CHP'li Türeli: 'Çocuk Koruma Kanunu Teklifi Anayasa'ya aykırı'
CHP İzmir Milletvekili Rahmi Aşkın Türeli, TBMM Adalet Komisyonu'nda görüşülen "Çocuk Koruma Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi"nin çocuklara yönelik cezai yaptırımları ağırlaştırdığını belirterek, "Bu teklif, Anayasa'nın temel hükümlerine ve Türkiye'nin taraf olduğu Birleşmiş Milletler Çocuk Hakları Sözleşmesi'nin ilkelerine aykırıdır" değerlendirmesinde bulundu.
CHP İzmir Milletvekili Rahmi Aşkın Türeli, TBMM Adalet Komisyonu'nda görüşmeleri başlayan "Çocuk Koruma Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi"ne ilişkin yaptığı yazılı açıklamada, teklifin çocuk adalet sisteminde köklü değişiklikler öngördüğünü ifade etti.
Teklifte tekerrür hükümlerinin 15 yaşa indirilmesi, cezaların başlangıçta kapalı ceza infaz kurumlarında infaz edilmesi ve bazı suçlarda infaz indirimlerinin kaldırılması gibi düzenlemelerin yer aldığını aktaran Türeli, bunların çocuklara yönelik cezai yaptırımları önemli ölçüde ağırlaştırdığını kaydetti.
Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 2'nci maddesinin sosyal hukuk devleti ilkesini, 41'inci maddesinin devletin çocukları koruma yükümlülüğünü ve 90'ıncı maddesinin uluslararası sözleşmelerin üstünlüğünü açıkça hükme bağladığını kaydeden Türeli, şu ifadelere yer verdi:
"Bu teklif, Anayasa’nın bu temel hükümlerine ve Türkiye’nin taraf olduğu Birleşmiş Milletler Çocuk Hakları Sözleşmesi’nin ilkelerine aykırıdır. Çocuklar, Anayasa ve uluslararası hukuka göre hak öznesi olarak kabul edilmelidir. BM Çocuk Hakları Sözleşmesi, çocuk adaletinin çocuğun gelişim düzeyini, yaşam koşullarını ve topluma yeniden kazandırılmasını merkeze almasını öngörürken, teklif daha uzun infaz sürelerini, kapalı ceza kurumlarını ve yetişkinlere benzer ceza yaptırımlarını ön plana çıkarmaktadır.
Teklif, sorunun yalnızca sonuçlarına odaklanmakta, kök nedenlerini ise yok saymaktadır. Çocukların suça sürüklenmesinin ardındaki yoksulluk, dezavantajlı aile yapıları, eğitimden kopuş, barınma ve sağlık hizmetlerine erişim eksikliği ile riskli mahalle koşulları gibi yapısal sorunlar teklif kapsamında ele alınmamıştır. Kriminolojik araştırmalar, bu yapısal faktörlerin çocuk suçluluğundaki belirleyici rolünü uzun yıllardır ortaya koymaktadır. Teklif ise bu gerçekleri nesnel verilerle analiz etmek yerine tek taraflı görüş ve beyanlara dayalı, dar bir perspektiften hazırlanmıştır.
"TEKLİF, YOKULLUK, BAĞIMLILIK, KAMU HİZMETLERİN ERİŞİMDEKİ ENGELLERİ GÖRMEZDEN GELİYOR"
Geniş toplum kesimleri, ilgili sivil toplum kuruluşları, çocuk hakları uzmanları, barolar ve saha araştırması yapan akademisyenlerin görüşleri teklifte yeterince yer almamıştır. Bu durum hem demokratik meşruiyeti zedelemekte hem de uluslararası çocuk hakları standartlarını göz ardı etmektedir. BM Çocuk Hakları Sözleşmesi’ne göre devletlerin asli görevi, ailelere sosyal destek, eğitim, danışmanlık ve koruyucu hizmetler sunarak çocukların güvenli ve sağlıklı ortamlarda büyümesini sağlamaktır. Teklif ise bu yükümlülüğü yerine getirmek yerine yoksulluk, bağımlılık veya nitelikli kamu hizmetlerine erişimdeki engelleri görmezden gelmektedir.
Suça Sürüklenen Çocuklar olgusu çok katmanlı bir yapıya sahiptir. Bilimsel çalışmalar, cezaların ağırlaştırılmasının tek başına çocuk suçluluğunu önleyemediğini, aksine damgalanma ve yeniden suç işleme riskini artırabileceğini göstermektedir. Bir çocuk ağır bir suç işledikten sonra verilen daha sert ceza ne yaşanan acıyı telafi etmekte ne de başka çocukların aynı yola sürüklenmesini engellemektedir.
"BÜTÜNCÜL EYLEM PLANI" ÇAĞRISI
Gerçek çocuk koruma politikası, suç işlendikten sonra değil, suça sürüklenmeden önce devreye girmelidir. Şiddeti erken tespit eden, ebeveynleri güçlendiren, eğitimden kopuşu önleyen, psikolojik destek hizmetlerini yaygınlaştıran ve risk altındaki her çocuğa zamanında ulaşan bütüncül bir sistem kurulmalıdır. Bu nedenle teklifin sadece cezaları artırıp artırmadığını değil, çocukları gerçekten daha güvende kılacak önleyici, koruyucu ve katılımcı mekanizmaları içerip içermediğini kamuoyuyla birlikte tartışmaya açıyoruz. 160 kurumdan oluşan çocuk hakları savunucuları, TBMM’de yaptıkları basın açıklamasında yasa teklifinin geri çekilmesini talep etmiştir.
Çağrımız şudur: Çocuklarımızın geleceği daha ağır cezalarla değil, eşit fırsatlar, güçlü sosyal destek sistemleri ve hak temelli politikalarla güvence altına alınmalıdır. Bu doğrultuda bütüncül bir eylem planı hazırlanmalı, dezavantajlı bölgelerde pozitif ayrımcılık uygulanmalı, eğitim, istihdam, barınma ve sağlık hizmetlerine daha fazla kamu kaynağı ayrılmalıdır. Risk altındaki mahallelerde öncelikli yatırımlar, okul terkini önleyen destek programları ve ailelere yönelik ekonomik güçlendirme tedbirleriyle yarınlarımızın güvencesi olan çocuklarımızı suça karşı korumak, gerçek bir çocuk koruma politikası olacaktır."
cumhuriyet
Yorum Ekle
Diğer Haberler
Kahramanmaraş'ta 3.5 Büyüklüğünde Deprem
AFAD, Kahramanmaraş'ta 3.5 büyüklüğünde deprem meydana geldiğini duyurdu. AFAD, Kahramanmaraş'ın Göksun ilçesinde 3.5 büyüklüğünde bir deprem meydana geldiğini duyurdu. Depremin saati 15....
Sakarya ve Kocaeli'nin Bazı İlçelerinde Deniz Yasağı
Sakarya'nın Karadeniz'e kıyısı olan Karasu, Kocaali ve Kaynarca ilçeleri ile Kocaeli'nin Kandıra ilçesinde olumsuz hava koşulları nedeniyle denize girişler yasaklandı.
Beykoz'da Denize Girmek Yasaklandı
Beykoz Kaymakamlığının sosyal medya hesabından yapılan açıklamada, ilçe sınırları içerisinde Karadeniz'e kıyısı bulunan sahil, plaj ve koylarda 9 Ağustos Pazar günü denize girilemeyeceği ...
'3'ü büyükşehir ve 30'ün üzerinde belediye sırada'
MAK Danışmanlık Yönetim Kurulu Başkanı Kulat, AKP'nin 25. kuruluş yıl dönümü olan 14 Ağustos’ta, aralarında 3 büyükşehir belediye başkanının da bulunduğu 30’dan fazla belediye başkanının ...
Teğmenlerin komutanı Albay Alper Topsakal emekliliğe sevk edildi
Kara Harp Okulu’ndaki kılıç çatma soruşturması kapsamında TSK’den ihraç edilen, açtığı davayı kazanarak görevine dönen Albay Alper Topsakal’ın emekliliğe sevk edildiği öğrenildi. Topsakal...
Son seçim anketinde dikkat çeken tablo: Erdoğan'a karşı Yavaş ve İmamoğlu senaryosu
YÖN Araştırma'nın 1-4 Ağustos tarihleri arasında 51 ilde 3 bin katılımcıyla yüz yüze yaptığı son Cumhurbaşkanlığı seçim anketinin sonuçları paylaşıldı. Olası bir ikinci tur senaryosunun d...
YENİ Parti'den 'Dayanışmayı büyüteceğiz' açıklaması
YENİ Parti Adana Milletvekili Burhanettin Bulut, partisinin siyaset anlayışına dair açıklamalarda bulundu. "Yeni nesil siyaset" ve "ortak gelecek" kavramlarına vurgu yapan Bulut, bundan s...
Rojin Kabaiş’in ailesini tehdit eden şebekeye 8 ilde operasyon: 10 gözaltı
Diyarbakır merkezli 8 ilde düzenlenen operasyonda, dijital platformlarda “C47” ve “C99” kod isimleriyle örgütlendiği ve çocuklarını kaybeden aileleri tehdit edip şantaj yaptığı belirtilen...
Meclis Başkanlığı, yanıtlanmayan önergeler için tam 6 kez bakanlıklara yazı gönderdi
Meclis Başkanlığı, milletvekillerinin yanıtlanmayan soru önergeleri için bu yasama dönemi boyunca bakanlıklara tam 6 kez yazı yazsa da bazı bakanlıklar hâlâ önergeleri yanıtlamıyor. Spor ...
SOSYAL MEDYA
MAGAZİN
Aslı Bekiroğlu 9. kez ameliyat olacak
ASLI Bekiroğlu, rahmindeki miyomun alınması için geçirdiği ilk operasyonda bağırsağının kesilmesi nedeniyle ciddi komplikasyonlar atlatmıştı. Daha önce iki kez ölümden dönen ve geçen ay s...
TEKNOLOJİ
EDİTÖR'ÜN SEÇTİKLERİ
Poşet çaydaki tehlike: Sıcak suyla temas ettiğinde...
Prof. Dr. Osman Müftüoğlu, bazı poşet çayların sıcak suyla temas ettiğinde yüksek miktarda mikro ve nanoplastik parçacık salabildiğine dikkat çekti. Müftüoğlu, özellikle polipropilen içeren poşetlerde salınımın daha yüksek olduğuna işaret ederek, “Çayınız dem alsın, plastik değil” dedi.






Yorumlar
Bu haberde yorum bulunmamaktadir.