Metropolis’te 6 bin yıllık geçmişin kapıları aralanıyor
İzmir Büyükşehir Belediyesi, kentin tarihi mirasını ortaya çıkarmaya yönelik arkeolojik kazı çalışmalarına katkı sunmaya devam ediyor. İzmir’in Torbalı ilçesindeki Metropolis Antik Kenti’nde yürütülen kazılar ise yaklaşık 6 bin yıllık yerleşim geçmişine ışık tutuyor. Bronz heykeller, yeni mimari kalıntılar ve gündelik eşyalar, antik kentin ticaretinden kültürel yaşamına uzanan bilinmeyenlerini ortaya çıkarıyor.
İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin de destek verdiği, İzmir’in Torbalı ilçesindeki Metropolis Antik Kenti’ndeki arkeolojik çalışmalar, binlerce yıllık kent yaşamına ilişkin yeni bilgiler sunuyor. Antik dönemde verimli Torbalı Ovası’na hakim konumda ve önemli ulaşım güzergâhları üzerinde bulunan kent; tarım, ticaret, eğitim, spor ve kültür alanlarındaki geçmişiyle dikkat çekiyor. Çevresiyle birlikte yaklaşık 6 bin yıllık yerleşim geçmişine sahip Metropolis’te ortaya çıkarılan mimari kalıntılar, heykeller, yazıtlar ve gündelik yaşam eşyaları, antik kentin farklı dönemlerine ve sosyo-kültürel yapısına ışık tutuyor.
“Yolların kesiştiği şehir”
Dokuz Eylül Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölümü Öğretim Üyesi ve Metropolis Kazı Başkanı Prof. Dr. Serdar Aybek, Metropolis’in hem antik dönemdeki stratejik konumu hem de bugüne ulaşan arkeolojik mirasıyla önemli bir merkez olduğunu belirtiyor. Aybek, “Metropolis'in antik dönemdeki önemini Torbalı'nın günümüzdeki önemiyle eşleştirmek lazım. Gerçekten stratejik bir noktada yer alıyor. İçinde bulunduğumuz Torbalı Ovası'nın hemen sınırında bulunan Aydın Dağları'nın arkası, Gediz Vadisi ve İç Anadolu'dan Ege'ye ulaşan yolların kesiştiği bir noktada bulunuyor. Biz zaten birçok platformda da Metropolis’i ‘yolların kesiştiği şehir’ diye tanımlıyoruz. Metropolis, Torbalı Ovası'nın antik dönemdeki tarım potansiyeline sahip; onu yöneten, onu işleyen ve işlediği ürünleri de hemen yakınındaki Küçük Menderes Nehri üzerindeki nehir limanı vasıtasıyla Efes'in büyük limanına gönderen bir şehir olmalı diye düşünüyoruz” ifadelerini kullandı.
Üç önemli rotanın kesiştiği noktada yer alıyor
Güzergâhların güneyde Efes’e, kuzeyde ise Smyrna’ya bağlantı sağladığını belirten Aybek, “Bugün de zaten İzmir-Aydın otoyolu güneye inen tek rota. Yani o dönemde İzmirliler, Torbalı sakinleri de aslında aynı güzergahı kullanıyordu. Ana tanrıça kenti olarak tanınan Metropolis, antik adıyla Gallesion Dağı'nın yamaçlarında kuruldu. Bugün Torbalı Ovası’nın büyük bir kısmını kaplayan alan antik dönemde aslında bataklık ve sulak bir arazi. Dolayısıyla antik dönem yolları, belki de Metropolis’in içinden veya tam önünden, o yamacın düzlükle birleştiği seviyelerden ilerliyor ve bugün olduğu gibi muhtemelen güneyde Efes'e, kuzeyde de Smyrna'ya bağlantı sağlıyor. Bu noktada Kemalpaşa'daki Karabel Geçidi de çok önemli, tarihsel bir önemi var. Bugün de hâlâ Karabel Geçidi, İç Anadolu'dan Ege'ye ulaşımda en kısa alternatifi oluşturuyor. Antik dönemde Metropolis, işte bu üç önemli rotanın tam kesiştiği noktada yer alıyor” dedi.

Helenistik Dönem’de planlı kent yaşamı
Metropolis çevresindeki en erken yerleşim izlerinin yaklaşık 6 bin yıl öncesine uzandığını belirten Aybek, “Metropolis verimli bir araziye, su kaynaklarına ve güvenli sahalara sahip olması sebebiyle yaklaşık 6 bin yıldır yerleşime sahne olan bir coğrafya. Modern bir şehir olarak ortaya çıkması MÖ 3. yüzyılda, Seleukos Krallığı zamanında ve sonrasında Pergamon Krallığı'nın (Attalosların) hâkim olduğu dönemde oluyor. MÖ 3. ve 2. yüzyılda kent modern bir şehircilik anlayışıyla yeniden planlanıyor. Nasıl oluyor bu? Birbirini dik kesen sokaklarla ızgara şeklinde bir kent planı, kendisine ait bir meclis yapısı ile bir kent devleti hâline geliyor. Zaten kentin adından da bunu rahatlıkla anlayabiliyoruz” diye konuştu. Metropolis’te, mermerden inşa edilen yapılar ve heykellerin dönemin mimari ve sanatsal anlayışını yansıttığını ifade eden Aybek, Metropolis’in farklı tarihsel evrelerinin bugün de ziyaretçiler tarafından görülebildiğini söyledi.
Bronz heykellerde antik çağın geri dönüşüm izleri
Metropolis kazılarında ortaya çıkarılan bronz heykel grubu, antik dönemin üretim ve yeniden kullanım alışkanlıklarına ilişkin dikkat çekici bilgiler sunuyor. Aybek, “Metropolis, hep sürprizlere açık bir kent. Geçen yıllarda bu bronz heykel grubu, özellikle antik dönemin bir ‘sıfır atık projesi’ diye tanımlayabileceğim bir proje şeklinde karşımıza çıktı. Biz Metropolis'te antik dönemde sergilenmiş bronz heykelleri bir grup hâlinde ve özellikle parçalanmış, eritilmek ve dönüştürülmek üzere toplanmış hâlde tespit ettik. Bu da aslında antik dönemde çok kullanılan bir yöntem. Bronzun geri dönüştürülmeye açık bir malzeme olması sebebiyle, muhtemelen bir ‘hurda atölyesi’ kentin bütün bronz heykellerini toplamış, parçalamış ve eritmek üzere bir köşede saklamış. Biz de onu artık o son hâliyle arkeolojik kazılarda tespit etmiş olduk” dedi.
2025 yılı kazılarında bulunan mermer tanrıça başı da Hellenistik Dönem heykeltıraşlığının teknik özelliklerini ortaya koyması bakımından önem taşıyor. Özellikle gözlerde farklı malzemelerin kullanılmış olabileceğine işaret eden izler, dönemin heykel üretim tekniklerine ilişkin bilgi veriyor. Aybek, renkli taşlar ve cam gibi malzemelerin kullanılmış olabileceğini belirterek tanrıçanın gövdesine henüz ulaşamadıklarını, devam eden kazılarda bu parçanın da bulunabileceğini söyledi.
Yeni yapılar kentin büyüklüğünü ortaya koyuyor
Metropolis’in sanılandan daha büyük bir kent olduğunu belirten Aybek, “Son iki yıldır çalıştığımız yapı özellikle mimari anlamda Metropolis'in ölçeğini büyüten bir yapı. Ortasındaki geniş kare avlu, kare avluyu çevreleyen sütun sıraları ve hatta yerinde devrilmiş sütunların, üst yapı bloklarının çıkması bize burada görkemli bir yapının inşa edildiğini gösteriyor. Biz de merakla, özellikle bu mimari kalıntının tam olarak anlaşılabilmesi için çalışıyoruz” diye konuştu.
Metropoliste keşfedilen yapılara dair detaylar veren Aybek, “Burada küçük dükkânlar tespit ediyoruz. Antik dönemde de günümüzde olduğu gibi bazı ‘tip projeler’ var. Ortasında bir avlusu, çevresinde sütunlu galerisi ve sütunlu galerinin gerisinde dükkân veya dükkân diye yorumlanabilecek mekânları olan yapılar Agora ya da ticaret yapıları diye tanımlanıyor. Ama Metropolis'te bir devşirme geleneği olduğu için hem mimari parçaların hem de mekânların dönem içinde farklı fonksiyonlarla devşirilmiş olabileceğini düşünüyoruz. Yani hem ticaret yapısı olarak kullanılmış olabilir, öncesinde belki bir kutsal alan, bir kahramanlık anıtı olarak kullanılmış olabilir; onu gösteren işaretler de var” dedi.
Tarım ve bağcılık kentin ekonomisini şekillendirdi
Metropolis’in temel geçim kaynakları arasında tarım ve özellikle bağcılık bulunduğunu belirten Aybek, “Ünlü coğrafyacı Strabon da Geographika adlı eserinde değiniyor; Metropolis'in üzüm bağlarından ve bağcılığından övgüyle bahsediyor. Bu bölgede üretilen ürünlerin Mısır'dan İskenderiye'ye kadar gönderildiğini gösteren deliller var. Bu bölgedeki mühürlü seramik gruplarının İskenderiye'de de ortaya çıktığını düşünen uzmanlar var. Dolayısıyla tarımın Metropolis için temel geçim kaynağı olduğunu söyleyebilirim. Metropolis belli ki barışçıl bir kent. Anadolu’da Roma hakimiyetinin etkinleştiği süreçlerde ortaya çıkan ayaklanmalarda çok ismi geçmiyor. Genel olarak Roma Dönemi'nden itibaren Efes'in, öncesinde Hellenistik Dönem'de de Pergamon Krallığının himayesinde yer alıyor. Eğitim Metropolis için çok önemli, bununla ilgili önemli yazıtlarımız var. Özellikle Attalos Krallığı döneminde Bergama'dan gençlerin eğitimi ve spor faaliyetleri için maddi destekler geldiğini görüyoruz. Metropolis'in meşhur sporcuları var; yarışmalara hazırlandıklarını gösteren yazıtlar bulunuyor. Mesela bir pankreas (serbest güreş) sporcusu ile ilgili yazıtta kendisinin Palaestradaki antrenman sırasında hayatını kaybettiğini gösteren ifadeler bulunuyor. Metropolis, sporun yanında kültür ve sanatın da kendi şartları içinde önemli bir temsilcisi” dedi.
Antik Metropolis’te kadınların toplumsal yaşamı
Metropolis’teki arkeolojik bulgular, kadınların toplumsal ve ekonomik yaşamdaki rollerine ilişkin de önemli ipuçları sunduğunu belirten Aybek, “Metropolis'te de özgüvenli, başarılı kadın yöneticiler var, Yazıtlarda geçen Alexandra Myrton isimli kadın yönetici Metropolis'teki yukarı hamam yapısının sorumlusu. Kadınlar hayırsever olup kentlerine maddi katkılarda bulunmuşlar. Bir diğer önemli buluntu da yine sosyal yaşama dair ipuçları veriyor. Bir mezardan gelen bu bulgu: Henüz orta yaşlarına varmamış genç bir kadının defnedilme biçimiyle ilgiliydi. Mezarda çok sayıda unguentarium dediğimiz koku şişesi, merhem kapları, aynalar ve küpeler bulundu. Ayrıca mezarda tespit edilen yün kirmeni ve ağırşaklar, bu kadının amatör olarak kendi ailesi için dokuma ve tekstille de ilgilendiğini gösteriyor. Antik dönemde ev içindeki tekstil ve kumaş üretimi kadınlar tarafından yürütülen bir uğraş. Günümüzde de Manisa ve İzmir çevresinde halısıyla meşhur olan pek çok yerleşimde kadınlar bu işte erkeklere göre çok daha etkinler” ifadelerini kullandı.
Balıkçılığın izleri yeni sorular doğuruyor
Metropolis’te ticaret yapısı olarak değerlendirilen alandaki küçük bir mekânda, balıkçılıkla ilişkili olabilecek buluntular ortaya çıkarıldı. Balık biçimindeki çakı sapları, olta iğneleri, deniz kabukları ve balık kemikleri, kentteki günlük yaşam ve ekonomik faaliyetlere ışık tutuyor. Uzmanlar, buluntuların söz konusu mekânın balıkçılıkla ilgili bir dükkân olarak kullanılmış olabileceğini gösterdiğini belirtiyor.
Faaliyetler yılın 12 ayı devam ediyor
Metropolis’te arkeolojik kazıların yanı sıra ören yerinin bakım ve onarımı, restorasyon, koruma ve bilimsel yayın çalışmaları da yıl boyunca yürütülüyor.
Çalışmalar, Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın Geleceğe Miras Projesi kapsamındaki izni ve destekleriyle, Dokuz Eylül Üniversitesi adına, İzmir Büyükşehir Belediyesi ve Sabancı Vakfı’nın katkılarıyla sürdürülüyor. İzmir Büyükşehir Belediyesi, yalnızca Metropolis’e değil, İzmir sınırları içindeki diğer arkeolojik çalışmalara da destek veriyor.
Kazılarda ortaya çıkarılan taşınabilir eserlerin bir bölümü Efes Müzesi’nde, İzmir Arkeoloji Müzesi’nde ve Alsancak’taki Kültür Sanat Fabrikası’nda sergileniyor. Antik kenti ziyaret edenler ise eserlerin bulunduğu yapıları, kent planını ve farklı dönemlere ait izleri yerinde inceleyebiliyor.
Yorum Ekle
Diğer Haberler
Berlin Kentsel Doğa Paktı’ndan ortak hareket çağrısı
İzmir Büyükşehir Belediyesi ev sahipliğinde Tarihi Havagazı Fabrikası’nda düzenlenen Berlin Kentsel Doğa Paktı’nın yıllık toplantısı, “İzmir’den Geleceğe: Ortak çalışmalarımızdan çıkan so...
Coğrafi işaret tescilli Seferihisar Mandalinası’nda hasat başladı
Seferihisar Belediye Başkan Vekili Fuat Gümüş, belediyede bir araya geldiği mandalina üreticileriyle ilçenin en önemli tarımsal değerlerinden biri olan Satsuma mandalinasının tanıtımı, pa...
Coğrafi işaret tescilli Seferihisar Mandalinası’nda hasat başladı
Seferihisar Belediye Başkan Vekili Fuat Gümüş, belediyede bir araya geldiği mandalina üreticileriyle ilçenin en önemli tarımsal değerlerinden biri olan Satsuma mandalinasının tanıtımı, pa...
İzmirli judoculardan Balkan Şampiyonası’nda üç madalya
İzmir Büyükşehir Belediyesi Spor Kulübü sporcuları Aişe Dalda, Azra Ceren Sevgi ve Yağmur Meral, Yunanistan’da düzenlenen Yıldızlar Balkan Judo Şampiyonası’ndan madalya ile döndü. Bir güm...
Buca’da bağımlılıkla mücadele masaya yatırılacak
Buca Belediyesi, toplum sağlığını tehdit eden bağımlılık sorununa karşı toplumsal farkındalığı ve dayanışmayı güçlendirmeye yönelik çalışmalarını sürdürüyor. Bu kapsamda Buca Kent Konseyi...
Suat Bulut Yeni Parti'den istifa etti
YENİ Parti Buca Kurucu İlçe Başkanı Suat Bulut, partiden istifa ettiğini duyurdu. Bulut, ilçe başkanlığı için ön seçimde eski il başkan yardımcısı Hüseyin Duyan ile yarışmış ve kaybetmişt...
Kemeraltı’nda festival heyecanı başlıyor...
Konak Belediyesi’nin, kentin simge mekanı Kemeraltı Çarşısı’nın zengin mirasını yaşatmak amacıyla 22-23 Ekim tarihlerinde düzenleyeceği “Kemeraltı Festivali” başlıyor. Festival, iki gün b...
Türkmen: Vatandaşın Her Kuruşu Çok Değerli
Kemalpaşa Belediyesi Ekim Ayı 2. Birleşim Olağan Meclis Toplantısı, Kemalpaşa Belediye Başkanı Mehmet Türkmen başkanlığında gerçekleştirildi. Toplantıda, belediyenin 2027 Yılı Performans ...
'Çiftçi Kadınlar Günü’ne ‘özel’ kutlama
Dünya Çiftçi Kadınlar Günü, Menemen'de renkli görüntülerle kutlandı. İlçenin dört bir yanından üretici kadınlar için özel bir program düzenleyen Menemen Belediye Başkanı Aydın Pehlivan, "...
SOSYAL MEDYA
MAGAZİN
Tuğberk sessizliğini bozdu
ARABESK müziğin sevilen sesi Güllü 26 Eylül 2025 tarihinde Yalova’daki evinin penceresinden düşerek hayatını kaybetmiş, kızı Tuğyan Ülkem Gülter ‘tasarlayarak kasten öldürme’ suçundan ağı...
TEKNOLOJİ
EDİTÖR'ÜN SEÇTİKLERİ
Uzmanından ruh sağlığını destekleyen 10 besin önerisi
Beslenme ve Diyetetik Bölümü Başkanı Doç. Dr. Binnur Okan Bakır, sonbahar döneminde değişen ruh halini dengede tutmak için beslenmenin bir bütün olarak ele alınması gerektiğine dikkat çekti. Uzmanlar, omega-3'ten lifli gıdalara kadar pek çok besinin önemine vurgu yaparken düzenli uyku ve hareketin de altını çiziyor.





Yorumlar
Bu haberde yorum bulunmamaktadir.