- Özgür Özel'den Erdoğan'a jet 'fon skandalı' yanıtı: 'Hiç lafı eveleyip geveleme... Yakalandınız!'
- Erdoğan'dan 'fon krizi' açıklaması: Muhalefeti hedef aldı, 'hiç kimsenin yatırımcıları tedirgin etmeye hakkı yoktur' dedi
- Ankara’daki büyük törende İzmir’e Volt Teknoloji gururu… Hürkuş’u devlerle uçurdu!
- Borsa İstanbul'da 43 hissede 2.4 trilyon liralık erime!
- Kurtulmuş'tan 'dokunulmazlık dosyaları' açıklaması
'Üç Bakanlık da ‘ben görmedim, duymadım, bilmiyorum’ oynuyor'
CHP Genel Başkan Yardımcısı Deniz Yavuzyılmaz, İliç faciası davasını izlemek üzere Erzincan’a geldi. Yavuzyılmaz, "Denetimi doğru düzgün yapmayarak asli kusurlu hale gelen ancak bu kusurları buharlaştırılan, kamu görevlileriyle ilgili de mutlaka bu soruşturmanın yapılması gerekiyor. Bundan ne Enerji Bakanlığı ne Çevre Bakanlığı ne de Çalışma Bakanlığı yetkilileri kaçabilir" dedi.
Erzincan'ın İliç ilçesinde Çöpler Altın Madeni'nde 13 Şubat 2024 tarihinde meydana gelen liç yığının çökmesi sonucu Adnan Keklik, Kenan Öz, Ramazan Çimen, Uğur Yıldız, Abdurrahman Şahin, Fahrettin Keklik, Mehmet Kazar, Şaban Yılmaz ve Hüseyin Kara yaşamını yitirmiş, İsa Taşdelen ve İshak Demir ise yaralanmıştı. Olayla ilgili açılan davanın ilk duruşması bugün yapılıyor.
CHP, DEM Parti ve TİP’li milletvekilleri, davayı izlemek üzere Erzincan’a gitti. Burada duruşma öncesi açıklama yapan CHP Genel Başkan Yardımcısı Deniz Yavuzyılmaz, şunları söyledi:
“13 Şubat 2024 tarihinde İliç’te Anagold şirketinin işlettiği altın madeni sahasında bir felaket yaşandı ve 9 işçimiz hayatını kaybetti. Bu felaket olduğu andan itibaren bölgede hep birlikte bu olayın üzeri örtülmesin diye büyük bir mücadeleye girdik. Aynı zamanda burada verilen mücadelenin buna benzer bir başka felaketin de gerçekleşmesine engel olması için hep birlikte mücadele ettik. Hazırlanan bilirkişi raporları, bilimsel raporlar, daha önce bu altın maden sahasında yapılan usulsüzlükler, buna benzer felaketlerin habercisi olarak yaşanmış olan olaylar dikkate alındığında, buradaki felaketin, doğal bir afet olmadığı açık ve net bir şekilde görülüyor.
Burada bu maden sahasının nihayet ÇED raporları hazırlanırken, bu raporlar yetkililer tarafından imzalanıp, onaylanırken ve sahada altın maden üretimi bu doğrultuda yapılırken bu felakete giden yolun taşlarının bir bir döşendiğine şahitlik ediyoruz. 2021 yılında altın maden sahasının ikinci kapasite artışına ÇED onayı veren yetkililer bilirkişi raporlarında asli kusurlu sayıldı. Ve bu yetkililerin başında da dönemin Çevre Bakanı Murat Kurum'un geldiğini resmi belgelerle kanıtladık. Bu kanıt ortaya konduktan sonra dönemin Çevre Bakanı, kurtarılmak istendi ve bu doğrultuda bir bilirkişi oyunu yapılarak önce bilirkişi değiştirildi, ardından yeni bir bilirkişi heyeti raporu hazırlatıldı ve başta Murat Kurum olmak üzere yetkililerin asli kusuru buharlaştırıldı. Ancak bu işlem yapılırken de AK Partili üst düzey yetkililer yine bu durumu da ellerine, yüzlerine bulaştırdı. Çünkü hazırlanan fezlekeye göre sadece ikinci kapasite artışı değil, aynı zamanda 2020 bir yılında onayları alınıp sahada üretime geçilen Faz 4B adı verilen bir başka kapasite artışının daha yapıldığı tespit edildi. Biz de Faz 4B ile ilgili projeleri yine Çevre Bakanlığı yetkililerinin onayladığını belgesiyle tespit ettik.
Fezlekeye göre Faz 4B kapasite artışı ve bu artışa sebep veren projelerdeki hatalar ve onay süreçleri de dikkate alındığında, bu yaşanan felaketin kök nedenlerinin başında geliyor. Faz 4B kapasite artışı onayının altında da Bakan adına atılmış imzalar var. Yani yine şu anda Çevre, Şehricilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’na yeniden adeta ödüllendirilerek getirilen Murat Kurum’un imzası var.
"Felaket göz göre göre geliyor"
Fezlekede aynı zamanda buradaki bu faciaya giden yolun sebepleri bir bir anlatılıyor ve çarpıcı bir tespit olarak ortaya konuyor ki, 2022 yılı itibarıyla Anagold şirketi İliç Altın Maden Sahası'nda bir üretim stratejisi değişikliğine gidiyor. Bu değişikliği de fezlekedeki tablolarla gösterildiği üzere kaymanın yaşandığı yığın liç sahasında serilen malzeme ve bu malzemenin içinde kullanılan solisyonun oranında değişik yapılıyor. Ve bu yığın liç sahasında kullanılan sıvı miktarı en yüksek seviyeye getiriliyor. Dolayısıyla da sıvılaşma artıyor, buradaki kayam yığın liç malzemesi artık durağanlılığını kaybediyor ve felaket göz göre göre geliyor.
"Bundan ne Enerji Bakanlığı, ne Çevre Bakanlığı ne de Çalışma Bakanlığı yetkilileri kaçabilir"
Ne kadar çok solüsyon kullanılırsa, o kadar çok altın üretildiğini biliyoruz. O nedenle de bu sahada bir üretim baskısı yapıldığını, bir zorlamanın yapıldığını, karlılık hırsıyla tedbirlerin alınmadığını görüyoruz. Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde kurulan İliç Faciasını Araştırma Komisyonu’nda ortaya çıktı ki; Bakanlıkların hiçbiri sorumluluk kabul etmiyor. Çevre Bakanlığı yetkililerine soruyorsunuz, diyorlar ki ‘biz kaymanın yaşandığı yağın liç sahasından sorumlu değiliz, biz bunu denetlemekle sorunlu değiliz. Biz sadece yığın liç sahası ve zemin arasındaki membrandan sorumluyuz’ diyor. Enerji Bakanlığına soruyoruz,’biz sadece üretilen altından sorumluyuz. Bizim yılın liç sahasında denetim sorumluluğumuz yok’ diyor. Çalışma Bakanlığı diyor ki; ‘biz altın maden sahasının her yerinden sorumluyuz. Ancak yığın liç sahasından sorumlu değiliz’ diyor. Üç Bakanlık da ‘ben görmedim, duymadım, bilmiyorum’ oynuyor. Biz de soruyoruz; altın maden sahasının içindeki kaymanın yaşandığı yığın liç sahasından hangi Bakanlık sorumlu? Milli Eğitim Bakanlığı mı sorumlu? Dışişleri Bakanlığı mı sorumlu? Ve bugüne kadar da kamu yetkilileriyle ilgili doğru düzgün denetim yapması gerektiği halde sadece bölgeye turistik ziyaret için gelip giden ve bu denetimi doğru düzgün yapmayarak asli kusurlu hale gelen ancak bu kusurları buharlaştırılan, kamu görevlileriyle ilgili de mutlaka bu soruşturmanın yapılması gerekiyor. Bundan ne Enerji Bakanlığı, ne Çevre Bakanlığı ne de Çalışma Bakanlığı yetkilileri kaçabilir.
Acılı ailemizin yüreğindeki acısını paylaşıyoruz. Bugüne kadar gösterdikleri dirayetli ve kararlı bu duruş için şükranlarımızı sunuyoruz. Çünkü İliç faciasının acısının yaşatılması, hep birlikte bu mücadelenin verilmesi, bugüne kadar Türkiye'de gerçekleşebilecek pek çok maden felaketinin gerçekleşmesine engel olmuştur. Bu duruşmayla ilgili mücadelemiz, duruşma süresince de duruşma bittikten sonra da devam edecek." ANKA
Yorum Ekle
Diğer Haberler
Kurtulmuş'tan 'dokunulmazlık dosyaları' açıklaması
Bin 96 dokunulmazlık dosyasının TBMM'deki karma komisyonda olduğunu açıklayan TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, "Milletvekillerinin dokunulmazlığının kaldırılması konusunda Meclis Başkanlığı’...
Tuncer Bakırhan’dan Selçuk Mızraklı’ya Ziyaret: 'Aramıza Tekrar Hoş Geldin'
DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, 9 Eylül’de yaklaşık 7 yıldır tutuklu bulunduğu Edirne F Tipi Cezaevi’nden tahliye edilen eski Diyarbakır Büyükşehir Belediye Eş Başkanı Selçuk ...
'Bu soygunun siyasi sorumluluğunu kim üstlenecek?'
Yeniden Refah Partisi Genel Başkanı Fatih Erbakan, fon soruşturmasına ilişkin, "Bu soygunun siyasi sorumluluğunu kim üstlenecek? Birkaç yandaş aileyi ifşa etmekle bu hesap kapanmaz" dedi....
Yarışın olduğu ilçelerin yüzde 47'sinde kurucu başkanlar değişti
YENİ Parti’de hafta sonu 305 ilçede ilçe başkanlığı ön seçimleri yapıldı. Birden fazla adayın yarıştığı 145 ilçenin 68’inde mevcut kurucu ilçe başkanları yerine yeni isimler seçilirken de...
Sosyal Demokrasi Derneği'nden, Kılıçdaroğlu hakkında ihraç kararı
Sosyal Demokrasi Derneği, mutlak butlan kararıyla CHP Genel Başkanlığı'na "atanan" Kemal Kılıçdaroğlu'nun dernek üyeliğinden ihraç edildiğini açıkladı. SDD Genel Başkanı Sami Doğan, karar...
Gaziantep'te kazada ölen 7 kişinin kimlikleri belli oldu
Gaziantep'te yolcu otobüsü ile otomobilin çarpıştığı kazada hayatını kaybeden 7 kişinin kimlikleri belli oldu. Nurdağı ilçesine bağlı kırsal Acaroba Mahallesi yakınlarında dün saat 18.06...
Anayasa Mahkemesi, YENİ Parti ismine itirazı yarın görüşecek
Yenilik Partisi'nin, YENİ Parti ile ilgili isim benzerliğine yönelik yaptığı başvurusunun ardından Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı, YENİ Parti'ye isim değişikliği yapılması yönünde süre ...
'Kuyu tipi' cezaevinde 88 gün: Deniz Göktaş ilk kez hakim karşısına çıkacak!
“Ölü Deniz” adlı stand-up gösterisindeki ifadeleri nedeniyle 3 Temmuz’dan bu yana tutuklu bulunan komedyen Deniz Göktaş bugün ilk kez hakim karşısına çıkacak. Yaklaşık üç aydır kamuoyunda...
AYM önündeki eylemde intihar etti: Emekli polisin son mesajları ortaya çıktı
Ankara’da emeklilerin eylemi sırasında “Emekliyim, geçinemiyorum” diyerek intihar girişiminde bulunan emekli polis Ali Şekeroğlu, tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı. Emekli polis memur...
SOSYAL MEDYA
MAGAZİN
Kıvanç Tatlıtuğ İstanbul Boğazı'nda görüntülendi
Deniz tutkusuyla tanınan ünlü oyuncu Kıvanç Tatlıtuğ, İstanbul Boğazı'nda arkadaşlarıyla birlikte tekneyle balık tutarken görüntülendi. Ağ çekerek balık avlayan ünlü oyuncunun keyifli anl...
TEKNOLOJİ
EDİTÖR'ÜN SEÇTİKLERİ
Kuduz alarmı: 570 bin riskli temas
Türkiye’de geçen yıl 570 bin 55 kuduz riskli temas kayda geçti. Uzman Dr. İsmet Battal, hayvan kuduzu vakalarının bölgesel dağılımına ilişkin resmi verilerin paylaşılmadığını belirtirken, karantina uygulamalarının Doğu, Güneydoğu ve İç Anadolu’da yoğunlaştığını söyledi.





Yorumlar
Bu haberde yorum bulunmamaktadir.