- İzmir Minibüsçüler Esnaf Odası Başkan Adayı Hatice Korkmaz: "Sorunlar diyalogla aşılacak"
- Londra–Pekin hattında yeni dönem: Ticaret ve güvenlik masada
- Almanya'dan Trump'ın gümrük vergileri tehdidine tepki
- Beşiktaş'ta yeni transfer Yasin Özcan ilk idmanına çıktı
- Tom Odell, Blind Fest ile İstanbul sahnesinde
Özel: 'CHP'nin olduğu değil, olmadığı komisyondan korkmak lazım'
Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Özgür Özel, İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu'nu ziyaret etti. Görüşmenin ardından Özel ile Dervişoğlu, ortak basın toplantısı gerçekleştirdi.
CHP lideri Özgür Özel, bugün İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu'nu İYİ Parti Genel Merkezi'nde ziyaret etti.
Görüşmenin ardından ortak basın toplantısı gerçekleştirildi.
"ÇÖZÜM SÜRECİ ADI VERİLEN İHANET PROJESİNİN AMACI CUMHURİYETİMİZİN TEMEL NİTELİKLERİNİ TARTIŞMAYA AÇMAKTIR"
Müsavat Dervişoğlu'nun açıklamaları şöyle:
"18 Ocak 2026 tarihinde gerçekleştirdiğimiz kurultayımızdan sonra Cumhuriyet Halk Partisi'nin değerli Genel Başkanı Sayın Özgür Özel hem kongre sonuçları ile ilgili hem de yeniden Genel Başkan seçilmem münasebetiyle bir tebrik ziyaretine geldiler. Kendisini ve heyetini ağırlamaktan ziyadesiyle mutlu ve memnun olduğumu ifade edebilirim. Görüşmemiz esasında Türkiye'nin karşı karşıya bulunduğu problemlerle ilgili karşılıklı fikir alışverişinde bulunduk.
Ele alınması icap eden bütün problemleri de değerlendirdik. Bunların içerisinde Cumhuriyet Halk Partisi'ne yönelik yargılamalarla alakalı yaşananlar da dahil olmak üzere kapsamlı bir görüş alışverişinde bulunduk. Emeklilerin meselelerini ele aldık. Gençlerin sorunlarını ele aldık. Demokrasimizin karşı karşıya bulunduğu problemlerle ilgili olarak da fikirlerimizi paylaştık. Bununla birlikte Türkiye'de yaşanan süreçle ilgili Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde kurulmuş komisyon, o komisyonun raporu üzerindeki çalışmalar, bu zamana kadar yapılmış olanlara dair de düşüncelerimizi ifade ettik. Daha önce de defalarca belirttiğim gibi çözüm süreci adı verilen ihanet projesinin amacı Cumhuriyetimizin temel niteliklerini tartışmaya açmaktır. Bunu yeniden ifade ettim. bunu başarmak için ise önce kelimeleri ve imajları değiştirmeye çalıştıklarını dile getirdim.
"BİR KATİLE DEMOKRASİ HAVARİSİ GÖMLEĞİ GİYDİRMEYE ÇALIŞAN..."
"Bölücü başı" yerine "kurucu önder" ifadesinin PKK'yı yerine SDG'nin federasyon yerine ise Türk Kürt Arap kardeşliği söyleminin kullanılmasının gerekçelerine işaret ettim. Bir hakikatin anlamını kelimeler ile oynayarak gizlemek ve yeni bir tanıma kavuşturmaya çalışmak bizim açımızdan kabullenilebilecek bir durum değildir.
İyi Parti Gazi Meclisi'nin alet edildiği komisyonculuğu bu yüzden zaten tamamen reddetmiştir. İsminde Milli Dayanışma kardeşlik ve demokrasi olan korsan yapıdan bugün geriye bir katile demokrasi havarisi gömleği giydirmeye çalışan dönemini tamamlamış bir terör örgütüne gereksiz yere kredi açan bir güruh kalmıştır. O güruh da bu işin gaflet dolu lüzumsuzluğunun artık farkında olacak ki sürecin bedelini ödememek için anlamsız çıkışlar yapmakta ya da şuursuz pozlar vermektedir.
Bu vesileyle bir kere daha vurgulamak isterim ki Türkiye Cumhuriyeti mensuplarını kimlik kategorilerine ayırarak teşhis etmek ulusu kimlikler arası bir işbirliği çerçevesinde tanımlamak Cumhuriyetin felsefesini anlamamak ve hatta ona ihanet etmek anlamına gelir. Ulusu alt kimlik kategorilerine bölmek farklı hukuki uygulamalara yani federal bir sisteme meşruluk sağlamaktan başka bir işe de yaramaz. Cumhuriyet ulusu oluşturan bireylerin ayrımsız ve eşit olarak devletle sözleşme yapması demektir. Bu yüzden kimliği ne olursa olsun bir vatandaşın refahının özgürlüğünün, haklarının ve sorumluluklarının teminatı Türk milletinin bir parçası olmaktan geçer.
"KİMLİK GRUPLARINI İNCİTMEMEK GİBİ BİR NİYETİN DİYETİ CUMHURİYETİN KİMLİĞİNİ VERTARAF ETMEK OLAMAZ"
Yüzyıllık bir Cumhuriyetin onurlu bir vatandaşı olarak bunu hatırlatmaktan dahi hicap duyuyorum. Ez cümle hangi kimlik olursa olsun, kimlik gruplarını incitmemek gibi bir niyetin diyeti Cumhuriyetin kimliğini bertaraf etmek olamaz, olmamalıdır. Siyasetini ısrarla ve tüm başka ihtimallere inat bir terör örgütü ve lideriyle eş görmeyi tercih edenlerin seçtiği yol elbette ki kendilerini bağlar. 40 yıllık terörle mücadele döneminde Türk milletinin gösterdiği milli kimlik hassasiyetini anlamayanlara verilebilecek başkaca bir tavsiye de yoktur.
İmralı Partisi'nin Türkiye'nin toplumsal hatlarına döşediği mayınlara ortak olmamak gerekmektedir. Bilinmesi gereken tüm bu yaşananların gerek Atatürk'ün gerek beka söyleminin ve gerekse kardeşlik hikayelerinin arkasına sığınarak örtülebilecek bir günahı çok açtığı gerçeğidir. O sebeple herkes tarafından Cumhuriyete dair hassasiyetlerimizin önemsenmesini de temenni ediyorum."
"CUMHURİYET HALK PARTİSİ DARBE DÖNEMLERİNİ ARATMAYACAK ŞEKİLDE BİR SALDIRI ALTINDADIR"
Dervişoğlu'nun açıklamalarının ardından konuşan Özel, şu ifadeleri konuştu:
"Sayın Genel Başkanım çok teşekkür ederim. Bir kez daha İyi Parti'nin genel merkezinde hem kıymetli heyetinizle birlikte bizi kabul ettiğiniz için teşekkür ederken geçtiğimiz hafta gerçekleştirdiğiniz ve Türkiye'de Parti içi demokrasiye de iyi bir örnek olan ve yeniden genel başkan seçilmenizle ve kurullarınızı oluşturmanızda tamamlanan kongreden dolayı sizi kurultayınızdan dolayı sizleri kutluyorum.
Bizim İyi Parti ile aramızdaki Cumhuriyet Halk Partisi'nin arasındaki ilişki İYİ Parti'nin kurulduğu günden itibaren tüm siyasi ilişkilerin ötesinde dostların, kardeşlerin, arkadaşların ikili hukukunun kurumsal ilişkilerin de önünde olduğu iyi ilişkiler düzeyinde hep devam etti.
Sayın Genel Başkanla birlikte Meclis'te mevkidaş olarak yaptığımız görevler sırasında da birlikte taşıdığımız uyum, partilerimizde genel başkan olduktan sonra da bu kurumsal ilişkilerin çok daha güçlü hale gelmesini sağladı. Bugün ben buraya yaptığımız ziyarette bir siyasi partinin genel başkanına hayırlısı olsun ziyaretine gitmenin ötesinde bir abi kardeş hukuku içinde olduğumuz ve iyi günümüzde kötü günümüzde birbirimizin yanında olduğumuz bir büyüme sabahleyin gelip bir kahvesini içme noktasındaki bir sıcaklığı hissederek geldim ve görüşmemizde o çerçevede gerçekleşti.
Son bir yılda Cumhuriyet Halk Partisi çok zor günlerden geçti. Acı günlerimiz oldu, kayıplarımız oldu. En kötü günümüzde hem insani olarak kardeşlerimizi, evlatlarımızı kaybettiğimiz günlerde İYİ Parti'nin tüm kadrolarını ve Genel Başkanını telefonun ucunda ilk arayan, yanımıza ilk koşan, acımızı ilk paylaşanlar arasında gördük. Siyaseten Cumhuriyet Halk Partisi darbe dönemlerini aratmayacak şekilde bir saldırı altındadır. Darbe tüm siyaset kurumunu bir bütün olarak hedef almaktadır ve o zor günler tüm siyaset kurumuyla birlikte katlanılan, göğüslenilen ve yeniden demokrasi için çaba sarf edilen dönemlerdir.
Oysa 19 Mart darbesi Cumhuriyet Halk Partisi'ni bir başına, tek başına hedefine alan ve Cumhuriyet Halk Partisi'nin Cumhurbaşkanı adayını Cumhuriyet Halk Partisi'nin iktidar olma hedefini ortadan kaldırmaya çalışan bir darbeydi. Bu süreçte tüm muhalefet partilerinin hakkını teslim etmem gerekir ki İYİ Parti de bunun en iyi örneklerinden bir tanesini vermiştir.
Ana Muhalefet Partisi saldırı altında. Ana muhalefet ortadan kalkarsa buradan bize bir şeyler düşer kolaycılığı yerine bu yapılan saldırıyı tüm muhalefet partileri ve İYİ Parti siyaset kurumuna yapılan bir saldırı, demokrasiye yapılan bir saldırı, çok partili rejime yapılan bir saldırı ve Türkiye'nin geleceğine yapılan bir saldırı olarak okumuş ve üzerine düşen tutumu ve dayanışmayı en iyi şekilde göstermiştir. Bu anlamda Sayın Genel Başkanımıza ve onun şahsında Cumhuriyet Halk Partisi ile 19 Mart darbesinden sonra dayanışma içinde olan tüm muhalefet partilerinin liderlerine ve partilerine bir kez daha teşekkürü borç bilirim.
Tabii, bu zorlu bir yıllık sürecin içinde bir yandan da Cumhuriyet Halk Partisi'ne yapılan yargı darbesi, arkadaşlarımıza yapılan haysiyet suikastleri tartışılırken, bir yandan da toplum alınan her kararla ya da alınmayan her kararla biraz daha ezilmeye devam etmiştir.
EMEKLİ MAAŞI
Yukarıda da konuştuk. 20.000 liralık bir emekli maaşının biz karşısında yer alan, iyileştirmesi için çaba sarf eden, en azından bir asgari ücret düzeyine çıkarılması için mücadele edenler olarak bile bu 20.000 liranın utancını yaşıyoruz. Ama birileri utanmadan sıkılmadan bunu savunmaya devam ediyorlar. 28.000 liralık bir asgari ücretle çocuk büyütmenin, çocuk okutmanın, evi geçindirmenin, barınmanın ne kadar zor olduğunu bilirken ve neredeyse dört asgari ücretin bile yoksulluk sınırının üstüne çıkamadığı bu günlerde biz utanç duyarken birileri utanmadan sıkılmadan hiçbir şey yokmuş gibi kendi iktidarlarını sürdürmeye çalışıyorlar.
Bu konuların üzerinde durduk. Meclis'teki verdiğimiz mücadelenin ve muhalefet partileri olarak iktidardan ne kadar derin bir ayrışma içinde olduğumuzun bizim hayal ettiğimiz ülkeyle AK Parti'nin dayattığı ülkenin ne kadar birbirinden farklı olduğunu ve hayallerimizin bizi nasıl bir arada birlikte tuttuğunu hep birlikte konuşma imkanı bulduk.
"CHP'NİN OLDUĞU DEĞİL, OLMADIĞI KOMİSYONDAN KORKMAK LAZIM"
Bunun yanında biraz önce Sayın Genel Başkan'ın kendi görüşlerini ifade ettiği çözüm süreci ile ilgili noktada Cumhuriyet Halk Partisi'nin ilk günden beri bizim olduğumuz değil, olmadığımız komisyondan korkmak lazım yaklaşımının başta bu sürece endişeyle yaklaşan tüm kesimler açısından Cumhuriyet Halk Partisi'nin varlığının nasıl bir teminat olduğunun bir kez daha altını çizme imkanı bulduk ve bu süreçle ilgili Amerika'nın, İsrail'in önümüzdeki süreçte İran'da yaşanabilecekler, Suriye'de ortaya çıkan tablo ve Amerika ile İngiltere'nin kazanması için Türkiye'ye kaybettirmeye çalışılan ve Türkiye'nin Sayın Erdoğan'ın Trump'la kurmuş olduğu muhtaçlık ilişkisi üzerinden oralarda meşruiyet araması üzerinden ortaya çıkan tablodaki tüm riskleri değerlendirme, görüş alışverişinde bulunma imkanı da bulduk. Biz bundan sonraki süreçte Cumhuriyet Halk Partisi olarak artık emeklinin, işçinin, çiftçinin, esnafın bu iktidardan bir umudunun kalmadığını, tek umudun artık bir erken seçim sandığı olduğunu ve bu konudaki yaklaşımımızı da bir kez daha ifade ettik. her zaman olduğu gibi son derece sıcak bir karşılama, son derece örnek bir misafirperverlikle burada karşılandık. Siyasi yürüyüşümüz birbirine benzer yerlerden geçti.
Ümit ediyorum hep birlikte Türkiye'deki iktidar değişimini sağlayacak, herkesin yüzünü güldürecek yolda ayrı ayrı kulvarlarda ama aynı amaçla, aynı iyi niyetle yürüyoruz. Müsavat Başkanımızın, ekibinin, İYİ Parti'nin de bu yolda yolu açık olsun. ben bir kez daha kendilerine teşekkür ediyorum. Teşekkürler. Bugüne kadarki başarılarının bundan sonra da süreceğine olan inancımla görevlerinde muvaffakiyetler diliyorum.
AZİZ İHSAN AKTAŞ DAVASI
Salı günü kimlik tespitleri yapıldı. Dün ilk yargılamalar başladı ve hem maalesef hem nihayet belediye başkanlarımız bu kadar iftiranın, suçlamanın karşısında kendi durumlarını ortaya koyabilecekleri savunmalarını yapmaya başladılar. Ancak geçen bu kadar zamana rağmen Sayın Bahçeli'nin desteklemesine bizim başta talep ettiğimiz TRT'den bir kanaldan ve isteyen tüm kanallardan canlı yayın talebimize Sayın Bahçeli'nin destek vermesine bunun Sayın Erdoğan'a sorulduğunda onun da olumlu görüş bildirmesine rağmen, yani ülkenin ana muhalefeti ve iktidardaki partileri böyle söylüyor. Meclis'teki hiçbir partide bunların yayınlanmasına karşı çıkmıyor. Ama burada yargılamalar başladı ve canlı yayın yok.
ERDOĞAN VE BAHÇELİ'YE 'CANLI YAYIN' TEPKİSİ: "NEDEN CAYDINIZ?"
Maalesef TRT'den, devletin televizyonundan, tüm yandaş kanallardan ve bütün imkanlar kullanılarak 9 ay boyunca iftiralar atıldı. Gerçeklerin yanıtlarının verilmesi noktasında bir canlı yayından mahrumuz. Öncelikle bu konuyu ortaya koymak ve Sayın Bahçeli'ye, Sayın Erdoğan'a bunu bir kez daha hatırlatmak lazım. O günlerde canlı yayın diyordunuz da bugünlerde neden caydınız bu canlı yayından? Verilen siz iddianamelerde ne olacağını sanıyordunuz?
Koskoca Cumhuriyet Halk Partisi'nin Genel Başkanının belediye başkanlarına bu kadar güvenmesinin altında blöf mü var sandınız? Yoksa yapılan şantaj boşa mı çıktı? İşte iddianameler ortada. Sorular soruluyor, cevaplar veriliyor.
"KÖPÜRTTÜKLERİ YALANLARIN HİÇBİRİSİNİN İDDASININ DAHİ KONULAMADIĞI BİR İDDİANAME VAR ORTADA"
Kusuru, hatası olan varsa ne onun yargılanmasına ne cezalandırılmasına hiçbirimiz karşı çıkmayız. Ama 9 ay boyunca koskocaman bir yalanı Anadolu Ajansı ve TRT'yi de alet ederek bu iki güzide kurumu, Cumhuriyet kurumunu alet ederek köpürttükleri yalanların hiçbirisinin iddiasının dahi konulmadığı bir iddianame var ortada. Yaz boyunca koca bir yaz televizyonlarda gece gündüz tartıştıkları hiçbir şeyi bırakın ispatlamayı, söyledikleri video kayıtlarını, ses kayıtlarını bırakın ortaya koyup bizim mahcup etmeyi, iddia dahi edemediler. İddia dahi edemediler. Adeta Sayın Bahçeli ve Sayın Erdoğan iddianameleri gördüklerinden beri savcının ve iddianamenin arkasından da çekildiler.
"O SALONDA BENİ MAHCUP EDECEK BİR ŞEY OLSA BEN O SALONA GİREBİLİR MİYİM?"
Savunacak hiçbir şey bulamıyorlar. Ben ne durumdayım? İlk günkü gibi başım, alnım açık, başım dik. Ben o salondayım. O salonda duyup da beni mahcup edecek bir şey olsa ben o salona girebilir miyim? Beni o yolda yürütürler mi? Nerede o A Haber'in, ATV'nin, TGRT'nin o muhteşem 4 saat boyunca bir iftiranın üstünde tepinen köpürtenlerinin mikrofonları? Nerede kameraları? O iddialar doğru olsaydı Ekrem Başkan ve arkadaşlarımızın bulunduğu boş valizlerle girip dolarlarla çıktıkları toplantıların görüntüleri olsaydı ben sokakta yürüyebilir miydim? Parkeyi kaldırıp da İBB'de parkenin altından 2 milyon Euro, herhalde buradaki parkenin altına sığmaz, çıkan görüntüler olsaydı ben o mahkemeye gidebilir miydim?
"NEREDE O A HABER'İN, ATV'NİN, TGRT'NİN O MUHTEŞEM 4 SAAT BOYUNCA BİR İFTİRANIN ÜSTÜNDE TEPİNEN, KÖPÜRTENLERİNİN KAMERALARI, MİKROFONLARI?"
O iddianameler olsaydı eklerinde bu videolar olsaydı delillerin yüklendiği portallara söyledikleri gibi 1200 tane cep telefonunun alınıp delegelere dağıtıldığı olsaydı, 560 milyar yolsuzluk olsaydı ben o salona gidebilir miydim?
"MİLLETİN KAPISINDAN CHP GENEL BAŞKANI, DİĞER KAPIDAN TAYYİP BEY'İN ATADIKLARI, AZİZ İHSAN AKTAŞ GİRİYOR"
Hadi o salona bir AK Parti milletvekili gelse ya, o iddiaları dinleyip de gördünüz mü, bakın neler olmuş dese, hiçbiri yok arkadaşlar. O yüzden artık bugünden sonra gördüğümüz hiçbir şeye şaşırmayacağız. Dün fiziken netleşti. Milletin kapısından milletin seçtiği belediye başkanları ve milletin son seçimde 1. parti yaptığı CHP'nin genel başkanı giriyor.
Diğer kapıdan ise Tayyip Bey'in atadıkları giriyor. Bu iftiraları iddianameye bile koyamayanlarla onun itirafçısı aynı kapıdan girip çıkıyorlar. Kapılar net. Dün İYİ Parti'nin, Gelecek Partisi'nin, Deva Partisi'nin ve çeşitli siyasi partilerin milletvekilleri ve temsilcileri bizden aynı kapıdan gelip adalet arayışında ve haysiyet suikastine karşı direnişte aynı yerlerde oturdular. Selamlaştık, genel başkanlarımızın selamını aldık. Aziz İhsan Aktaş da Erdoğanların kapıdan girdi.
Sayın Erdoğan'ın atadıklarının kapısından girdiler, aynı yerde oturdular, o kapıdan çıktılar gittiler. Benim oraya gittiğim, benim oraya gittiğim araba partime ait. Aziz İhsan Aktaş'ın oraya geldiği arabanın kime ait olduğunu hepimiz biliyoruz. Ve Aziz İhsan Aktaş'ın etrafında ana muhalefet partisini koruyan, ana muhalefet partisi'nin genel başkanı devletin verdiği korumalardan çok koruma vermişler, Aziz İhsan Aktaş'ı koruyorlar."
Cumhuriyet
Yorum Ekle
Diğer Haberler
'Bu sorun aşılamazsa sandıkta Hiroşima etkisi yapar'
AKP eski milletvekili Şamil Tayyar, en düşük emekli maaşının 20 bin lira olmasının ardından partisine uyarılarda bulundu. Tayyar, "Eğer, bu sorun aşılamazsa, emeklilerin öfkesi sandıkta H...
CHP'li Çiftci: 'Haksız tutuklamaların çocukları bu salonlarda büyüyor'
CHP Genel Başkan Yardımcısı Gül Çiftci, İstanbul 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nce Silivri'de görülen "Aziz İhsan Aktaş davasına verilen arada yaptığı değerlendirmede, "Bugün burada CHP'nin bele...
19 ilde siber suç operasyonu, 200 gözaltı!
Bakan Ali Yerlikaya, siber suçlarla mücadele kapsamında son 5 günde düzenlenen operasyonlarda 200 şüphelinin yakalandığını, 65'inin tutuklandığını bildirdi. İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya,...
Parti kurmaylarından kritik açıklama!
Şu ana kadar uyuşturucuyla mücadele, vergide adalet, kadına şiddeti önleme gibi başlıklarda eylem planlarını açıklayan CHP, şubat sonunda yeni oluşturduğu politika kurullarıyla pek çok ba...
Erkan Baş: 'Halkın sorunları mesaiye devam ediyor'
TİP Genel Başkanı Erkan Baş, Meclis’te düzenlediği basın toplantısında, Meclis’in fiilen çalışmadığını belirterek, "Açlık, sefalet, hukuksuzluk, depremzedenin barınma derdi tatile girmiyo...
'Aziz İhsan Aktaş' Davasında İkinci Gün: Sanıklar Savunma Yapıyor
'Aziz İhsan Aktaş suç örgütü' soruşturması kapsamında 6'sı görevinden uzaklaştırılan 7 CHP'li belediye başkanının da arasında bulunduğu 200 sanığın yargılandığı davanın duruşması ikinci g...
Öğrencilerin protestolarına 'KYK' cezası Meclis gündeminde
Emek Partisi İstanbul Milletvekili İskender Bayhan, Tekirdağ Namık Kemal Üniversitesi’nde öğrenim gören Emek Gençliği üyesi üç öğrencinin gözaltına alınması, bir öğrenciye ajanlık teklif ...
6 Şubat depremlerinin 3'üncü yıldönümü: Özgür Özel'in programı belli oldu
CHP Genel Başkanı Özgür Özel, 6 Şubat Kahramanmaraş merkezli depremlerin üçüncü yıl dönümünde bir haftalık programla depremden etkilenen altı şehre giderek depremzede vatandaşlarla bir ar...
Tuncer Bakırhan: 'Süreçte bir kırılma ve güven krizi var'
"Süreç başladığından bu yana komisyon dışında iktidar tek bir pratik adım atmadı" diyen DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, "süreçte bir kırılma ve güven krizi olduğunu" söyledi. ...
SOSYAL MEDYA
MAGAZİN
Ufuk Özkan için ilk donör heyet karşısına çıkacak
Karaciğer yetmezliğiyle mücadele eden sevilen oyuncu Ufuk Özkan’ın nakil sürecinde önemli bir gelişme yaşandı. 3 donör adayından biri, nakil onayı için Etik Kurul’un karşısına çıkacak. İs...
TEKNOLOJİ
EDİTÖR'ÜN SEÇTİKLERİ
‘Katkısız beslen’ sağlıklı yaşa
Tüketicinin farkındalığı ve sağlıklı yaşam isteği, imkanları ölçüsünde onun beslenme alışkanlıklarını değiştiriyor. Diyetisyen Yasemin Güzel, "etiket okur yazarlığı"nın farkındalığının da bu değişimde yol gösterici olacağını belirtti. Dünya her geçen gün insan sağlığı açısından başka riskler yaratıyor.






Yorumlar
Bu haberde yorum bulunmamaktadir.