Soyer'den yeni 'kooperatif' paylaşımı: 'TOKİ, sermaye aktarım aracı oldu'
İZBETON ve kooperatiflerin taşeron şirketler eliyle yolsuzluk ve ihaleye fesat karıştırma' iddialarıyla 4 Temmuz'da tutuklanarak cezaevine gönderilen İzmir eski Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer, düşüncelerini kamuoyu ile paylaşmaya devam ediyor.
Düşünce ve fikirlerini cezaevinden kaleme alan Soyer, geçtiğimiz günlerde 'Konut Kooperatifçiliği'ni 7 bölümde irdeleyeceğini belirtmişti. Soyer, bugünkü paylaşımında, 3. bölüm olarak nitelendirdiği, konut kooperatifçiliğinin yükselişini ele aldı.
Soyer, yazısında Türkiye'deki konut politikalarının evrimini eleştirel bir bakış açısıyla değerlendirdi.
Soyer, 1984'te sosyal konut misyonu ile kurulan TOKİ'yi ele alarak, yıllar içerisinde kamu kaynaklarından ayrılarak büyük müteahhit firmaları ve finans sektörü için rant üretim aracına dönüştüğünü savundu.
Soyer'in yazısı şu şekilde:
"BÖLÜM 3 – KONUT KOOPERATİFÇİLİĞİNİN YÜKSELİŞİ: 1950 – 2002
Üretim biçimlerinde çeşitlenme, buna bağlı sosyo-ekonomik değişiklikler, kooperatifçilik konularını da çeşitlendirmeye başlamıştır.
1948’de kabul edilen Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi 25. maddesi barınma hakkını, konutu temel insan hakları arasında saymıştır.
Nitekim konut kooperatiflerinin gelişimi de İkinci Dünya Savaşı sonrasına tekabül eder. Savaş sırasındaki büyük yıkım nedeniyle Avrupa’da kooperatif konut üretimi devlet destekli bir konut politikası haline geldi.
Özellikle İsveç’te Konut Kooperatifleri Birliği, Almanya’da Konut Birlikleri, İtalya’da Yapı Kooperatifleri büyük ölçekli konut üretiminde belirleyici rol oynadılar.
1950’lerde Türkiye, sanayileşme ve kapitalistleşme sürecinin zorluklarıyla karşılaştı. Şehirlere yoğun göç ile gecekondu, ülkenin kentsel gerçeği haline geldi.
1960’a kadar Emlak ve Kredi Bankası ile Sosyal Sigortalar Kurumu, 1960’tan sonra da OYAK (Ordu Yardımlaşma Kurumu) eliyle çok sınırlı sayıda konuta kooperatif kredisi verilmiştir.
Bu yıllara kadar Devletin konut politikası, kendi örgütlenmesi içinde çalışanlarla, bir sosyal güvenlik sistemine sahip çalışanların konut ihtiyaçlarının karşılanması önceliğine dayalıydı.
1961-1980 döneminde, konut kooperatifçiliği, yasal düzenlemelerle kurumsal bir niteliğe kavuştu. 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu ile belediyelerin konut kooperatiflerine ortak olma imkanı doğdu.
Bu kurumsal altyapı ile Ankara Belediyesi öncülüğünde Kent Koop kuruldu ve 17 Ekim 1979’da faaliyete başlayan kooperatif Batıkent Projesini gerçekleştirdi, 28.674 konut kullanıma sunuldu.
1960’lardan itibaren Devlet, gecekondu + kooperatif + küçük ölçekli inşaat önceliğiyle dar gelirli vatandaşlar için sosyal konut politikası uyguladı.
12 Eylül Darbesi ile, 24 Ocak kararlarının uygulanabilmesi için neoliberal dönüşüm dönemi başlatıldı. 1980 sonrasının ilk Kalkınma Planında konut bir yatırım alanı ve ekonomiyi canlandırıcı bir unsur olarak ele alındı. Devlet tek tek konut yapmak yerine toplu konut projeleri ile ölçek ekonomisi yaratmak istedi.
1984 yılında 2985 sayılı Toplu Konut Kanunu ile Toplu Konut Fonu oluşturuldu. Fon, Genel Bütçe dışına alındı, çok zengin gelir kaynaklarına kavuşturuldu. Bu dönemde kurulan TOKİ, Toplu Konut Fonu’nu kullanarak 2002 yılına kadar 950.000 konuta kredi yoluyla finansman desteği sağladı ve 43.145 konutun inşaatını tamamladı. 1993 yılında Fon, TOKİ'den alınarak Genel Bütçeye aktarıldı. 2001’de tasfiye edildi.
2003 sonrasında TOKİ, AKP’nin konut politikalarının merkezine oturtuldu, Başbakanlığa bağlı özel statülü bir kurum haline getirildi. Yıllar içinde yapılan 14 ayrı yasal düzenlemeyle TOKİ inşaat sektörünün dinamiklerine yön veren en temel aktör oldu.
Kamu kuruluşu olmasına rağmen, TOKİ, Kamu İhale Kanunu kapsamı dışına çıkarıldı, mali açıdan denetimde olduğu Sayıştay’dan da koparılarak sadece Devlet Denetleme Kurulu’na tabi hale getirildi.
TOKİ, sosyal konut ve kentsel dönüşüm projeleriyle sosyal devlet misyonu üstlenmiş görünse de, büyük müteahhitlik firmaları, finans sektörü ve arsa spekülatörleri için bir sermaye aktarım mekanizması işlevi gördü. Hazine arazileri, özel projelere açılarak büyük rantlar yaratıldı, “hasılat paylaşım modeli” ile firmalara yüksek karlar sağlandı.
Değerli dostlar,
7 bölümlük dizinin yarınki 4. Bölümde Türkiye’de konut kooperatifçiliğinin 2002-2025 yılları arasındaki politikalarla ne duruma geldiğini paylaşacağım.
Sağlıcakla kalın..!
İzmir 1 Nolu F Tipi Yüksek Güvenlikli Ceza İnfaz Kurumu
Koğuş B/63
Buca - Kırklar"
Yorum Ekle
Diğer Haberler
Singapur’dan İzmir’e Dünya İkinciliği Gururu
İzmir İl Millî Eğitim Müdürlüğü himayesindeki Bilfen İzmir Fen Lisesi öğrencisi Deniz Ersan, Singapur’da düzenlenen uluslararası matematik yarışmalarında elde ettiği başarılarla Türkiye’y...
Egeli madenciler, 2026 yılı sonu için belirledikleri 1,5 milyar dolar ihracat hedefine 5 ay önce ulaştı
Temmuz ayında da ihracatını yüzde 47’lik artışla 106,8 milyon dolardan 157 milyon 100 bin dolara çıkaran EMİB, Ege İhracatçı Birlikleri çatısı altındaki 12 ihracatçı birliği arasında ihra...
İzmir'de konut satışları %18,8 oranında azaldı
Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre 2025 yılı Temmuz ayında İzmir’de 8 bin 64 olan konut satışı 2026 yılı Temmuz ayında %18,8 oranında azalarak 6 bin 547 oldu. Ülkemiz genel...
Aliapark Atlı Spor Kulübü’nde İlk Lisans Sınavı Gerçekleştirildi
Türkiye Binicilik Federasyonu ve Aliapark Atlı Spor Kulübü iş birliğiyle, Aliapark Atlı Spor Kulübü ve Terapi Merkezi’nde engel atlama lisans sınavı düzenlendi. Aliapark Atlı Spor Kulübü’...
Rektör Prof. Dr. Alcı MYO müdürleri ile bir araya geldi
EÜ üst yönetimi ile Meslek Yüksekokulları müdürlerini buluşturan toplantıda 2026-2027 eğitim-öğretim yılı hazırlıkları ve üniversite-sanayi iş birliği vizyonu masaya yatırıldı.
İZDENİZ personeline afet ve yangın eğitimi
İzmir Büyükşehir Belediyesi, afetlere karşı hazırlıklı bir toplum oluşturma hedefi doğrultusunda İZDENİZ personeline uygulamalı afet ve yangın eğitimi verdi. Eğitimlerde çök-kapan-tutun h...
Göl Gazinosu geçmişin ruhunu geleceğe taşıyor
İzmir Büyükşehir Belediyesi tarafından özgün mimarisine sadık kalınarak yeniden inşa edilen Kültürpark Göl Gazinosu, Cumhuriyet’in ilk yıllarından bugüne uzanan hatıraları hala canlı tutu...
Akarca’da geleceğe temiz bir iz bıraktılar
Seferihisar Belediyesi, Dünya Bokashi Günü’nde çevre duyarlılığını Akarca kıyılarına taşıdı. Yararlı mikroorganizmalarla hazırlanan Bokashi Topları, vatandaşların ve farklı ülkelerden kat...
İzmir için 'kuvvetli rüzgar' ve 'fırtına' uyarısı
İzmir Meteoroloji 2'nci Bölge Müdürlüğü tarafından yapılan açıklamada, yarın sabah saatlerinden itibaren rüzgarın kuzey ve kuzeydoğu yönlerden, İzmir'in merkezi ile Aliağa, Bayındır, Berg...
SOSYAL MEDYA
MAGAZİN
Mert Ramazan Demir’in yeni dizisi belli oldu
“Yalı Çapkını”nın ardından yeni projesi merak edilen Mert Ramazan Demir’in, “Susuz Yaz” dizisinin başrolü için prensipte anlaşmaya vardığı öne sürüldü. Necati Cumalı’nın eserinden uyarlan...
TEKNOLOJİ
EDİTÖR'ÜN SEÇTİKLERİ
Uzmanından miyofasyal ağrı sendromu uyarısı
Halk arasında "kulunç" olarak bilinen miyofasyal ağrı sendromunun stres, duruş bozukluğu ve klima kullanımına bağlı kas spazmlarından kaynaklanabileceği belirtildi. Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon Uzmanı Doç. Dr. Hamza Sucuoğlu, fizik tedavi, egzersiz, kuru iğneleme ve enjeksiyon yöntemleriyle bu ağrıların kontrol altına alınabileceğini söyledi.






Yorumlar
Bu haberde yorum bulunmamaktadir.