- ABD ve Avrupa'da Kritik Veri Açıklandı, Altın Düştü! Gramda 80 Liralık Kayıp
- Manisa’ya Yeni Gençlik Merkezi Geliyor
- Tapusu Olmayana 10 Bin Liraya Ev! Bakan Kurum İstanbul İçin Tarih ve Fiyat Verdi
- Yapay Zekada Korkunç İtiraf: '10 Yıl İçinde Hepimizi Öldürebileceğine Ciddi Ciddi İnanıyoruz!'
- Aliağa’da Kurtuluşun 104. Yılında Görkemli Kutlama
Uzmanından polen ve arı alerjisine karşı 'aşı' önerisi
Çocuk Alerji ve Klinik İmmünoloji Uzmanı Dr. Berna Uzunoğlu, ilaç tedavisiyle kontrol altına alınamayan polen, ev tozu, evcil hayvan ve arı alerjilerinde uygulanan alerjen immünoterapisi (alerji aşısı) tedavisinin hayat kurtarıcı bir yöntem olduğunu belirtip, çocukların yaşam kalitesini önemli ölçüde artırdığını söyledi.
Sağlık Bilimleri Üniversitesi (SBÜ) İzmir Tepecik Eğitim ve Araştırma Hastanesi Çocuk Alerji ve Klinik İmmünoloji Uzmanı Dr. Berna Uzunoğlu, bahar ve yaz aylarında artan polen ve arı alerjilerine karşı uygulanan alerjen immünoterapisi (alerji aşısı), uygun hastalarda başarılı sonuçlar verdiğini söyledi. Uzm. Dr. Uzunoğlu, ilaç tedavisiyle kontrol altına alınamayan polen, ev tozu, evcil hayvan ve arı alerjilerinde uygulanan tedavinin çocukların yaşam kalitesini önemli ölçüde artırdığını ifade etti.
''BAŞARILI SONUÇLAR ALDIĞIMIZ BİR YÖNTEM''
Özellikle arı alerjisinde immünoterapinin hayat kurtarıcı bir yöntem olduğuna dikkat çeken Uzm. Dr. Berna Uzunoğlu, "Bahar ve yaz aylarında çocukların açık havadaki aktiviteleri artıyor. Bu nedenle hem polenlere hem de arı sokmasında ortaya çıkan alerjen vakaları da artıyor. Polen alerjisi, hastalarımızda peş peşe tekrar eden hapşırma, burun kaşıntısı, burun akıntısı, burun tıkanıklığı, gözlerde yaşarma, kızarma ve sulanma şikayetleriyle giden ve bazı çocuklarımızın hayat kalitesini, uyku düzenini, okul başarısını ciddi ölçüde etkileyen bir hastalıktır. İlaç tedavileri ve korunma önlemleri ile şikayetlerinde gerileme olmayan hastalarımıza alerji aşılarını önerebiliyoruz. Uygun hastalara, seçilmiş preparatlarla, uygun dozlarla uygulayabildiğimiz bu tedavi, hastalarımızın ilaç tedavisinden fayda görmediği durumlarda gayet başarılı sonuçlar aldığımız bir yöntem" dedi.
''MEŞAKKATLİ VE UZUN SÜREN BİR TEDAVİ''
'Alerjen immünoterapi' denilen ve halk arasında alerji aşısı olarak bilinen bu tedavi yönteminde hastaların duyarlı olduğu alerjeni çok düşük dozlarda hastalara enjekte ettiklerini belirten Uzm. Dr. Uzunoğlu, "Böylelikle vücutlarının bağışıklık sistemlerinin artık bu alerjene aldırmamasını öğretiyoruz. Oldukça meşakkatli ve uzun süren bir tedavi, en az 3 yıl sürüyor. Bu tedavi aslında yüz yılı aşkın bir süredir uygulanmakta. Hastamıza aşı tedavisine başlamamızda bir engel yoksa genelde deri altına uygulanan enjeksiyonlar yöntemiyle ayda bir uyguluyoruz. Çoğu zaman özellikle 'alerjik rinit' dediğimiz saman nezlesi, enfeksiyon durumlarıyla karıştırılabiliyor. Sadece polen alerjilerine karşı uygulanan bir tedavi değil. Ev tozu akarlarına, kedi köpek gibi evcil hayvan alerjilerine, arı alerjilerine karşı da immünoterapi yani alerji aşıları uygulamaktayız" diye konuştu.
''ARI ALERJİLERİNİN AŞISI HAYATİ ÖNEM TAŞIYAN BİR TEDAVİ YÖNTEMİ''
Dr. Uzunoğlu, arı sokması sonrasında sadece bölgede şişlik, kızarıklık gibi lokal reaksiyonlar değil, bazen tüm vücutta yaygın kızarıklık, hastanın yüzünde, gözünde şişme, boğazda takılma hissi, nefes darlığı, bazen baygınlık, hipotansiyon gibi ciddi reaksiyonların oluşabildiğine dikkati çekti. Arı sokması ike yaygın belirtileri olan hastalara mutlaka bir alerji ve immünoloji doktoruna başvurmalarını öneren Uzm. Dr. Berna Uzunoğlu, "Çünkü arı alerjilerinin aşısı hayati önem taşıyan bir tedavi yöntemi. Arı sokan hastalarımızda, arının soktuğu zamanki yaşanan reaksiyonlar dışında, 'Ben acaba bir daha arı tarafından sokulur muyum? Bir daha aynı şeyleri yaşayabilir miyim?' diye ciddi bir anksiyete ve günlük yaşam aktivitelerinde kısıtlanmalar görmekteyiz. Hastanemizde halk arasında tüylü arı olarak bilinen bal arıları ve sarı arı olarak bilinen yaban arılarına karşı alerji tedavileri uygulanmakta. Arı alerjilerinde aşı tedavisi uygulanırken, diğer aşı tedavilerinde olduğu gibi oldukça deneyimli bir ekip, eğitimli hemşire ekibi ve olası bir yan etkiye karşı anında hızlıca müdahale edilebilecek ekipman ve donanıma sahip bir hastanede, alerji ve immünoloji uzmanlarının olduğu bir yerde yapılması önem teşkil etmektedir" dedi.
''AŞIDAN SONRA İSTEDİĞİM GİBİ DIŞARI ÇIKABİLİYORUM''
Polen alerjisi olan ve tedavi süreci devam eden Emir Yanar (12), "Aşı olmadan önce ilkbahar ve yaz aylarında dışarı çıktığımda gözlerim yaşarıyordu. Ağaçların olduğu bölgelere gidemiyor, bazen parklarda bile oynayamıyordum. Sabah uyandığımda gözlerim çok kaşınıyordu. Bütün arkadaşlarım dışarıda oyun oynarken ben evde tek başıma kalıyordum. Sadece televizyon izleyebiliyor ya da telefonla vakit geçirebiliyordum. Tek başıma kaldığım için de çok sıkılıyordum. Ama aşıdan sonra sıkıntılarım yavaş yavaş azalmaya başladı. Artık istediğim gibi dışarı çıkabiliyorum. Bisiklet sürüyorum, top oynuyorum, arkadaşlarımla buluşuyorum. Bahçeli yerlere de rahatça gidebiliyorum" diye konuştu.
''NEZLE SANIYORDUK MEĞER POLEN ALERJİSİ VARMIŞ''
Emin Yanar (44) da oğlu Emir'in yaklaşık 4 yıl boyunca şikayetleri çok ağır olduğuna dikkat çekip, şunları söyledi: "Her yıl farklı doktora gittik, ilkbahar ve yaz aylarında yaşadığı şikayetleri hep grip, nezle ya da soğuk algınlığı sanıyorduk. Bazen çok koşturduğu, terlediği ya da dondurma yediği için hasta olduğunu düşünüyorduk. Ancak bu tedaviyle özellikle bu yıl çok rahat ettik. Meğer polen alerjisiymiş. Gözlerinde akıntı oluyordu, burnu akıyordu. Nefes alırken ve konuşurken doluluk hissi vardı, ses tonu bile değişiyordu. Rahatsız olduğu için bir yere gidemiyorduk. Sürekli evde kalıyorduk. Ancak 'alerjen immünoterapi' tedavisi ile bu yıl tatile gidebildik."
DHA
Yorum Ekle
Diğer Haberler
Uzmanından ailelere 'uyku düzeni' uyarısı
Tatil döneminde geç saatlerde yatmaya alışan çocukların uyku düzeninin okul başlamadan bir anda değiştirilmemesi gerektiğini belirten Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi A...
Araştırma: Kahvaltı saati yaşam süresini etkiliyor
ABD'de 31 binden fazla yetişkinin verileriyle yapılan kapsamlı bir araştırma, ilk ile son öğün saatlerinin yaşam süresi ve kalp damar sağlığı ile doğrudan bağlantılı olabileceğini ortaya ...
'Mucizevi bir besin ve karışım yok'
Doç. Dr. Çağlar Özmen, halk arasında kalp damarlarını açtığı ve tansiyon ile kolesterolü düşürdüğüne inanılan sirke, sarımsak özü, limonlu su ve çörek otu gibi besinlerin ilaç yerine kull...
'Rafine karbonhidrat ve şeker tüketimine' dikkat!
Rafine karbonhidrat ve şeker tüketiminin cilt sağlığı üzerinde etkili olabileceğine dikkat çeken Dermatoloji Uzmanı Dr. Esra Deniz Göde, “Rafine karbonhidratların aşırı tüketimi kan şeker...
Aralıklı orucun faydaları abartılıyor mu?
Popülaritesi hızla artan aralıklı orucun sağlık üzerindeki etkilerine dair yapılan araştırmalar, insanlardan alınan veriler ile hayvan deneyleri arasında ciddi çelişkiler olduğunu ortaya ...
Karıncaların küçük beyinlerinin büyük sırrı
İnsanlar uzun uzun düşünebilme yeteneğine sahip olsa da bu her zaman doğru kararlar almamızı sağlamıyor. Karıncalar ise küçücük beyinlerime rağmen karmaşık sorunları çözerek son derece et...
'Biraz daha büyüsün' demeyin
Fizyoterapist Canan Darıcı Mehlepçi, çocukların gelişim hızlarının farklı olabileceğini ancak hareket, denge, oyun ve günlük yaşam becerilerindeki belirgin farklılıkların göz ardı edilmem...
Sosyal medyadaki vitrin beden algısını ve tatil huzurunu tehdit etmeye başladı
Yaz sezonuyla birlikte sosyal medyada artan tatil, manzara ve fit beden paylaşımları, bireyler üzerinde belirgin bir psikolojik baskı yaratıyor. Dijital mecralarda sürekli idealize edilmi...
Uzmanından miyofasyal ağrı sendromu uyarısı
Halk arasında "kulunç" olarak bilinen miyofasyal ağrı sendromunun stres, duruş bozukluğu ve klima kullanımına bağlı kas spazmlarından kaynaklanabileceği belirtildi. Fiziksel Tıp ve Rehabi...
SOSYAL MEDYA
MAGAZİN
Defne Samyeli’den Cem Yılmaz Açıklaması: 'Çok Korktum'
Defne Samyeli, geçtiğimiz günlerde kalp krizi geçirerek hastaneye kaldırılan eski sevgilisi Cem Yılmaz’ın sağlık durumuyla ilgili konuştu. Yılmaz’la görüştüğünü belirten Samyeli, “Çok üzü...
TEKNOLOJİ
EDİTÖR'ÜN SEÇTİKLERİ
Uzmanından ailelere 'uyku düzeni' uyarısı
Tatil döneminde geç saatlerde yatmaya alışan çocukların uyku düzeninin okul başlamadan bir anda değiştirilmemesi gerektiğini belirten Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Ayberk Özkavaklı, “Çocuğun biyolojik saatinin yeniden uyum sağlaması için yatış ve özellikle sabah kalkış saatlerini kademeli olarak erkene çekmek daha doğru. Her gün 15-30 dakikalık değişiklikler çoğu çocuk için yeterli oluyor” dedi.





Yorumlar
Bu haberde yorum bulunmamaktadir.