Covid aşısına karşı olmanın zararları
15 Ekim, 2021Yaklaşık 1,5 yıldan beri Ülkemizi ve Dünyayı covid virüsü son derece olumsuz etkilemiştir. Ülkemizde bu virüsten dolayı her gün yüzlerce insanımız telef olmaktadır. Hepimizin beklentisi biran önce bu virüsün aşısının bulunması ve ölümlerin durdurulmasıydı. Nitekim bu aşılar bulunarak Dünyada ve Ülkemizde aşıdan dolayı salgın tedbir altına alındı.
Bilim adamlarının ve sağlık bakanlığının açıklamalarına göre covid-19 virüsü sürekli değişim göstererek yeni virüsü yapısı olan Delta virüsü daha da hızlı yayılmakta her ülkede olduğu gibi ülkemizde de yine can kayıpları artmaktadır. Ben bu yazıyı bir uzman olarak değil ama bir vatandaş olarak yazıyorum. Kendim ve etrafım da ( ailem ) sinovac ve durumlarına ve biontech aşılarını tamamlayarak bu virüsten olumsuz etkilenmediler.
Sürekli olarak sağlık bakanlığının ve bilim kurulunun 3 ana unsuru vurgulaması ne yazık ki duyarsız ve sorumsuz insanlar tarafından yerine getirilmemektedir. Bunları açıklayacak olursak mutlaka maske takmak, hijyen kurallarına uymak ve aşı yaptırmaktır. Bu kurallar herkesin uyması gereken bir zarurettir. Bu kurallara uymayanlar hem kendileri için hem de başkaları için risk yaratmaktadır. Doktorlarımızın her gün açıkladıkları önemli bir şey var. Aşılarını tamamlayan hiçbir vatandaşımız yoğun bakıma düşmemekte virüse yakalansa bile ölüm riski olmamaktadır.
Bütün bu açıklamalarımdan dolayı bence daha ağır yaptırımlar getirilmeli. Bu önemli bir gerekliliktir. Bunlar neler olabilir? Herkesin HES kodu olmalı, özel ve resmi yerlere gidişte bu durum sorgulanmalıdır. Maske mutlak şekilde herkesçe kullanılmalıdır. Herkes aşısını aşı var olduğu sürece olmalı. Olmayanlar için mutlak şekilde toplum sağlığını riske atmaktan para cezası ve hapis cezası getirilmelidir.
Yukarıda belirttiğim tedbirler alınmadığı sürece aşı karşıtlığı gittikçe artmaktadır. Aşı yaptırmaya eğilimli olan insanlar bile aşı yaptırmaktan vazgeçirilmektedir. Duyumlarıma göre devlet kurumlarında sürekli vatandaşla iç içe olan insanlar bile aşı yaptırmaktan imtina etmektedir. Bu tür kişilerin derhal tespit edilerek aşı yaptırıncaya kadar görevine son verilmelidir. Yine aşı yaptırmayanların toplu taşıma vasıtalarına binmelerine izin verilmemelidir. Eğer aşı olmayan kişiler öğretmenlerse derslere sokulmamalı ve cezai yaptırımlar uygulanmalıdır. Özel sektörde de bu tür uygulamaların dışında iş yerlerinin açılmasına izin verilmemeli ve yanlarında kesinlikle aşısız personel çalıştırılmamalıdır. Aşısız vatandaşların pazarlara, avm’lere, devlet dairelerine ve toplu yapılan hiçbir organizasyonun içinde bulunmalarına izin verilmemelidir.
Bütün bu anlattıklarım sadece bir vatandaş gözü ile ve sorumluluk bilinciyle tespit edilmiştir. Yukarıda belirttiğim tedbirler alındığında virüsün etkisini kaybedeceğine, ölüm sayılarının düşeceğine, sevdiğimiz insanların ölmelerine sebep olmayacağımızı hepimizin bilmesi ve bu duyarlılığı göstermesi gerekir. Sayın devlet yetkileri bu tedbirleri aldığında vatandaştan çok büyük destek göreceği gibi aşı olmayan ve olmamayı başkalarında kötü örnek olan kişiler içinde caydırıcı olacaktır.
Yaşar Erdoğdu-Mali Müşavir
Yorum Ekle
SOSYAL MEDYA
MAGAZİN
18 ay ömür biçilmişti, 10 yıldır direniyor!
Efsanevi eğlence programı 'Entertainment Tonight'ın eski sunucusu ve müzisyen John Tesh, 2015 yılında yakalandığı nadir kanser türüyle geçen 10 yılını anlattı. 18 ay ömür biçilmesine rağm...
TEKNOLOJİ
EDİTÖR'ÜN SEÇTİKLERİ
Her 6 kişiden biri 'sessiz katil' ile yaşıyor!
Dünyanın, bilimsel literatürde ‘Yalnızlık Salgını’ (Loneliness Epidemic) olarak tanımlanan, sessiz ama etkisi çok derin bir salgınla karşı karşıya olduğunu belirten Doç. Dr. Berke Kırıkkanat, “Araştırmalar, 18–25 yaş grubunda yalnızlık oranlarının bazı ülkelerde yüzde 60’a ulaştığını gösteriyor. Bu, ‘kimsem yok’ yalnızlığı değil; kalabalıklar içinde hissedilen anlaşılamama ve duygusal güvencesizlik” dedi. Doç. Dr. Oğuzhan Zahmacıoğlu da, yalnızlığın klinik etkilerinin artık görmezden gelinemeyecek düzeyde olduğunu ifade etti.





Yorumlar
Bu haberde yorum bulunmamaktadir.