Yukarı
425726

Bakırhan'dan 'yeni süreç' uyarısı: 'Olumsuz kimi söylemlerle karşılaşabiliriz...'

30 Nisan 2025 17:00

DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, Diyarbakır’da gençlerle yaptığı toplantıda ''yeni sürece'' ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Bu süreçte gençlere önemli görevler düştüğü söyleyen Bakırhan, ''Olumsuz kimi pratiklerle, söylemlerle karşılaşabiliriz. Bunlar bizi korkutmalı, uzaklaştırmamalı. Biz toplumu savunacağımız gibi toplumu örgütleyeceğiz, barışı toplumsallaştıracağız'' dedi.

DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, Diyarbakır’da gençlerle buluşma programına katıldı.

Diyarbakır Şehir Tiyatrosu’nda yapılan buluşmada Bakırhan, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin 1 Ekim günü TBMM’de DEM Partililerin elini sıkmasıyla başlayan ve terör örgütü PKK lideri Abdullah Öcalan’ın PKK’nin feshedilmesine ilişkin yaptığı çağrıyla başlayan ''yeni sürece'' ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

"YENİ İTTİFAKLAR ORTAYA ÇIKIYOR"

Konuşmasında Orta Doğu’da yaşanan gelişmelere yer veren Bakırhan, Orta Doğu’da ciddi bir kırılmanın yaşandığı belirterek, şunları söyledi:

''Ne mutlu Kürt ve Türk gençlerine, ne mutlu bugün barışı mümkün kılanlara, ne mutlu bugün işte barış sürecinin başarıya ulaşması için emek ve çaba sarf ederek Türkiye’nin demokratikleşmesini, Kürt sorunun demokratik yollarla çözümü için emek harcayanlara. Dünya çok büyük bir sarsıntı yaşıyor. Çok büyük ekonomik krizler var. Kaoslar var. Hegemonik güçler ekonomiye, iş gücüne, ticaret yollarına egemen olmak için çatışmalar savaşlar çıkarmaya devam ediyor. Bugünün işi değil. Aslında emperyal akımın yaptığı ve yıllardır dünya coğrafyasına uyguladığı bir şeyden bahsediyorum.

Ama bu sefer ciddi bir kırılma var. Hemen yanı başımızda Orta Doğu’da dengeler değişiyor. Yönetimler değişiyor. Yeni ittifaklar ortaya çıkıyor. Bir taraftan bu hegemonik güçlerin Orta Doğu’da ve dünyada hayata geçirmeye çalıştığı yöntemlerin karşısında direnenler de var. Kuzey Doğu Suriye’de olduğu gibi Türkiye’nin, dünyanın dört bir yanında direnenler gibi bunu tersine çevirmeye çalışan, savaşsız, çatışmazsız, sömürüsüz bir dünyanın bir ülkenin mümkün olduğunu kanıtlamaya çalışan anlayışlar da var.''

''ÖCALAN BU GİRDABI UZUN SÜRE ÖNCE GÖRDÜ''

Terör örgütü PKK lideri Abdullah Öcalan’ın 27 Şubat’taki ''Barış ve Demokratik Toplum Çağrısı'' ile başlayan ''yeni sürece'' ilişkin gelişmelere de değinen Bakırhan, şöyle devam etti:

''Evet, umutsuzluk var, kriz var, kaos var ama bunun yanında direnenler umudu büyütenler ve bu umut uğruna bedel ödeyenler de var. İşte biz de tam da o umudu büyütenlerin durduğu yerde duruyoruz. O umudu yeşermeye çalışanların yanında durmaya, katkı sunmaya çalışıyoruz. Evet, dünya bir sarsıntı geçiriyor. Bizi de yeni bir dönem bekliyor. Alışık olduğumuz bir dönem değil. Hemen yanı başımızda bir dünya kuruluyor, yeni sistemler oluşturuluyor. Yanı başımızdaki tekçi otoriter, inkarcı ülkelerinde yaşayan bütün renkleri tek kalıba sıkıştırmaya çalışan rejimlerin yavaş yavaş sonu geliyor.

Demokrasisini sağlamış, siyasetini demokratikleştirmiş, kendi ülkesindeki bütün haklara ve inançlara eşit davranan ülkeler ne sarsılır, ne Orta Doğu’daki bu girdaba kapılır, ne de hegemonik güçlerin oyununa zemin oluşturmaz. İşte Sayın Öcalan’ın yaptığı çağrıyla bunu ifade ediyor. Sayın Öcalan bu girdabı uzun süre önce gördü. Türk ve Kürt haklarını birlikteliği ittifakı diğer halklar ve inançlar dahil olmak üzere kendi arasındaki demokratik zeminin, hukukun bu fırtınadan, bu girdaptan en az zararla çıkabileceğini düşünerek yeni bir sürecin kapısını araladı. Yeni bir başlangıç yaptı."

''27 ŞUBAT ÇAĞRISI BERLİN DUVARI GİBİ O DUVARLARIN YIKILDIĞININ ÇAĞRISIDIR"

"Tabii ki haklı olarak belki sizin içinizde de vardır. İnsanlar soruyor, sorguluyor. Bu dönem niye böyle oldu? Böyle bir başlangıca niye ihtiyaç duyuldu sorusunu sürekli duyuyoruz. Bunu da size Sri Lanka devleti ile devlet ve Tamiller arasında uzun süre devam eden o çatışma sürecinden sonra 1990’larda kurulan bir masada bir Tamil komutanına sorulan bir soruyla açıklık getirmek istiyorum. 90’larda artık tam Sri Lanka ile Tamiller masaya oturuyor. Tamil halkından bir vatandaş Tamil komutanına diyor ki niye bu süreç? Tabii komutan diyor ki “Berlin Duvarı yıkıldı.” Tabii Tamil nerede? Berlin nerede? Arada neredeyse on bin kilometre bir uzaklık var. Tabii şeyi merak ediyor cevabını. Komutan diyor ki yıkılan “Berlin Duvarı değildi, yıkılan bir dönemdi. Bu döneme ayak uyduramazsak bir Tamil de yıkılır, Sri Lanka’da yıkılır diyor.

İşte Sayın Öcalan da yıkılan Suriye rejimi değil aslında bir dönemdir. Bir süreçtir. Bu dönemi, bu süreci anlamayan, algılamayan bu ve bu süreç karşısında sağlam demokratik bir irade, yeni bir yol ve yöntem bulamayanlar da yıkılır diyor. 27 Şubat çağrısı da hepimize yeni bir dönemin, yeni bir sürecin aslında başladığını ve bu süreçten en başta Kürtlerin, halkların, Alevilerin, diğer inançların en az zararla çıkmasının kapısını araladı. 27 Şubat çağrısı bu yeni dönemi en iyi okuyan, yeni dönemde Türk ve Kürt halkının bin yıllık o tarihsel ittifakını da dikkate alarak bundan sonra yaşayacağımız yüz yılları ve bin yılları garantiye alan halklar arasında örünen Berlin Duvarı gibi o duvarların yıkıldığının çağrısıdır. Sayın Öcalan halklar arasındaki o duvarı aslında işaret ediyor. Berlin Duvarı gibi artık o sonra yeni bir süreçte halkların artık birlikte demokratik bir zeminde kendi kimlikleriyle yaşaması gerektiğinin çağrısını yapıyor.''

'TÜRKİYE TOPLUMUNU, SİYASETİNİ DEĞİŞTİRMEK İÇİN KOLLARI SIVAMAMIZ GEREKİYOR HEP BİRLİKTE'

Bakırhan, bu süreçte gençlere büyük bir görev düştüğünü ifade ederek, şöyle konuştu:

''Hepimize büyük görev ve sorumluluklar düşüyor değerli arkadaşlar. Bu yeni dönemi en iyi siz anlarsınız, en iyi siz okursunuz. Yani gençler dinamik nitelikli okumalar yapar. Gençler yaptıkları okumalarla bu sürece sahip çıkabilirlerse işte bu duvarlar tamamen ortadan kalkarak demokratik bir cumhuriyete, demokratik bir ülkeye, Kürtlerin Alevilerin ve diğer halkların ve inançların ötekileştirilmediği, yok sayılmadığı zorla baskıyla inkarcı bir anlayışla tek bir kimliğe hapsedilmediği bir Türkiye'yi birlikte yaratabiliriz, inşa edebiliriz. Sorumluluğunuz çok büyük. Biliyorum. Ülkede yıllardır anti-gençlik siyaseti yürüdü. Gençler bir tehdit ve tehlike olarak görüldü.

Gençler politikleşmesin, gençler ülkenin sorunlarına sahip çıkmasın diye çok kirli, karanlık politikalar ve uygulamalar da gençler üzerinden hayata geçirildi. Kemal Kurtkurt, Aydın Erdem, Serzan Kurtlar da bu politikaların kurbanları oldular. Ve daha niceleri. İşte tam da bu toplumun aslında en fazla dışlanan en fazla baskılanan sınıfı olarak bu yeni dönem en çok siz gençlere bir kapı aralıyor. Daha özgür bir ortam, daha nitelikli, daha kaliteli bir eğitim, gençlerin barınabildiği, okuyabildiği iş buldu, aş buldu, en önemlisi yeri geldiği zaman toplumu savunduğu, bir sürecin kapılarını aralıyor. Evet, toplumu savunmak çok iyi hatırlarsınız. Sayın Öcalan'ın aslında çok uzun süre ve önce savunmalarında belirttiği çok önemli bir belirlemeydi. Eko-kırımın karşısında durmak, toplumu savunmaktır.

Bu ekonomik krizin emekçileri, yoksullara ödediği faturanın karşısında durmak, kadın kırımının karşısında durmak daha demokratik, daha özgürlükçü bir Türkiye sağlamak işte tam da bu antigençlik politikalarını aslında karşı durmaktır. Dolayısıyla bu süreç en başta gençlerin sorumluluk alacağı bir süreçtir. Sağa sola bakmaya aleyhte yazılanlara çizilenlere yapılan yorumlara takınmadan karşıdaki sürecin yürütücülerinin kim olduğunu, geçmişte hangi nitelikte olduklarına takınmadan Türkiye toplumunu, siyasetini değiştirmek için kolları sıvamamız gerekiyor hep birlikte. Sistemler durduğu yerde değişmez. Sistemler değişmek istemez. Sistemler sistemlerin en büyük korkusu demokratikleşmedir. Özgürlüklerdir, özgürlüklerin ve demokratikleşmenin olduğu bir sistemde cezaevleri iki kattı tutsakla dolu olmaz. 700 bin arkadaşımız, genç yoldaşımız okul ücretlerini karşılayamadıkları için okullarını dondurdular. Bırakmak zorunda kaldılar. Kaldı ki bin bir zorlukla bitirilen okuldan sonra alınan diplomanın da bir karşılığı artık bir kalmadı. Liyakat yok. Niteliğin önemsenmediği süreçleri yaşadık. İşte bunların tamamını önlemek.''

''BARIŞ TOPLUMSALLAŞIRSA ART NİYETLİ OLANLAR BİR SÜRECİ BAŞKA AMAÇLARLA YAPMAK İSTEYENLER BUNU YAPAMAZ''

"Türkiye'de demokratik bir zemin oluşturmak, bu demokratik zeminde, gençlerin, kadınların, Kürtlerin, Alevilerin ve Türkiye'de yaşayan 85 milyon insanın kardeşçe, eşitçe eşit haklara sahip oldukları bir Türkiye mücadelesi bizleri bekliyor. Olumsuz kimi pratiklerle, söylemlerle karşılaşabiliriz. Bunlar bizi korkutmalı, uzaklaştırmamalı. Biz toplumu savunacağımız gibi toplumu örgütleyeceğiz. Barışı toplumsallaştıracağız. Barış toplumsallaşırsa art niyetli olanlar bir süreci başka amaçlarla yapmak isteyenler bunu yapamaz. Bugün Amed'deyiz.

Amed bizim için çok tarihi ve duygusal bir öneme sahiptir. Bizim en önemli direniş, duruş, nitelik, birikim ve bu süreçleri en iyi algılayan, anlayan yanıtını veren bir kent olması itibarıyla bu 27 Şubat barış ve demokratik toplum çağrısını da en iyi hayata geçirecek, en iyi işleyecek, en iyi anlatacak, en iyi toplumsallaştıracak zemin de bugün burada birlikte oturduğumuz bu salondadır. Bunu başaracağımıza inanıyorum. Yolumuz açık. Önümüz açık. Çok önemli bir çağrı önümüzde duruyor. Demokratik toplum çağrısı sadece Kürt'e değil, 85 milyona demokrasi istiyor. Sadece Kürt'ün özgürlüğü değil, Kürt'ün dışında Türkiye'de yaşayan bütün dillerin özgürlüğünü savunuyor.'' Cumhuriyet



Yorumlar

Bu haberde yorum bulunmamaktadir.

Yorum Ekle


Diğer Haberler

Ankara’da butlan yönetimden seçilmişlere ihtarname

Seçilmiş CHP Ankara İl Başkan Vekili Yüksel Işık, butlan yönetimi tarafından atanan il başkanlığının ihtarname göndererek, binadan çıkılmasını istediğini açıkladı. Işık, “Bizim, binalar, ...

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin acı günü

MHP, Ülkücü Ocakları'nın eski yöneticilerinden Soner Arın'ın hayatını kaybettiğini duyurdu. Arın'ın, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli ile üniversite yıllarında birlikte görev yaptığı beli...


14 ilde siber suçlara yönelik operasyon: 306 şüpheli yakalandı

Bakanlıktan yapılan açıklamaya göre; Emniyet Genel Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Daire Başkanlığı, MASAK ve Cumhuriyet Başsavcılıkları koordinesinde; İl Emniyet Müdürlükleri Siber Suç...

Trump'ın 'Ankara' programı belli oldu: İlk durak Anıtkabir, ardından Erdoğan ile görüşecek

ABD Başkanı Donald Trump'ın, 7-8 Temmuz'da Ankara'da düzenlenecek NATO Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi kapsamındaki ziyaret programı netleşti. Trump'ın Ankara'da ilk olarak Anıtkabir...


Ekrem İmamoğlu gündem olan o kareyi paylaştı: 'Bu fotoğrafı görünce içim yandı'

Tutuklu İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, Beylikdüzü Belediye Başkanı Mehmet Murat Çalık'ın annesi Gülseren Çalık'ın İBB Davası'na ara verildiği an tek başına bekleyişini sürdürdüğü o kareyi pa...

Ulaştırma Bakanlığı ve EPDK'da kritik atamalar

Resmi Gazete’de yayımlanan Cumhurbaşkanı kararlarıyla, Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı Bakan Yardımcısı Ömer Fatih Sayan ile Ahmet Çağrı Çiçek Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu üyeliğine; A...


Sigara İçenler İçin Yeni Karar: Resmi Gazete'de Yayımlandı! Artık Devlet Karşılayacak

Sigarayı bırakmak isteyen milyonlarca vatandaşı ilgilendiren yeni düzenleme Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girdi. Cumhurbaşkanı kararıyla, sosyal güvencesi bulunup bulunmadığına b...

NATO Zirvesi hazırlıklarında son durum: Bazı noktalarda barikatlar kuruldu

Ankara'da 7-8 Temmuz tarihlerinde düzenlenecek 36. NATO Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi kapsamında hazırlıklar devam ediyor. Atatürk Bulvarı, İran Caddesi ve Polonya Caddesi'nin bazı...


'Bu olağanüstü acele ve ısrarın arkasında ne var?'

Aile Dayanışma Ağı’nın 38. buluşmasında konuşan Ekrem İmamoğlu'nun eşi Dilek Kaya İmamoğlu, “Dört aydır devam eden bir duruşmanın yalnızca bir hafta daha uzamasında ne gibi bir hukuki sak...

SOSYAL MEDYA


MAGAZİN

Farah Zeynep Abdullah'tan Deniz Göktaş'a destek

Ünlü oyuncu Farah Zeynep Abdullah, komedyen Deniz Göktaş'ın tutuklanmasına tepki göstererek, "Kendi de ters kelepçe takılmasına veya tutuklanmasına şaşırmamıştır, biz de artık şaşırmayaca...

TEKNOLOJİ

EDİTÖR'ÜN SEÇTİKLERİ

Yaz aylarında doğal ve sağlıklı cilt bakımı...

Hem cildin nem dengesini korumak hem de güneşin yıpratıcı etkilerinden arınmak için yaz aylarında doğal ve sağlıklı cilt bakımı... Yaz mevsiminin gelmesiyle birlikte artan sıcaklıklar ve güneş ışığı, cilt bakım rutinlerimizde köklü değişiklikler yapmamızı zorunlu kılıyor.

ÇOK YORUMLANANLAR

ÇOK OKUNANLAR