- Büyükşehir'den GDZ Elektrik'e 100 bin liralık çukur cezası!
- Borsada sert düşüş sonrası tepki alımları
- Rusya'da uçak kazası: 3 kişi hayatını kaybetti
- Tire’de Ekolojik Devrim: Yaşamgah Çiftliği’nden “Yeşil Kova” Hareketi
- Bakan Kurum Açıkladı: TOKİ Konut Projelerinde Takvim Netleşti, Ankara ve İstanbul İçin Kura Ne Zaman?
Oruç tutarken enerjinizi nasıl korursunuz?
Sahurda hangi yiyecekler sizi tok tutar? İftarda hangi beslenme hataları sağlığınızı riske atabilir? Uzmanlar, ramazanda enerjinizi yüksek tutmanın yollarını anlattı.
İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Hande Özportakal, ramazan ayında sağlıklı ve dengeli beslenmenin, vücudun enerji dengesini koruması ve sindirim sisteminin düzenli çalışması açısından büyük önem taşıdığını söyledi.
Özellikle sahurun atlanmaması gerektiğini vurgulayan Özportakal, "Sahur, gün boyu enerjimizi korumamızı sağlar. Bu öğünde süt, peynir, yumurta gibi protein kaynaklarıyla tam buğday ekmeği, yeşillik ve sağlıklı yağlar tüketilmelidir. Aşırı yağlı, baharatlı ve karbonhidrat ağırlıklı gıdalardan kaçınılmalıdır" dedi.
Özportakal, iftarın su ve hurma ile açılmasının sindirim sistemini rahatlatacağını belirterek, çorba ve salata gibi hafif yiyeceklerden sonra 10-15 dakikalık bir mola verilmesi gerektiğini ifade etti.
İftarda kontrollü beslenmenin önemine değinen Özportakal, uzun süre aç kalan vücutta ani insülin salınımını engellemek için yemekleri yavaş yemek ve iyi çiğnemek gerektiğini aktardı.
Özportakal, ana yemeklerde et, tavuk ve balık gibi protein kaynakları ile sebze yemeklerine yer verilmesi, kızartmalardan kaçınılması gerektiğini kaydederek, "Beyaz ekmek yerine tam tahıllı ekmekler tercih edilmeli, porsiyon kontrolüne dikkat edilmelidir" diye konuştu.
Ramazan ayında yeterli sıvı alımının ihmal edilmemesi gerektiğinin altını çizen Özportakal, "Sağlıklı bireyler günde en az 2-2,5 litre su tüketmelidir. Çay, kahve ve asitli içecekler suyun yerini tutmaz, aksine vücutta su kaybına neden olabilir" ifadelerini kullandı.
"Aşırı yağlı ve şekerli gıdalardan kaçınılmalı"
Diyetisyen Emre Özen ise, uzun süreli açlık ve azalan öğün sıklığının, kan şekeri, sıvı dengesi, enerji kullanımı ve sindirim sistemi üzerinde doğrudan etkisi olduğunu anlattı.
İftar sofrasında besin öğelerinin yeterli miktarda alınmasının sağlık açısından büyük önem taşıdığına dikkati çeken Özen, "Orucu hurma, zeytin veya suyla açtıktan sonra çorba gibi hafif bir başlangıç yapmak sindirim sistemini rahatlatacaktır. Doygunluk hissi yaklaşık 20 dakikada oluştuğu için çorbanın ardından 5-10 dakika beklemek, ihtiyacımızdan fazla yemek tüketmemizi önleyecektir" bilgisini verdi.
Özen, öğünlerde protein kaynakları, kompleks karbonhidratlar, sebzeler ve süt ürünlerine yer verilmesi gerektiğini dile getirerek, "Posa içeriği yüksek gıdalar tüketmek, mide boşalmasını geciktirerek aşırı yemek yeme isteğini azaltır ve kabızlığı önler. Aşırı yağlı ve şekerli gıdalardan kaçınılmalı, kızartmalar yerine fırın, haşlama ve buğulama yöntemleri tercih edilmelidir. Ağır tatlılar yerine meyve bazlı veya sütlü tatlılar porsiyon kontrolü sağlanarak tüketilebilir" ifadelerini kullandı.
Sahurun kan şekeri dengesini koruyarak, hipoglisemi riskini azalttığını ve gün içinde dinç kalmayı sağladığın belirten Özen, bu öğünde protein içeriği yüksek besinlerin tüketilmesi gerektiğini söyledi.
Özen, sahurda tüketilecek yumurta, peynir gibi protein kaynaklarının kas kütlesini korumaya yardımcı olurken, süt ve yoğurt gibi besinlerin de doygunluk süresini uzattığını ifade ederek, "Ayrıca meyve ve sebze tüketmek, vitamin, mineral ve lif ihtiyacını karşılamak açısından önemlidir. Ramazan ayında su tüketimini iftar ile sahur arasında kademeli olarak tamamlamak gerekir" diye konuştu.
"Aşırı tuzlu, baharatlı gıdalar tüketmek, gün içinde susuzluk hissini artırabilir"
Uzman Diyetisyen Meltem Boz da ramazanda beslenme düzeninin değişmesiyle metabolizmanın da farklı bir sürece girdiğini söyledi.
Boz, ramazan ayında sindirim sisteminin zorlanmaması gerektiğini, kan şekerindeki ani dalgalanmaların önlenmesinin önemli olduğunu anlatarak, "Bunun için sahur ve iftar öğünlerinde doğru besinleri seçmek büyük önem taşır. Yanlış beslenme alışkanlıkları hem gün içinde halsizlik ve yorgunluk hissine yol açabilir hem de ramazan sonunda kilo artışı gibi istenmeyen sonuçlara neden olabilir" dedi.
Ramazanda beslenme düzeninin en önemli unsurlarından birinin sahur öğünü olduğunu vurgulayan Boz, bunu atlamanın gün içinde kan şekerinin hızlı düşmesi, halsizlik, baş ağrısı ve dikkat dağınıklığı gibi sorunlara yol açabileceğini kaydetti.
Boz, sahurda mutlaka uzun süre tok tutacak ve gün boyu enerji sağlayacak besinler tüketilmesi gerektiğinin altını çizerek, şöyle devam etti:
"Sahurda protein ve sağlıklı yağlar bakımından zengin besinler tercih edilmelidir. Yumurta, peynir, yoğurt, süt, ceviz, badem gibi sağlıklı yağ içeren gıdalar uzun süre tok kalmayı destekler. Tam tahıllı ekmekler, yulaf gibi kompleks karbonhidratlar ise kan şekerinin dengelenmesine yardımcı olur. Bunun yanı sıra aşırı tuzlu, baharatlı veya kızartılmış gıdalar tüketmek, gün içinde susuzluk hissini artırabileceği için tercih edilmemelidir. Bol su içmek de susuzluğun önlenmesi açısından oldukça önemlidir."
Ramazan ayında fiziksel aktivitenin tamamen bırakılmaması gerektiğini ifade eden Boz, hareketsiz kalmanın sindirim sisteminin yavaşlamasına ve kilo kontrolünün zorlaşmasına neden olabileceğini söyledi.
Boz, oruç tutan bireylerin gün içinde aşırı efor gerektiren ağır egzersizlerden kaçınmasının önemli olduğunun altını çizerek, "Ancak hafif fiziksel aktiviteleri ihmal etmemelidir. İftar öncesinde düşük tempolu yürüyüş veya hafif egzersizler yapılabilir. İftar sonrasında ise sindirimi desteklemek için kısa yürüyüşler faydalı olacaktır. Düzenli spor yapan bireyler ise antrenmanlarını iftardan 2-2,5 saat sonrasına planlamalıdır" bilgisini verdi.
Doğru beslenme alışkanlıklarıyla kilo alımı önlenebilir
Ramazan ayının kilo kontrolü açısından önemli bir fırsat olabileceğini belirten Boz, doğru beslenme alışkanlıklarıyla kilo alımının önlenebileceğini ifade etti.
Boz, dengeli bir iftar ve sahur öğünü ile kilo alımını önlemenin mümkün olduğunun altını çizerek, "İftar tabağının yarısı sebze ve yeşillikten, dörtte biri protein kaynaklarından, kalan dörtte biri ise sağlıklı karbonhidratlardan oluşmalıdır. Ayrıca iftar ile sahur arasında yeterli su tüketilmeli ve basit şeker içeren yiyeceklerden kaçınılmalıdır" dedi.
Ramazanda en sık yapılan beslenme hatalarına da değinen Boz, şu uyarılarda bulundu:
"Sahuru atlamak, iftarda aşırı porsiyon tüketmek, iftarın hemen ardından tatlı yemek, iftar ile sahur arasında yetersiz su içmek, hareketsiz kalmak ramazanda en sık yapılan beslenme hatalarıdır. Bu tür hatalar, hem kilo alımına hem de sindirim sorunlarına yol açabilir. Ramazan boyunca sağlıklı ve dengeli beslenerek bu dönemi daha enerjik ve sağlıklı geçirmek mümkündür." sözcü
Yorum Ekle
Diğer Haberler
Uzmanından 'vitamin' uyarısı: Kontrolsüz kullanıldığında...
Son yıllarda vitamin ve mineral takviyelerinin kullanımında artış yaşandığını söyleyen İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Mehmet Necip Çetiner, “Toplumda, ‘ne kadar çok vitamin, o kadar sağlık’ g...
Yarasalardan bulaşan ölümcül virüse karşı uyarı!
Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Tevfik Özlü, Hindistan’da yarasalardan bulaşarak yayılıp, ölümcül risk taşıyan ‘Nipah virüsü’ne ilişkin, "Türkiye için bir tehdit veya risk şu anda yok...
Bitmeyen yorgunluğa dikkat: Altında ciddi nedenler yatabilir!
Halsizlik ve yorgunluğun ciddi hastalıkların habercisi olabileceğine dikkat çeken İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Sebahattin Karahan, “Toplum temelli çalışmalarda erişkin bireylerin yaklaşık y...
‘Katkısız beslen’ sağlıklı yaşa
Tüketicinin farkındalığı ve sağlıklı yaşam isteği, imkanları ölçüsünde onun beslenme alışkanlıklarını değiştiriyor. Diyetisyen Yasemin Güzel, "etiket okur yazarlığı"nın farkındalığının da...
Menopoz beyni nasıl etkiliyor, demans ve alzheimer riskini artırıyor mu?
İngiltere'de yapılan kapsamlı bir araştırma, menopozun beyinde, Alzheimer hastalığında görülenlere benzer değişikliklerle bağlantılı olduğunu ortaya çıkardı. Araştırmacılar, beyinde hafız...
Zona aşısı biyolojik yaşlanmayı yavaşlatıyor!
2026 yılına damga vuran tıp araştırması: Zona aşısı olan 70 yaş üstü bireylerin, DNA seviyesinde daha yavaş yaşlandığı kanıtlandı. Aşının bağışıklık sistemini eğiterek kronik iltihaplanma...
'Çocuklarda dil ve dikkat sorunları artıyor'
Çocukların erken yaşta ekranla tanışmasının ciddi riskler taşıdığının altını çizen Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Barış Yazar “Özellikle 0-3 yaş dönemi, beyin gelişiminin en hız...
Sigaraya yeni yasaklar yolda...
Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, "Sigara içilen alanları ve sigara içme görüntülerini azaltmaya yönelik bir mevzuat çalışmamız var. En kısa sürede Meclis'e sunacağız" dedi. Memişoğlu, "Siga...
Birleşmiş Milletler: 'Küresel su iflası' dönemine girildi
Birleşmiş Milletler’in yeni raporu, dünyada “küresel su iflası” dönemine girildiğini ortaya koydu. Rapora göre 6,1 milyar kişi tatlı su kaynaklarının risk altında olduğu ülkelerde yaşarke...
SOSYAL MEDYA
MAGAZİN
Ünlü oyuncu Ulaş Tuna Aslantepe kız arkadaşıyla Bebek'te yakalandı!
Ünlü oyuncu Ulaş Tuna Aslantepe, önceki gece Bebek’te bir mekânda sarışın bir kadınla eğlenirken görüntülendi. Samimi halleri dikkat çeken ikili, gazetecileri fark edince mekândan ayrı ay...
TEKNOLOJİ
EDİTÖR'ÜN SEÇTİKLERİ
Uzmanından 'vitamin' uyarısı: Kontrolsüz kullanıldığında...
Son yıllarda vitamin ve mineral takviyelerinin kullanımında artış yaşandığını söyleyen İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Mehmet Necip Çetiner, “Toplumda, ‘ne kadar çok vitamin, o kadar sağlık’ gibi son derece yanlış bir algı var. Vitaminler, eksiklik durumunda hayat kurtarıcı olabilirken, gereksiz ve kontrolsüz kullanıldığında ciddi sağlık sorunlarına yol açabiliyor” dedi.






Yorumlar
Bu haberde yorum bulunmamaktadir.