- Bedelli askerlik 417 bin TL oldu: Torba yasa TBMM’de kabul edildi
- 'Bireysel başvuru ve adil yargılanma hakkı ihlal edildi!'
- Buca Belediye Başkanı Görkem Duman: “Ne eğildik, ne de bir adım geri attık”
- Ertuğrul Doğan'dan Uğurcan Çakır itirafı: 'Hayatımın en büyük şoku...'
- ABD-İsrail, İran'daki köprüye saldırdı: İran basını o listeyi yayımladı
Korkutan Kütahya Depremi Sonrası Uzmanlardan Kritik Uyarı: 'Daha Büyüğünün Habercisi Olabilir'
Deprem uzmanları Prof. Dr. Süleyman Pampal, Prof. Dr. Naci Görür, Prof. Dr. Şener Üşümezsoy, Prof. Dr. Övgün Ahmet Ercan ve Prof. Dr. Hasan Sözbilir, Kütahya Simav'da meydana gelen 5.4 büyüklüğündeki deprem sonrası önemli açıklamalarda bulundu.
Kütahya Simav'da, saat 12.59'da İstanbul, Bursa, İzmir ve çevre illerde hissedilen bir deprem meydana geldi. AFAD'dan yapılan açıklamaya göre 5.4 büyüklüğündeki depremin derinliği de 8.46 km olarak ölçüldü. Deprem uzmanları, sarsıntının ardından değerlendirmelerini paylaştı.
SÜLEYMAN PAMPAL
Prof. Dr. Süleyman Pampal, deprem sonrası şu paylaşımı yaptı:
"Sürekli oluyor. 6.1 üzerine binlerce artçı oldu. Sındırgı fayı kırıldı. 5’i bulan artçılar oldu. Güneye doğru geniş bir alanda faylar bulunduğu anlaşılıyor. Ege Denizi içinde meydana gelen deprem fırtınası depremleri niteliğinde. Sındırgı’nın yakını aynı fay. Batıda Sındırgı kırıldı şimdi doğuya doğru Simav’a kaydı. Güneyde 6’lık 1995’de bir deprem var. Bu fay böyle bir hat.
Prof. Dr. Süleyman Pampal
Batı Anadolu’dan İç Anadolu’ya devam eden fay zonunun kırılmasıyla oluyor. 2011’de Simav depremi var ve 6.1’lik Sındırgı depremi var. Bölge çok kırılgan. 5-6 deprem üreten bir zondur bu zon. Kuzey Anadolu fayı çok önemli bir faydır. Ama Batı Anadolu’daki faylar genelde 5-6 nadiren 7’lik deprem olur. 7’nin üzerini üretmesi bizim ülkemizde yıkıcı sonuçlar doğurur.
Bu bölgenin fayları epey enerji boşalttı. Benim ilgi alanım olduğu için bölgeyi dolaşıyorum. Türkiye’nin tamamı yüksek deprem tehlikesi altında. Deprem yükümlülükleri noktasında dayanıklı yapılarla yapılaşma sağlanmalı. Ben Yalova’dayım. Araçta olduğum için depremi hissetmedim. Depremler olmaya devam edecek. Uzun günler haftalar boyunca deprem olmaya devam edecek. Çok büyük bir deprem olma ihtimali az. 4-6 arası depremler olması daha muhtemel. 6-7 arası deprem olma ihtimalini az olarak görüyorum."
NACİ GÖRÜR
Prof. Dr. Naci Görür de sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada “Yemişli-Simav/Kütahya’da 5,5 deprem oldu. Simav Grabeninde olduğu belirtiliyor. Artçı depremler devam ediyor. Bölge K-G gerilme altında. Anadolu Levhasının batıya doğru kaçışına bağlı. Normal atımlı bir fay. Depremin hangi fayda olduğu, yönleri belirtilmelidir. Geçmiş olsun” ifadelerini kullandı.
ŞENER ÜŞÜMEZSOY
Depremin hemen ardından HaberTürk TV canlı yayınına katılan Prof. Dr. Şener Üşümezsoy, uzun süredir riskine dikkat çektiği Simav fayı üzerinde gerçekleştiğini belirttiği depremin bir öncü sarsıntı niteliği taşıyabileceğini söyledi. Üşümezsoy, fayın ana kilitli bölümünün henüz kırılmadığını bildirdi. Üşümezsoy, "Simav şehrinin altında bir fay düzlemi var. O düzlem üzerinde kırılmalar oluyor. 5.4'lük deprem, bu yapışan, kilitlenmiş bölgenin kenarlarında, nasıl elimizi yapıştırdıktan sonra kopma kenarlardan başlıyorsa, bu da o kenarlarda olan bir yırtılmadır. 5'lik, 5.4'lük depremler ana kırılmanın çevresindeki depremlerdir" diye konuştu.
Simav fayının potansiyel tehlikesine dikkat çekerek, fayın yapısı hakkında detaylı bilgi veren Üşümezsoy, fayın iki ayrı yay gibi duran 25-30'ar kilometrelik segmentlerden oluştuğunu belirten Üşümezsoy, potansiyel deprem büyüklüğünü "Bu faylar 6.5'lik bir deprem potansiyelini belirtiyor. Fakat iki fay birlikte kırılırsa bu 6.7'lik bir depreme dönebilir. Mesela Alaşehir'de 1970'te 40 kilometrelik fay kırılarak 6.7-6.8'lik deprem olmuştu. Benim beklediğim orada 6.5'lik depremdi. Bunu neredeyse bir buçuk seneden beri dillendiriyorum. Simav'da ve Sındırgı'da risk vardır demiştim" sözleriyle anlattı.
'DAHA BÜYÜĞÜNÜN HABERCİSİ OLABİLİR'
Fayın nasıl çalıştığını ve mevcut depremin ne anlama geldiğini daha anlaşılır kılmak için "avuç içi" benzetmesini kullanan Üşümezsoy, "Avucunuzu birbirinize yapıştıralım. Bu avucumuzdaki yapışan bölge, fayın birbirine yapıştığı, kilitlendiği alandır. Buna 'asperity' diyoruz. Bu alan Simav'ın altında. Bugünkü 5.4'lük deprem gibi sarsıntılar, bu yapışan alanın kenarlarındaki küçük yırtılmalardır. Yırtılmalar hızlıca çekilince avucumuzun içindeki deri de sıyrılarak yırtılıyor. İşte buradaki 6 buçuğa varabilecek deprem bu mekanizmayla oluşuyor. Simav Dağı yükselmek istediği için, fay düzleminin çevresindeki yapışmış bölümün küçük parçalarını yırtıyor. O yırtılma, büyük yırtılmaya ulaştığı zaman ana deprem oluyor" diye konuştu.
Bölgede 2011 yılında da 5.9 büyüklüğünde bir deprem yaşandığını hatırlatan Üşümezsoy, jeolojik zaman diliminde 2011 ile 2025 arasının çok uzun bir süre olmadığını ve bu sarsıntıların birbirinin devamı niteliğinde olduğunu belirtti. Üşümezsoy'a göre, Simav fayının ana kilitli bölümü üzerindeki stres birikimi devam ediyor ve bugünkü sarsıntı, bu stresin bir sonucu olarak ortaya çıkan ve daha büyük bir depremin habercisi olabilecek önemli bir işaret.
Prof. Dr. Övgün Ahmet Ercan
Prof. Dr. Övgün Ahmet Ercan, yaşanan depremle ilgili sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada "Bugün 12:59’da yemişli Simav’da M5,4 büyüklüğünde küçük orta bir deprem gerçekleşmiştir. Bu deprem öncesinde 4,4 4,6, 3,9 luk ayrıca onlarca önce deprem gerçekleşmiştir. Bu Simav Sındırgı kırığını boydan boya gerildiğini göstermektedir. Sındırgı‘da 10 Ağustos‘ta olan M6,1’lik depremin artçıları beş, 5,1 olarak, yüzlerce artçı depremde sürmektedir. Simav‘da 2011 yılında M5,9 büyüklüğünde bir deprem olmuş, aylarca sürmüştür. Simav’da depremlerin yıkım eşik değeri M6,3’dür. Her ne kadar 5,4 lük deprem ana deprem gibi görünse de, buna daha büyük bir depremin izleme olasılığı yok değildir" dedi.
Ercan, evine güvenmeyenlerin birkaç gün dışarıda beklemelerini önererek "Her ne kadar bu kararı il valisi alsa da bir JEOFİZİK yüksek mühendisi, deprem bilimci olarak, can güvenliğini sağlamak için evine güvenmeyenler, güvendikleri evlerde oturan komşuların da ya da çadır ya da araçlarında birkaç gün kalarak beklemelerini öneririm. Artçı depremler en az birkaç ay sürecektir. Bu büyüklükteki bir deprem köy evlerinde, hayvan damlarında yıkım yapmış olabilir. Bu depremler Sivas’ın Sındırgı kırığı boyunca çok olağandır. Bu bölgede çıkan Ilıcalar kaplıcaları jeotermal enerjinin ısıtıcısı ve ana kaynağı da bu tür depremlerdir. Dolayısıyla Simav‘da ne Sındırgı‘da ne Gediz‘de ne Bigadiç‘te bu deprem oluşumları gelecekte de durmayacaktır. Bölgede beklenen en büyük deprem 7,2 dolayında olup bu depremlerin kökeni Ege bölgesi avkulanması ile ilişkili olup kuzey Anadolu kırığıyla hiçbir ilgisi yoktur. İstanbul’da ya da başka bir yerleri etkilemesi de söz konusu değildir" ifadelerini kullandı.
Prof. Dr. Hasan Sözbilir
Dokuz Eylül Üniversitesi (DEÜ) Deprem Araştırma ve Uygulama Merkezi Müdürü Prof. Dr. Hasan Sözbilir de Simav-Yemişli'de nisan ayında büyüklüğü 4'ten fazla depremler kaydedildiğini, nisan ayından bu yana aralıklarla artçı depremlerin yaşandığını, ancak bugünkü depremin ana şok niteliğinde olduğunu belirtti.
AFAD ve uluslararası sismoloji istasyonları tarafından yapılan odak mekanizma çözümlerine göre, depreme neden olan fayın kuzeybatı-güneydoğu uzanımlı ve baskın eğim atımlı normal fay niteliğinde olduğunu kaydeden Sözbilir, "Depremin odak mekanizma çözümü 10 Ağustos'ta meydana gelen Sındırgı Depremi ile aynı özellikler sunuyor. Fakat depremlerin yerleri ve sismik kaynakları farklı. 10 Ağustos'ta Sındırgı Depremi Simav Fay Zonunun en batı ucunda meydana gelmişti. Bugünkü deprem ise, Sındırgı depreminin 80 kilometre doğusundaki Yemişli (Simav) taraflarında oldu. Bu deprem 2011-2012 yıllarında Naşa-Simav civarında 5,7 büyüklüğüne kadar meydana gelen depremler sonrasında, Naşa kuzeyindeki kesimlerde biriken stresin boşalması ile oluşan bir deprem olarak değerlendirilebilir. Bu bölgede, 2011-2012 yılları arasında küçük ölçekli depremlerin ana şoktan sonra yoğun bir şekilde tekrarlayan deprem fırtınaları şeklinde yaşandığı bilindiğinden, benzer bir aktivitenin tekrar etme olasılığı yüksek olarak değerlendirilmektedir" ifadelerini kullandı.
Prof. Dr. Sözbilir, Simav ilçesi ve Naşa bölgesi civarının, Batı Anadolu'nun aktif fay hatlarından biri üzerinde yer aldığını, bölgenin özellikle Simav Fayı ve Naşa Fayı olarak bilinen ve geçmişte yıkıcı depremlere neden olan diri fayların etkisi altında deforme olmaya devam ettiğini sözlerine ekledi.
GERÇEK GÜNDEM
Yorum Ekle
Diğer Haberler
Bedelli askerlik 417 bin TL oldu: Torba yasa TBMM’de kabul edildi
Bedelli askerlik ücretinin ne kadar olduğu araştırılıyor. Peki, bedelli askerliğe zam mı geldi? Bedelli ne kadar oldu? Bedelli askerlik ücretini içeren torba kanun teklifi, TBMM Genel Kur...
Dilek İmamoğlu'nun kardeşi Ali Kaya hakkında yeni karar
Uyuşturucu soruşturması kapsamında tutuklanan Dilek İmamoğlu'nun kardeşi Ali Kaya hakkında tutukluluğunun devamına karar verildi. 6 Şubat tarihinde uyuşturucu soruşturması kapsamında tutu...
CHP'nin yeni miting adresi Bursa oldu: 'Mustafa Bozbey'e hep birlikte sahip çıkıyoruz'
CHP, Genel Başkan Özgür Özel liderliğinde "Bursa iradesine sahip çıkıyor" başlığı ile yarın Bursa'da miting düzenleyecek. CHP, "Bursa İradesine Sahip Çıkıyor" başlığı ile yarın (3 Nisan C...
Özgür Özel'in 'ara seçim' çağrısı: DEM Parti'den yanıt geldi
DEM Parti Sözcüsü Ayşegül Doğan, CHP Genel Başkanı Özgür Özel'in 'ara seçim' çağrısına ilişkin, "Seçim tartışmaları Merkez Yürütme Kurulu’muzun gündeminde değil" dedi. Doğan, "Muhalefette...
Ümit Özdağ, Tanju Özcan'ı Sincan Cezaevi'nde ziyaret etti
Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ, Sincan Cezaevi'nde tutuklu bulunan Bolu Belediye Başkanı Tanju Özcan'ı ziyareti sonrasında yaptığı açıklamada, "O beni Silivri'de ziyaret etmişti. ...
''Kesikköprü Hattı’nı bir yıl içerisinde tamamlamayı planlıyoruz''
ABB Başkanı Mansur Yavaş, "Ankara'nın Geleceğine Yatırım Yapıyoruz" programında "ASKİ’nin kendi dereleri dışına çıkmadan çalışmasını ve bütçeyi de gördünüz en az bütçeyle en fazla işi yap...
MSB'den 'NATO karargâhları' tartışmalarına açıklama geldi
İstanbul Boğazı'nda kurulacak Deniz Unsur Komutanlığı ve Adana'da kurulacak Çok Uluslu Kolordu Karargâhı hakkında kamuoyunda tartışılan iddialara yanıt veren MSB, ''Bölgesel sahiplik ilke...
Ümit Özdağ'dan Özgür Özel'e kritik çağrı!
Partisinin genel merkezinde düzenlediği basın toplantısında konuşan Zafer Partisi lideri Ümit Özdağ "Tüm Atatürkçü muhalefet partilerinin bir araya gelmesinin çok değerli olduğunu düşünüy...
Ekrem İmamoğlu'ndan İBB davasına ilişkin 'bilirkişi' tepkisi: 'Bu ihtimal matematiğe sığmaz!'
İBB’ye yönelik davalarla ilgili sosyal medya hesabından açıklamada bulunan tutuklu CHP'nin cumhurbaşkanı adayı ve İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, bilirkişi atamalarında aynı ismin birden fazl...
SOSYAL MEDYA
MAGAZİN
Mehmet Ali Erbil’in acı günü: Annesi Yurdagül Eken hayatını kaybetti
Ünlü şovmen Mehmet Ali Erbil, bir süredir sağlık sorunlarıyla mücadele eden 84 yaşındaki annesi Yurdagül Eken’in vefatıyla sarsıldı. Yakın zamanda kalça kemiği kırığı nedeniyle tedavi gör...
TEKNOLOJİ
EDİTÖR'ÜN SEÇTİKLERİ
‘Çocuklarda iletişim sorunları otizmin ilk işareti olabilir’
Çocuklarda erken yaşlarda ortaya çıkan iletişim ve sosyal etkileşim sorunlarının otizmin ilk belirtileri arasında yer alabileceğini belirten uzmanlar, ailelerin çocuklarının gelişim sürecini dikkatle takip etmesi gerektiğini vurguluyor. Çocuk ve Ergen Psikiyatrisi Uzmanı Dr. Umut Balatacı, özellikle erken çocukluk döneminde görülen bazı davranışsal farklılıkların erken tanı açısından önemli ipuçları verebileceğini söyledi.





Yorumlar
Bu haberde yorum bulunmamaktadir.