ki Beylikdüzü’nde ve İstanbul’un diğer 38 ilçesinde yaşayan, Adalet ve Kalkınma Partisi’ne mensup herkesin ve tarihin önünde şunu ifade ederim ki, bizim 15 belediye başkanımızda şu kadar bir leke varsa bunun 500 katı Adalet ve Kalkınma Partili belediye başkanlarında var.
Yalansa ‘Yalan’ desinler. Eğer AK Partili belediyelerde olanlar CHP’dekilerin misliyle fazla değilse buna inananlar, bundan sonra da Tayyip Erdoğan’a oy versinler. Ama buradan açıkça söylüyorum. Yıllardır kirliliklerine kendileri tanıklık edenler, Erdemliler Hareketi diye kurulup yüzdeci bir parti olduğu içeriden bilenler, kendi belediye başkanlarını parsel parsel kenti satmakla suçlayanlar ve AK Parti’nin paçasından yolsuzluk aktığını bilenlere diyorum ki, ‘Bundan sonra AK Parti’nin kara düzeninin sürmesine artık hep birlikte izin vermeyeceğiz, hep birlikte.’
“DEDETAŞ İFTİRALARIN KARŞISINDA KAYA GİBİ DURDU”
Değerli İstanbullular, son olarak Üsküdar’a, Sinem Dedetaş‘a gözbebeğimiz, çalışkan, pırıl pırıl bir Cumhuriyet kadınına işinde, görevinde başarılı, ilçesinde destanlar yazan Sinem Dedetaş’a el uzattılar. Önce trolleriyle, medyadaki iftiracılarıyla hedef gösterdiler. Ve bir yandan da Sinem Dedetaş’a şantajda bulunmaya, AK Parti’nin yolunu işaret etmeye kalktılar. Buradan, şimdi bu akşam Çorlu’da olan, Çorlu’da namusuyla, inancıyla, bu kara düzene teslim olmadan cezaevini göze alan Sinem Dedetaş bu iftiraların karşısında kaya gibi durdu, bu tekliflere yüzünü dönmedi, namusuyla cezaevine gitti.
Hapsedilmeyi göze aldı ama Üsküdar’a ihaneti, Üsküdar halkının oylarına ihaneti göze almadı. Tıpkı İzmit Belediye Başkanımız Fatma Kaplan Hürriyet gibi ‘AK Parti’ye geçeceğime paşa paşa hapis yatarım’ dedi. ‘Paşa paşa hapis yatarım.’ Buradan cezaevinde duran tüm arkadaşlarımızın bu onurlu duruşlarını selamlarlarken, kendisi cezaevine girmeden üç hafta önce, iki hafta önce ve son gece gelip ‘Gelirsen kurtarırız, yoksa içeri girersin’ diyenlere ‘Ben Terzi Fikri’nin geleneğinden geliyorum’ diyen Bayrampaşa Belediye Başkanımız Hasan Mutlu’yla selam duruyoruz, Hasan Mutlu’yla.
“TUZLA REZALETİNİN SONUNDA HESABINI VERECEKLER”
Oysa bugün Tuzla’nın, Çekmeköy’ün oylarını, Şile’de kendisine belediye meclisimizin verdiği vekaleti AK Parti’ye satanlara, bunun bahanesi için ‘Eşimi, evladımı gözaltına alacaklardı’ diyen Çekmeköy’e, ‘Damadımla tehdit ediliyorum’ diyen Şile’ye ve AK Parti’nin geçmiş dönemde yaptığı dünya siyaset tarihinin en büyük yolsuzluğu, Tuzla’daki emsal transferine ortaya çıktığı gün…
Size söyleyeyim, söyleyeyim bu güzel akşamda. Emsal transferi şudur. Burada bir yeşil alan. Bunu kamuya bırakırsın, karşılığında bir başka yerinde üç-dört kat fazla alırsın. Hak yerini bulmuş, buradaki katın karşılığı, buradaki arsan yeşil alan olmuştur. Ama bunu bir önceki Tuzla Belediye Başkanı Şadi, şöyle yapmış. Sistemin boşluğunu bulmuşlar. Bir yeşil alanı onlarca binaya mükerrer yazmışlar. Her birinden alacakları yerine tek bir yeşil alanı bütün Tuzla’ya saydırıp Tuzla’yı kandırmışlar, devleti kandırmışlar.
İlk birkaç aydan sonra, belediye bizdeyken bu iş ortaya çıkmış. Eren Ali Bingöl bunu görünce, İBB bunu fark edince buna karşı Ekrem Başkan, sonra Başkan Vekilimiz Teftiş Kurulu’na harekete geçirince, Teftiş Kurulu dedi ki ‘Bunu yapanlara işlem yapılsın, bütün suçlular hesap versin. Bu kötülük Tuzla’ya yapılamaz.’
Biz de dedik ki ‘Pisliği yapan geçen dönem Şadi geziyor. Bir an önce buna ne yapacaksanız yapın. Ayrıca devlet olarak Tuzla’ya toplam kadar yeşil alanı bağışlayın. Bunu siz aktarın. çünkü sizin belediye başkanınız yaptı ve göz yumdunuz. Bu ilgililere bölünsün, haksız gelir elde eden müteahhitler parasını ödesin ve Tuzla yeşil alanına devlet para kaybından kurtulsun, hak yerini bulsun. Suçlu Şadi de cezasını çeksin.’ AK Parti bunu yapmak yerine ‘Şadi de dursun, Eren Ali Bingöl de AK Parti‘ye katılsın, işin üstü örtülsün, bu iş bana yarasın’ dedi.
Buradan şunu söylüyorum. Bu işe, başta Tuzla’ya bu kötülüğü yapan Şadi de bununla uzlaşıp AK Parti ile anlaşan Eren Ali de biz ‘Şeffaf bir şekilde Tuzla’nın hakkını verin, devletin hakkını verin’ demişken bu kumpas kurulsun diye bile bile buna lades diyen bakanlık yetkilileri de ve tüm bu işlerin başında Tuzla‘da hobi bahçesinden başlayıp kendine villa projesi çıkaran, ben bunu söyleyince Eren Ali’yi tehdit edip bana yollayan, ‘Aman Genel Başkanım Akın Gürlek’e bulaşma. Beni tutuklatırsın’ diyenlere söylüyorum. Bunu söylüyorum. Tuzla rezaletinin Şadi de Eren de bürokratların hepsi de Akın Gürlek de eninde sonunda hesabını verecek.
“BU SİYASET ANLAYIŞINI GERİDE BIRAKMAK İÇİN YOLA ÇIKTIK”
AK Parti’nin kara düzenine teslim olmadık, olmayacağız. İşte biz bu siyaset anlayışını geride bırakmak için yola çıktık. Eskimiş, köhnemiş, çürümüş ya da mücadele gücü kalmamış bir siyaseti reddediyoruz. Haklının yanında duramayan, iftirayı atılan arkadaşlarını savunmak yerine onları suçlayan, kurgulanmış AK Parti yargısına kutsiyet atfeden, ‘Yargı süreçlerini takip edeceğiz’ diyerek AK Parti yargı kollarına evlatlarını teslim eden butlancı anlayışı geride bıraktık.
Kimse endişe etmesin ki kimse, eski nesil siyasetle muhatap olacak, onları dikkate alacak, onlarla mücadele edecek değiliz. Milletimiz o teslim olmuş, muhalefete alışmış, iktidar hedefini unutmuşları geride bıraktı. Millet yanımızdadır, millet bizimledir. Bu yüzden 22 il gezdim ve bana söyleneni yaptım, benden isteneni yaptım. Önce partim için, partimiz için mücadele ettim. Tüm yollar tükenince bir yol bulamayınca yeni bir yol açmak için yola çıktım, yola çıktık. Yoldayız.
Artık biz emeklilerin ve emekçilerin YENİ Partisiyiz. Çiftçilerin ve esnafların YENİ Partisiyiz. Memurların, engellilerin YENİ Partisiyiz. Kadınların YENİ Partisiyiz, kadınların yeni partisine selam olsun. Gençlerin YENİ Partisine selam olsun. Beylikdüzü’nün YENİ Partisine selam olsun. Türkiye’nin YENİ Partisinin yolu açık olsun. Bu coşkunuzu tüm Türkiye paylaşıyor. Buradan büyük bir memnuniyetle, büyük bir kıvançla ifade etmek isterim ki siyaset tarihinde kuruluşunu ismini ve bütçesini milletin belirlediği bir başka parti yoktur.
Millet istedi, YENİ Parti kuruldu. Millet adını böyle söyledi, adı YENİ Parti oldu. Millet emekli maaşından, kumbarasından, yastığın altından, kefen parasından yolladı. YENİ Partinin bütçesi bu oldu. Bizim gücümüz, milletten, milletin sevgisinden, umudundan geliyor.
“HALKIN COŞKUN AKAN SELİ KARŞISINDA KİMSE DURAMAZ”
“Şu kadarını söyleyeyim. Biz kurulduğu gün ana muhalefet olan ilk partiyiz. Kurulduğu gün anketlerde birinci parti olan ilk partiyiz. Buradan Erdoğan’a bir kez daha hatırlatıyorum. Öyle iftira ile olmaz. Taşıma kalabalık ile olmaz. Kendi gençlik kollarınla, kadın kollarında olmaz. Milletle olur. Şuraya bak Erdoğan, şuraya bak. İlk gün söyledim, 500’ncü gün söylüyorum. Ahlaki üstünlük bizdedir, psikolojik üstünlük bizdedir, çoğunluk enerjisi bizdedir.
Millet bizimle beraberdir. Bertolt Brecht‘in dediği gibi ‘Halkın coşkun akan selinin karşısında kimse duramaz.’ Adana’da Tekir Yaylası’ndaki amcamın kendi diliyle söylediği gibi ‘Millet sel olmuş akıyor. Önünde hiçbir kütük duramaz.’ Evlatlarınıza sahip çıkmaya devam edecek misiniz? Resul Emrah Şahan’a, Mehmet Murat Çalık’a, Ekrem İmamoğlu’na sahip çıkmaya devam edecek misiniz?
Benimle bu yeni yolda yürümeye var mısın? Hep birlikte iktidara varacak mıyız? Ülkeyi kurtaracak mıyız? Yeni ve güzeli birlikte kuracak mıyız? Siz de bu inanç, sizde bu azim oldukça biz buradayız, yanı başınızdayız. Hep birlikte yürüyeceğiz. Haydi o zaman; yolunuz açık olsun, yolumuz açık olsun. Yürüyelim arkadaşlar.”
EKREM İMAMOĞLU: TEK DERDİ MİLLET OLANLAR KAZANACAK
Özgür Özel'den önce kürsüye çıkan YENİ Parti İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik, tutuklu İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun gönderdiği mektubu okudu.
İmamoğlu mektubunda, şu ifadeleri kullandı:
“Bizleri 500 gündür rehin tutanlar, millete boyun eğdirmenin, Türkiye’yi bir hanedanlığa çevirmenin planlarını yapıyorlardı ama sizler bu plana geçit vermediniz, vermeyeceksiniz
Bizim derdimiz, davamız, milletin isteğini yerine getirmekten ibarettir. Tek derdi koltuk olanlar kaybedecek, tek derdi millet olanlar kazanacak”
cumhuriyet
Yorum Ekle
Diğer Haberler
Kırıkkale Belediye Başkanı Ahmet Önal, CHP’den istifa etti
Kırıkkale Belediye Başkanı Ahmet Önal, CHP’den istifa ettiğini, ve Özgür Özel'in liderliğinde kurulan YENİ Parti'ye katıldığını açıkladı. Kırıkkale Belediye Başkanı Ahmet Önal, yaptığı ya...
İçişleri duyurdu: 52 milyar liralık işlem hacmine sahip şebekelere operasyon
İçişleri Bakanlığı, 22 ilde "nitelikli dolandırıcılık" suçuna yönelik düzenlenen operasyonlarda hesaplarında toplam 52 milyar liralık işlem hacmi bulunduğu belirlenen 253 şüphelinin yakal...
YENİ Partili Burhanettin Bulut'tan Mansur Yavaş'ın adaylığına ilişkin açıklama
YENİ Partili Burhanettin Bulut, ABB Başkanı Mansur Yavaş'ın cumhurbaşkanlığı adaylığına dair "Yavaş şöyle bakıyor; ben sadece aday olmak için aday olmam. Aday olacaksam da kazanabileceğim...
Sinem Dedetaş İçin Rota Değişti, İstanbul'dan Çorluya Sevk Edildi
İstanbul şok etkisi yaratan tutuklama kararının ardından, Üsküdar Belediye Başkanı Sinem Dedetaş’ın cezaevine nakil sürecinde tam bir belirsizlik ve rota krizi yaşandı. T24'ün haberine gö...
Türkiye'de termometreler alev alacak... Eyyam-ı bahur sıcakları için tarih verildi
Türkiye, eyyam-ı bahur sıcaklarının etkisi altına giriyor. Sıcaklıkların 40 derecenin üzerine çıkması bekleniyor. İstanbul'da ise yüksek nem ve bunaltıcı hava etkili olacak. Yurt genelind...
Çerkezköy Belediye Başkanı Vahap Akay CHP'den istifa etti
Çerkezköy Belediye Başkanı Vahap Akay, yaptığı açıklamayla CHP'den istifa ettiğini duyurdu. İstifasında CHP'nin butlan yönetimine tepki gösterten Akay, "Kendi adıma siyasi olarak yaşanaca...
Yüksek Askeri Şura toplantısı için tarih belli oldu
Yüksek Askeri Şura (YAŞ), AKP'li Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın başkanlığında 4 Ağustos'ta toplanacak. Şura'da terfi ve emeklilik dosyaları ele alınacak. Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Rece...
Kılıçdaroğlu, Gürsel Tekin'in davranışlarından rahatsız olmuş...
CHP MYK'da İstanbul İl Örgütü'nün işleyişi masaya yatırıldı. Parti kurmayları, mahkeme kararı nedeniyle Gürsel Tekin'in görevden alınmasının mümkün olmadığını ancak örgütü koordine edecek...
Gözaltına Alınmıştı, Cem Küçük Adliyeye Sevk Edildi
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nın yürüttüğü soruşturma kapsamında gözaltına alınan gazeteci ve televizyon programcısı Cem Küçük, sağlık kontrolünün ardından adliyeye sevk edildi. Küçük...
SOSYAL MEDYA
MAGAZİN
Sıla: İlker ile ilk buluşmaya valizle gittim
Sıla Gençoğlu, katıldığı YouTube programında sevgilisi İlker Kaleli ile ilk buluşmasına valiziyle gittiğini anlattı. Pandemi döneminde aylarca uzaktan görüştüklerini söyleyen şarkıcı, haf...
TEKNOLOJİ
EDİTÖR'ÜN SEÇTİKLERİ
Perseid meteor yağmuru için tarih belli oldu
Halk arasında “yıldız kayması” olarak bilinen Perseid gök taşı yağmuru, 13 Ağustos’u 14 Ağustos’a bağlayan gece zirveye ulaşacak. Saatte yaklaşık 100 meteorun görülebileceği gökyüzünde, saniyede 60 kilometre hızla atmosfere giren meteorlar ışık şöleni oluşturacak.






Yorumlar
Bu haberde yorum bulunmamaktadir.