- Beştepe'de Büyük Zirve: 'Terörsüz Türkiye' Raporları Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın Masasında
- Menemen'de Zabıta Haftası, birlik ve beraberlik içinde kutlandı
- Melih Gökçek'in Oğlu ve Gelini Adliyede: Şüpheli Sıfatıyla İfade Verecekler
- İzmir iş dünyasında 6 başkandan veda kararı!
- Galatasaray’ın Sporting Maçı Hakemi Belli Oldu! Düdük Norveçli Hakemde
Baş ağrısının en yaygın nedeni
Baş ağrısının her ne sebeple olursa olsun tedavi edilebildiğini belirten Akkor ‘‘Ancak önemli olan doğru teşhis konulmasıdır. Bu ağrının yüzde doksanı boyundan kaynaklandığı için boynunuza baktırmanız da gerekir’’ uyarısında bulundu.
Hemen herkes zaman zaman baş ağrısı çeker. Ne zamanki bu baş ağrıları dayanılmaz hale gelir, işte o zaman doktora başvurulur.
“Sanılanın aksine baş ağrısı her zaman beyinden ya da baştaki diğer yapıların rahatsızlıklarından kaynaklanmaz.
Bu ağrı genellikle boyundan kaynaklanır. Hatta bu nedenle 1983 yılında Uluslararası Baş Ağrısı Derneği tarafından ‘Boyun kaynaklı baş ağrısı’ tanımı yapılmıştır’’ diyen Beyin ve Sinir Cerrahisi Uzmanı Op. Dr. Aybars Akkor, baş ağrısının en yaygın nedenini şöyle açıkladı:

Ağrı aniden başladıysa ve şiddetliyse…
Beyindeki sorunlardan kaynaklanan baş ağrıları ise genellikle belli bir bölgede olur. Ağrı dayanılmaz şekilde şiddetlidir, bilinç bulanıklığına, konuşma bozukluğunu da yol açabilir. Ağrı ile birlikte vücudun bir yarısında uyuşma, güç kaybı gibi belirtiler de çıkar.
Hastalar bu durumu “hayatımda yaşadığım en şiddetli baş ağrısı” şeklinde tanımlar. Nedeni beyin kanaması olabilir. Böyle bir durumda zaman kaybedilmeden hastaneye başvurulmalı ve bir beyin MR’ı çekilmelidir.
Ağrı enseden başlayıp başınıza yayıldıysa…
Boyundan kaynaklanan baş ağrısında ise –ki baş ağrılarının yüzde doksanının nedeni budur- ağrı enseden başın tamamına yayılır.
Günün her saatinde görülebilir, genellikle strese girdiğimizde, çok yorulduğumuzda, soğukta kaldığımızda daha çok olur.
Sebebi ense kaslarının gerilmesine bağlı boynun arkasında bulunan beynin arka tarafını besleyen damarların yeterince kan taşıyamamasıdır.
Genellikle bulantı ve kusma gibi belirtileri nedeniyle çoğu zaman migrenle karşılaştırılır. Trafik kazası geçirenlerde (boyundaki travmalar nedeniyle), ileri yaştaki kişilerde (kemik ve eklemlerdeki kireçlenmeden nedeniyle), ağır sporlar yapanlarda ve romatolojik hastalığı olanlarda da boyundan kaynaklanan baş ağrıları sık görülür.
Ağrı beynin sağ veya sol yarısındaysa…
Yapılan araştırmalar göstermiştir ki migren teşhisi konulan hastaların yüzde seksen ikisinin baş ağrısı nedeni farklıdır.
Çünkü migren sadece muayene ve doktorun tecrübesi ile konulan bir teşhistir, ne MR’da bir bulgusu vardır, ne de tahlillerde çıkar. Peki baş ağrımızın nedenini nasıl anlarız?
Çoğu zaman bize migrenimiz olduğu söylenir. Çeşitli ilaçlar verilir, botoks ya da ameliyat önerilir. Her ne kadar çeşitli migren tipleri varsa da migren ağrıları genellikle nöbetler şeklinde gelir, gelmeden göz yaşarması, burun akıntısı, mide bulantısı gibi ön belirtiler verir. Başımızı duvarlara vuracak kadar şiddetli gelişir, aydınlık ve gürültü ağrının şiddetini artırır.
Çoğunlukla beynin sağ veya sol yarısını tutar. İki üç gün sürer, sonra başımız rahatlar. Üç dört haftada bir nöbetler şeklinde gelir.
4 FARKLI TANI ÇIKABİLİR
Boyundan kaynaklanan baş ağrısında tam teşhis için boyun MR’ı çekilmelidir.
Çekilen boyun MR’ında genellikle dört farklı tanı çıkabilir. Bunlar boyun fıtığı, boyun omurilik kanalında daralma, boyun düzleşmesi ve kas gerginliğidir.
Kas gerginliği
Sondan başlarsak kas gerginliği geçici bir durumdur. Kas gevşetici kullanmak, stresten uzak durmak, boyuna sıcak uygulamak ve gevşetici masajlar boynu rahatlatır.
Unutulmamalıdır ki su da iyi bir kas gevşeticidir, yüzmek veya su içinde egzersiz yapmak da boyun kaslarını gevşetir.
Boyun düzleşmesi
Boyun düzleşmesi, isminden de anlaşılacağı üzere C harfi şeklinde olan boynumuzun uzun süre gergin olması sonucu düz hale dönüşmesidir, şekil bozukluğunun geri dönüşümü yoktur, düzleştikten sonra artık o halde kalır.
Beyni besleyen dört ana damar vardır, ikisi öndeki şah damarları, diğer ikisi de boynun arkasından çıkan vertebral arterlerdir. Boyun düzleşince vertebral arterler gerilir ve beyne kan götüremez.
Bunun sonucunda bir türlü geçmeyen baş ağrısı, zaman zaman baş dönmesi, unutkanlık, alınganlıkta artış, gece sık sık uyanma, uyunsa bile sabah yorgun kalkma, hep biri gelse de sırtımı boynumu ovsa diye bekleme gibi belirtiler oluşur.
Boyun düzleşmesi, kyropraktr gibi manuel terapi ile uğraşan uzmanların ve algologların ortak çalışması ve ozon tedavisi uygulanması ile rahatlatılır. Ancak tamamen yok edilemez.
Uygulanan tedavi eğer tedavi sonrası verilen egzersizler düzgün bir şekilde yapılırsa üç dört yıl, eğer yapılmazsa bir yıl süreyle kişiyi rahatlatır. Sonra tedavinin tekrarı gerekir.
Boyun fıtığı ve boyun omurilik kanalında daralma
Boyun fıtığı ve boyundaki omurilik kanalı daralmasında da baş ağrısı görülebilir.
Bu durumda mutlaka boyun ile yakından uğraşan bir beyin cerrahına başvurması gerekir. Ayrıca damarsal nedenler ve sinüzitler de baş ağrısı yapabilir. Özetle baş ağrılarının yüzde doksanının boyundan kaynaklandığını düşünerek mutlaka boynumuza da baktırmamız gerekir. Sözcü
Yorum Ekle
Diğer Haberler
Uzmanından ailelere 'uyku düzeni' uyarısı
Tatil döneminde geç saatlerde yatmaya alışan çocukların uyku düzeninin okul başlamadan bir anda değiştirilmemesi gerektiğini belirten Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi A...
Araştırma: Kahvaltı saati yaşam süresini etkiliyor
ABD'de 31 binden fazla yetişkinin verileriyle yapılan kapsamlı bir araştırma, ilk ile son öğün saatlerinin yaşam süresi ve kalp damar sağlığı ile doğrudan bağlantılı olabileceğini ortaya ...
'Mucizevi bir besin ve karışım yok'
Doç. Dr. Çağlar Özmen, halk arasında kalp damarlarını açtığı ve tansiyon ile kolesterolü düşürdüğüne inanılan sirke, sarımsak özü, limonlu su ve çörek otu gibi besinlerin ilaç yerine kull...
'Rafine karbonhidrat ve şeker tüketimine' dikkat!
Rafine karbonhidrat ve şeker tüketiminin cilt sağlığı üzerinde etkili olabileceğine dikkat çeken Dermatoloji Uzmanı Dr. Esra Deniz Göde, “Rafine karbonhidratların aşırı tüketimi kan şeker...
Aralıklı orucun faydaları abartılıyor mu?
Popülaritesi hızla artan aralıklı orucun sağlık üzerindeki etkilerine dair yapılan araştırmalar, insanlardan alınan veriler ile hayvan deneyleri arasında ciddi çelişkiler olduğunu ortaya ...
Karıncaların küçük beyinlerinin büyük sırrı
İnsanlar uzun uzun düşünebilme yeteneğine sahip olsa da bu her zaman doğru kararlar almamızı sağlamıyor. Karıncalar ise küçücük beyinlerime rağmen karmaşık sorunları çözerek son derece et...
'Biraz daha büyüsün' demeyin
Fizyoterapist Canan Darıcı Mehlepçi, çocukların gelişim hızlarının farklı olabileceğini ancak hareket, denge, oyun ve günlük yaşam becerilerindeki belirgin farklılıkların göz ardı edilmem...
Sosyal medyadaki vitrin beden algısını ve tatil huzurunu tehdit etmeye başladı
Yaz sezonuyla birlikte sosyal medyada artan tatil, manzara ve fit beden paylaşımları, bireyler üzerinde belirgin bir psikolojik baskı yaratıyor. Dijital mecralarda sürekli idealize edilmi...
Uzmanından miyofasyal ağrı sendromu uyarısı
Halk arasında "kulunç" olarak bilinen miyofasyal ağrı sendromunun stres, duruş bozukluğu ve klima kullanımına bağlı kas spazmlarından kaynaklanabileceği belirtildi. Fiziksel Tıp ve Rehabi...
SOSYAL MEDYA
MAGAZİN
Nebahat Çehre ile Meryem Uzerli buluştu
Bir döneme damga vuran 'Muhteşem Yüzyıl' dizisinde birlikte rol alan Nebahat Çehre ve Meryem Uzerli, uzun bir aranın ardından yeniden bir araya geldi. İki ünlü oyuncunun sosyal medyada pa...
TEKNOLOJİ
EDİTÖR'ÜN SEÇTİKLERİ
Uzmanından ailelere 'uyku düzeni' uyarısı
Tatil döneminde geç saatlerde yatmaya alışan çocukların uyku düzeninin okul başlamadan bir anda değiştirilmemesi gerektiğini belirten Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Ayberk Özkavaklı, “Çocuğun biyolojik saatinin yeniden uyum sağlaması için yatış ve özellikle sabah kalkış saatlerini kademeli olarak erkene çekmek daha doğru. Her gün 15-30 dakikalık değişiklikler çoğu çocuk için yeterli oluyor” dedi.





Yorumlar
Bu haberde yorum bulunmamaktadir.