- Başkan Çiçek Talimat Verdi…
- AKP'den 'yeni anayasa' ile ilgili yeni hamle: 'Politika belgesi' hazırlığı başladı
- Komedyen Hasan Can Kaya evlendi
- Çorum Rıza Şehri Alevi Canlar Buluşması... Özgür Özel: 'Bugün dört koldan saldırı altındayız'
- 'Kürt kadın' fıkrası tepki çekmişti: Rahmi Koç hakkında soruşturma başlatıldı
Bakırhan'dan 'yeni süreç' uyarısı: 'Olumsuz kimi söylemlerle karşılaşabiliriz...'
DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, Diyarbakır’da gençlerle yaptığı toplantıda ''yeni sürece'' ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Bu süreçte gençlere önemli görevler düştüğü söyleyen Bakırhan, ''Olumsuz kimi pratiklerle, söylemlerle karşılaşabiliriz. Bunlar bizi korkutmalı, uzaklaştırmamalı. Biz toplumu savunacağımız gibi toplumu örgütleyeceğiz, barışı toplumsallaştıracağız'' dedi.
DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, Diyarbakır’da gençlerle buluşma programına katıldı.
Diyarbakır Şehir Tiyatrosu’nda yapılan buluşmada Bakırhan, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin 1 Ekim günü TBMM’de DEM Partililerin elini sıkmasıyla başlayan ve terör örgütü PKK lideri Abdullah Öcalan’ın PKK’nin feshedilmesine ilişkin yaptığı çağrıyla başlayan ''yeni sürece'' ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
"YENİ İTTİFAKLAR ORTAYA ÇIKIYOR"
Konuşmasında Orta Doğu’da yaşanan gelişmelere yer veren Bakırhan, Orta Doğu’da ciddi bir kırılmanın yaşandığı belirterek, şunları söyledi:
''Ne mutlu Kürt ve Türk gençlerine, ne mutlu bugün barışı mümkün kılanlara, ne mutlu bugün işte barış sürecinin başarıya ulaşması için emek ve çaba sarf ederek Türkiye’nin demokratikleşmesini, Kürt sorunun demokratik yollarla çözümü için emek harcayanlara. Dünya çok büyük bir sarsıntı yaşıyor. Çok büyük ekonomik krizler var. Kaoslar var. Hegemonik güçler ekonomiye, iş gücüne, ticaret yollarına egemen olmak için çatışmalar savaşlar çıkarmaya devam ediyor. Bugünün işi değil. Aslında emperyal akımın yaptığı ve yıllardır dünya coğrafyasına uyguladığı bir şeyden bahsediyorum.
Ama bu sefer ciddi bir kırılma var. Hemen yanı başımızda Orta Doğu’da dengeler değişiyor. Yönetimler değişiyor. Yeni ittifaklar ortaya çıkıyor. Bir taraftan bu hegemonik güçlerin Orta Doğu’da ve dünyada hayata geçirmeye çalıştığı yöntemlerin karşısında direnenler de var. Kuzey Doğu Suriye’de olduğu gibi Türkiye’nin, dünyanın dört bir yanında direnenler gibi bunu tersine çevirmeye çalışan, savaşsız, çatışmazsız, sömürüsüz bir dünyanın bir ülkenin mümkün olduğunu kanıtlamaya çalışan anlayışlar da var.''
''ÖCALAN BU GİRDABI UZUN SÜRE ÖNCE GÖRDÜ''
Terör örgütü PKK lideri Abdullah Öcalan’ın 27 Şubat’taki ''Barış ve Demokratik Toplum Çağrısı'' ile başlayan ''yeni sürece'' ilişkin gelişmelere de değinen Bakırhan, şöyle devam etti:
''Evet, umutsuzluk var, kriz var, kaos var ama bunun yanında direnenler umudu büyütenler ve bu umut uğruna bedel ödeyenler de var. İşte biz de tam da o umudu büyütenlerin durduğu yerde duruyoruz. O umudu yeşermeye çalışanların yanında durmaya, katkı sunmaya çalışıyoruz. Evet, dünya bir sarsıntı geçiriyor. Bizi de yeni bir dönem bekliyor. Alışık olduğumuz bir dönem değil. Hemen yanı başımızda bir dünya kuruluyor, yeni sistemler oluşturuluyor. Yanı başımızdaki tekçi otoriter, inkarcı ülkelerinde yaşayan bütün renkleri tek kalıba sıkıştırmaya çalışan rejimlerin yavaş yavaş sonu geliyor.
Demokrasisini sağlamış, siyasetini demokratikleştirmiş, kendi ülkesindeki bütün haklara ve inançlara eşit davranan ülkeler ne sarsılır, ne Orta Doğu’daki bu girdaba kapılır, ne de hegemonik güçlerin oyununa zemin oluşturmaz. İşte Sayın Öcalan’ın yaptığı çağrıyla bunu ifade ediyor. Sayın Öcalan bu girdabı uzun süre önce gördü. Türk ve Kürt haklarını birlikteliği ittifakı diğer halklar ve inançlar dahil olmak üzere kendi arasındaki demokratik zeminin, hukukun bu fırtınadan, bu girdaptan en az zararla çıkabileceğini düşünerek yeni bir sürecin kapısını araladı. Yeni bir başlangıç yaptı."
''27 ŞUBAT ÇAĞRISI BERLİN DUVARI GİBİ O DUVARLARIN YIKILDIĞININ ÇAĞRISIDIR"
"Tabii ki haklı olarak belki sizin içinizde de vardır. İnsanlar soruyor, sorguluyor. Bu dönem niye böyle oldu? Böyle bir başlangıca niye ihtiyaç duyuldu sorusunu sürekli duyuyoruz. Bunu da size Sri Lanka devleti ile devlet ve Tamiller arasında uzun süre devam eden o çatışma sürecinden sonra 1990’larda kurulan bir masada bir Tamil komutanına sorulan bir soruyla açıklık getirmek istiyorum. 90’larda artık tam Sri Lanka ile Tamiller masaya oturuyor. Tamil halkından bir vatandaş Tamil komutanına diyor ki niye bu süreç? Tabii komutan diyor ki “Berlin Duvarı yıkıldı.” Tabii Tamil nerede? Berlin nerede? Arada neredeyse on bin kilometre bir uzaklık var. Tabii şeyi merak ediyor cevabını. Komutan diyor ki yıkılan “Berlin Duvarı değildi, yıkılan bir dönemdi. Bu döneme ayak uyduramazsak bir Tamil de yıkılır, Sri Lanka’da yıkılır diyor.
İşte Sayın Öcalan da yıkılan Suriye rejimi değil aslında bir dönemdir. Bir süreçtir. Bu dönemi, bu süreci anlamayan, algılamayan bu ve bu süreç karşısında sağlam demokratik bir irade, yeni bir yol ve yöntem bulamayanlar da yıkılır diyor. 27 Şubat çağrısı da hepimize yeni bir dönemin, yeni bir sürecin aslında başladığını ve bu süreçten en başta Kürtlerin, halkların, Alevilerin, diğer inançların en az zararla çıkmasının kapısını araladı. 27 Şubat çağrısı bu yeni dönemi en iyi okuyan, yeni dönemde Türk ve Kürt halkının bin yıllık o tarihsel ittifakını da dikkate alarak bundan sonra yaşayacağımız yüz yılları ve bin yılları garantiye alan halklar arasında örünen Berlin Duvarı gibi o duvarların yıkıldığının çağrısıdır. Sayın Öcalan halklar arasındaki o duvarı aslında işaret ediyor. Berlin Duvarı gibi artık o sonra yeni bir süreçte halkların artık birlikte demokratik bir zeminde kendi kimlikleriyle yaşaması gerektiğinin çağrısını yapıyor.''
'TÜRKİYE TOPLUMUNU, SİYASETİNİ DEĞİŞTİRMEK İÇİN KOLLARI SIVAMAMIZ GEREKİYOR HEP BİRLİKTE'
Bakırhan, bu süreçte gençlere büyük bir görev düştüğünü ifade ederek, şöyle konuştu:
''Hepimize büyük görev ve sorumluluklar düşüyor değerli arkadaşlar. Bu yeni dönemi en iyi siz anlarsınız, en iyi siz okursunuz. Yani gençler dinamik nitelikli okumalar yapar. Gençler yaptıkları okumalarla bu sürece sahip çıkabilirlerse işte bu duvarlar tamamen ortadan kalkarak demokratik bir cumhuriyete, demokratik bir ülkeye, Kürtlerin Alevilerin ve diğer halkların ve inançların ötekileştirilmediği, yok sayılmadığı zorla baskıyla inkarcı bir anlayışla tek bir kimliğe hapsedilmediği bir Türkiye'yi birlikte yaratabiliriz, inşa edebiliriz. Sorumluluğunuz çok büyük. Biliyorum. Ülkede yıllardır anti-gençlik siyaseti yürüdü. Gençler bir tehdit ve tehlike olarak görüldü.
Gençler politikleşmesin, gençler ülkenin sorunlarına sahip çıkmasın diye çok kirli, karanlık politikalar ve uygulamalar da gençler üzerinden hayata geçirildi. Kemal Kurtkurt, Aydın Erdem, Serzan Kurtlar da bu politikaların kurbanları oldular. Ve daha niceleri. İşte tam da bu toplumun aslında en fazla dışlanan en fazla baskılanan sınıfı olarak bu yeni dönem en çok siz gençlere bir kapı aralıyor. Daha özgür bir ortam, daha nitelikli, daha kaliteli bir eğitim, gençlerin barınabildiği, okuyabildiği iş buldu, aş buldu, en önemlisi yeri geldiği zaman toplumu savunduğu, bir sürecin kapılarını aralıyor. Evet, toplumu savunmak çok iyi hatırlarsınız. Sayın Öcalan'ın aslında çok uzun süre ve önce savunmalarında belirttiği çok önemli bir belirlemeydi. Eko-kırımın karşısında durmak, toplumu savunmaktır.
Bu ekonomik krizin emekçileri, yoksullara ödediği faturanın karşısında durmak, kadın kırımının karşısında durmak daha demokratik, daha özgürlükçü bir Türkiye sağlamak işte tam da bu antigençlik politikalarını aslında karşı durmaktır. Dolayısıyla bu süreç en başta gençlerin sorumluluk alacağı bir süreçtir. Sağa sola bakmaya aleyhte yazılanlara çizilenlere yapılan yorumlara takınmadan karşıdaki sürecin yürütücülerinin kim olduğunu, geçmişte hangi nitelikte olduklarına takınmadan Türkiye toplumunu, siyasetini değiştirmek için kolları sıvamamız gerekiyor hep birlikte. Sistemler durduğu yerde değişmez. Sistemler değişmek istemez. Sistemler sistemlerin en büyük korkusu demokratikleşmedir. Özgürlüklerdir, özgürlüklerin ve demokratikleşmenin olduğu bir sistemde cezaevleri iki kattı tutsakla dolu olmaz. 700 bin arkadaşımız, genç yoldaşımız okul ücretlerini karşılayamadıkları için okullarını dondurdular. Bırakmak zorunda kaldılar. Kaldı ki bin bir zorlukla bitirilen okuldan sonra alınan diplomanın da bir karşılığı artık bir kalmadı. Liyakat yok. Niteliğin önemsenmediği süreçleri yaşadık. İşte bunların tamamını önlemek.''
''BARIŞ TOPLUMSALLAŞIRSA ART NİYETLİ OLANLAR BİR SÜRECİ BAŞKA AMAÇLARLA YAPMAK İSTEYENLER BUNU YAPAMAZ''
"Türkiye'de demokratik bir zemin oluşturmak, bu demokratik zeminde, gençlerin, kadınların, Kürtlerin, Alevilerin ve Türkiye'de yaşayan 85 milyon insanın kardeşçe, eşitçe eşit haklara sahip oldukları bir Türkiye mücadelesi bizleri bekliyor. Olumsuz kimi pratiklerle, söylemlerle karşılaşabiliriz. Bunlar bizi korkutmalı, uzaklaştırmamalı. Biz toplumu savunacağımız gibi toplumu örgütleyeceğiz. Barışı toplumsallaştıracağız. Barış toplumsallaşırsa art niyetli olanlar bir süreci başka amaçlarla yapmak isteyenler bunu yapamaz. Bugün Amed'deyiz.
Amed bizim için çok tarihi ve duygusal bir öneme sahiptir. Bizim en önemli direniş, duruş, nitelik, birikim ve bu süreçleri en iyi algılayan, anlayan yanıtını veren bir kent olması itibarıyla bu 27 Şubat barış ve demokratik toplum çağrısını da en iyi hayata geçirecek, en iyi işleyecek, en iyi anlatacak, en iyi toplumsallaştıracak zemin de bugün burada birlikte oturduğumuz bu salondadır. Bunu başaracağımıza inanıyorum. Yolumuz açık. Önümüz açık. Çok önemli bir çağrı önümüzde duruyor. Demokratik toplum çağrısı sadece Kürt'e değil, 85 milyona demokrasi istiyor. Sadece Kürt'ün özgürlüğü değil, Kürt'ün dışında Türkiye'de yaşayan bütün dillerin özgürlüğünü savunuyor.'' Cumhuriyet
Yorum Ekle
Diğer Haberler
AKP'den 'yeni anayasa' ile ilgili yeni hamle: 'Politika belgesi' hazırlığı başladı
AKP’de, "yeni anayasa" hedefiyle oluşturulan komisyon tarafından yürütülen çalışmaların son aşamaya geldiği ve bu konuda partinin bakış açısını yansıtacak bir "politika belgesi" hazırlana...
Rahmi Koç'un 'Kürt kadın fıkrasına' DEM Parti ve AKP'den tepki
İzmir Amerikan Hastanesi'nin açılışında konuşan Rahmi Koç'un anlattığı ve 'Kürt kadın fıkrası' tepki çekti. DEM Partili Pervin Buldan ile AKP Sözcüsü Ömer Çelik, sözleri sert ifadelerle e...
Özgür Özel programını iptal etti, Meclis'te olacak: Salı günü kürsüde kim konuşacak?
CHP lideri Özgür Özel, TBMM'de Salı günü gerçekleştirilecek partisinin grup toplantısı için Manisa programını iptal etti. Özel'in Meclis'te olacağı öğrenildi.
Kılıçdaroğlu'nun sıradaki hedefi il başkanları
Mahkeme kararıyla CHP'de Genel Başkanlık görevine atanan Kemal Kılıçdaroğlu'nun partinin il başkanları ile görüşeceği ve kendisine karşı olanları disipline sevk edeceği iddia edildi. 'Mut...
İstanbul'da 2 suç örgütüne operasyon: 27 gözaltı
İstanbul Emniyet Müdürlüğü Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ve İstihbarat Şube Müdürlüğü ekiplerince, Bakırköy ve Beykoz Cumhuriyet Başsavcılıkları koordinesinde yürütülen çalışm...
Atatürkçü yurttaşları hedef aldı, tepkiler sonrası istifa etti
AKP’li Terme Belediye Meclis Üyesi Rümeysa Eker’in sosyal medya paylaşımı kamuoyunda tepki topladı. Eker, eleştirilerin ardından belediye meclisi ve parti üyeliğinden istifa ederken payla...
Özel kanadı kurultay istiyor, Kılıçdaroğlu kanadı ‘tedbir’ savunmasında ısrarcı: CHP’de ‘iyi niyet’ diplomasisi
CHP’de milletvekilleri ve belediye başkanlarından oluşan ayrı heyetler; seçilmiş ve mahkeme kararıyla göreve getirilmiş yönetimler arası arabuluculuk yapmaya çalışıyor. İki tarafın da res...
Erdoğan’ın talimatıyla teşkilatlara neşter: 6 ayda 50 ilde değişim iddiası
Oy kaybını durdurmak ve seçim sürecine yeni bir kadroyla girmek isteyen AKP yönetimi, teşkilatlarda kapsamlı değişim hazırlığında. AKP Teşkilat Başkanlığı, 2 gün önce 4 il başkanlığında d...
AKP, TSK personeline yönelik 17 maddelik kanun teklifini TBMM'ye sundu
AKP, TSK personelinin özlük haklarına ilişkin 17 maddelik kanun teklifini TBMM Başkanlığı'na sundu. Teklifin detaylarını açıklayan AKP Grup Başkanı Abdullah Güler, 7 hizmet yılını doldura...
SOSYAL MEDYA
MAGAZİN
Komedyen Hasan Can Kaya evlendi
Komedyen Hasan Can Kaya, uzun süredir birlikte olduğu Duygu Karabaş ile ABD’de evlendi. Kaya, nikah haberini sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımla duyurdu. “Konuşanlar” programıyla t...
TEKNOLOJİ
EDİTÖR'ÜN SEÇTİKLERİ
'Beslenme programı kişiye özel olmalı'
6 Haziran Diyetisyenler Günü dolayısıyla değerlendirmelerde bulunan Diyetisyen Fatma Betül Çelebi, kişiye özel planlanması gereken beslenme programlarının ciddi bir uzmanlık gerektirdiğine dikkat çekerek; diyetisyenlerin hastalıkların yönetiminden sağlıklı yaşam alışkanlıklarının kazandırılmasına kadar hayatın her evresinde kritik bir rol üstlendiğini ifade etti.






Yorumlar
Bu haberde yorum bulunmamaktadir.