- Rusya’nın dizeli ABD’ye, Faturası Avrupa’ya mı?
- Gümrükçü Dikili’den seslendi: “Daldaki altın tarlada kalacak, acil önlem alın”
- Arif Sağ polemiği: Niye TRT’ye çıktın
- Edremit Belediyesi, araç bakım ve onarımını kendi bünyesinde gerçekleştiriyor
- ABD enflasyonu beklentiyi aştı: Altın fiyatlarında sert düşüş
'Üç Bakanlık da ‘ben görmedim, duymadım, bilmiyorum’ oynuyor'
CHP Genel Başkan Yardımcısı Deniz Yavuzyılmaz, İliç faciası davasını izlemek üzere Erzincan’a geldi. Yavuzyılmaz, "Denetimi doğru düzgün yapmayarak asli kusurlu hale gelen ancak bu kusurları buharlaştırılan, kamu görevlileriyle ilgili de mutlaka bu soruşturmanın yapılması gerekiyor. Bundan ne Enerji Bakanlığı ne Çevre Bakanlığı ne de Çalışma Bakanlığı yetkilileri kaçabilir" dedi.
Erzincan'ın İliç ilçesinde Çöpler Altın Madeni'nde 13 Şubat 2024 tarihinde meydana gelen liç yığının çökmesi sonucu Adnan Keklik, Kenan Öz, Ramazan Çimen, Uğur Yıldız, Abdurrahman Şahin, Fahrettin Keklik, Mehmet Kazar, Şaban Yılmaz ve Hüseyin Kara yaşamını yitirmiş, İsa Taşdelen ve İshak Demir ise yaralanmıştı. Olayla ilgili açılan davanın ilk duruşması bugün yapılıyor.
CHP, DEM Parti ve TİP’li milletvekilleri, davayı izlemek üzere Erzincan’a gitti. Burada duruşma öncesi açıklama yapan CHP Genel Başkan Yardımcısı Deniz Yavuzyılmaz, şunları söyledi:
“13 Şubat 2024 tarihinde İliç’te Anagold şirketinin işlettiği altın madeni sahasında bir felaket yaşandı ve 9 işçimiz hayatını kaybetti. Bu felaket olduğu andan itibaren bölgede hep birlikte bu olayın üzeri örtülmesin diye büyük bir mücadeleye girdik. Aynı zamanda burada verilen mücadelenin buna benzer bir başka felaketin de gerçekleşmesine engel olması için hep birlikte mücadele ettik. Hazırlanan bilirkişi raporları, bilimsel raporlar, daha önce bu altın maden sahasında yapılan usulsüzlükler, buna benzer felaketlerin habercisi olarak yaşanmış olan olaylar dikkate alındığında, buradaki felaketin, doğal bir afet olmadığı açık ve net bir şekilde görülüyor.
Burada bu maden sahasının nihayet ÇED raporları hazırlanırken, bu raporlar yetkililer tarafından imzalanıp, onaylanırken ve sahada altın maden üretimi bu doğrultuda yapılırken bu felakete giden yolun taşlarının bir bir döşendiğine şahitlik ediyoruz. 2021 yılında altın maden sahasının ikinci kapasite artışına ÇED onayı veren yetkililer bilirkişi raporlarında asli kusurlu sayıldı. Ve bu yetkililerin başında da dönemin Çevre Bakanı Murat Kurum'un geldiğini resmi belgelerle kanıtladık. Bu kanıt ortaya konduktan sonra dönemin Çevre Bakanı, kurtarılmak istendi ve bu doğrultuda bir bilirkişi oyunu yapılarak önce bilirkişi değiştirildi, ardından yeni bir bilirkişi heyeti raporu hazırlatıldı ve başta Murat Kurum olmak üzere yetkililerin asli kusuru buharlaştırıldı. Ancak bu işlem yapılırken de AK Partili üst düzey yetkililer yine bu durumu da ellerine, yüzlerine bulaştırdı. Çünkü hazırlanan fezlekeye göre sadece ikinci kapasite artışı değil, aynı zamanda 2020 bir yılında onayları alınıp sahada üretime geçilen Faz 4B adı verilen bir başka kapasite artışının daha yapıldığı tespit edildi. Biz de Faz 4B ile ilgili projeleri yine Çevre Bakanlığı yetkililerinin onayladığını belgesiyle tespit ettik.
Fezlekeye göre Faz 4B kapasite artışı ve bu artışa sebep veren projelerdeki hatalar ve onay süreçleri de dikkate alındığında, bu yaşanan felaketin kök nedenlerinin başında geliyor. Faz 4B kapasite artışı onayının altında da Bakan adına atılmış imzalar var. Yani yine şu anda Çevre, Şehricilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’na yeniden adeta ödüllendirilerek getirilen Murat Kurum’un imzası var.
"Felaket göz göre göre geliyor"
Fezlekede aynı zamanda buradaki bu faciaya giden yolun sebepleri bir bir anlatılıyor ve çarpıcı bir tespit olarak ortaya konuyor ki, 2022 yılı itibarıyla Anagold şirketi İliç Altın Maden Sahası'nda bir üretim stratejisi değişikliğine gidiyor. Bu değişikliği de fezlekedeki tablolarla gösterildiği üzere kaymanın yaşandığı yığın liç sahasında serilen malzeme ve bu malzemenin içinde kullanılan solisyonun oranında değişik yapılıyor. Ve bu yığın liç sahasında kullanılan sıvı miktarı en yüksek seviyeye getiriliyor. Dolayısıyla da sıvılaşma artıyor, buradaki kayam yığın liç malzemesi artık durağanlılığını kaybediyor ve felaket göz göre göre geliyor.
"Bundan ne Enerji Bakanlığı, ne Çevre Bakanlığı ne de Çalışma Bakanlığı yetkilileri kaçabilir"
Ne kadar çok solüsyon kullanılırsa, o kadar çok altın üretildiğini biliyoruz. O nedenle de bu sahada bir üretim baskısı yapıldığını, bir zorlamanın yapıldığını, karlılık hırsıyla tedbirlerin alınmadığını görüyoruz. Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde kurulan İliç Faciasını Araştırma Komisyonu’nda ortaya çıktı ki; Bakanlıkların hiçbiri sorumluluk kabul etmiyor. Çevre Bakanlığı yetkililerine soruyorsunuz, diyorlar ki ‘biz kaymanın yaşandığı yağın liç sahasından sorumlu değiliz, biz bunu denetlemekle sorunlu değiliz. Biz sadece yığın liç sahası ve zemin arasındaki membrandan sorumluyuz’ diyor. Enerji Bakanlığına soruyoruz,’biz sadece üretilen altından sorumluyuz. Bizim yılın liç sahasında denetim sorumluluğumuz yok’ diyor. Çalışma Bakanlığı diyor ki; ‘biz altın maden sahasının her yerinden sorumluyuz. Ancak yığın liç sahasından sorumlu değiliz’ diyor. Üç Bakanlık da ‘ben görmedim, duymadım, bilmiyorum’ oynuyor. Biz de soruyoruz; altın maden sahasının içindeki kaymanın yaşandığı yığın liç sahasından hangi Bakanlık sorumlu? Milli Eğitim Bakanlığı mı sorumlu? Dışişleri Bakanlığı mı sorumlu? Ve bugüne kadar da kamu yetkilileriyle ilgili doğru düzgün denetim yapması gerektiği halde sadece bölgeye turistik ziyaret için gelip giden ve bu denetimi doğru düzgün yapmayarak asli kusurlu hale gelen ancak bu kusurları buharlaştırılan, kamu görevlileriyle ilgili de mutlaka bu soruşturmanın yapılması gerekiyor. Bundan ne Enerji Bakanlığı, ne Çevre Bakanlığı ne de Çalışma Bakanlığı yetkilileri kaçabilir.
Acılı ailemizin yüreğindeki acısını paylaşıyoruz. Bugüne kadar gösterdikleri dirayetli ve kararlı bu duruş için şükranlarımızı sunuyoruz. Çünkü İliç faciasının acısının yaşatılması, hep birlikte bu mücadelenin verilmesi, bugüne kadar Türkiye'de gerçekleşebilecek pek çok maden felaketinin gerçekleşmesine engel olmuştur. Bu duruşmayla ilgili mücadelemiz, duruşma süresince de duruşma bittikten sonra da devam edecek." ANKA
Yorum Ekle
Diğer Haberler
Bahçeli: 'Her ülkenin kendi iç hukukuna saygı duyulmalı'
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, son dönemde 'başörtüsü' gerilimi nedeniyle gündemde olan Azerbaycan'a destek açıklaması yaptı. MHP lideri Devlet Bahçeli, son dönemde Azerbaycan'la ilgil...
Özgür Özel'den Halk TV'nin YouTube hesabına destek
Halk TV'ye sabahın erken saatlerinde polis baskını düzenlendi. Yüzlerce polis kanal binasını kuşatırken, Halk TV yayını canlı akış sırasında durduruldu. YENİ Parti lideri Özgür Özel, Halk...
Uysal: Özgür basın, özgür toplumun teminatıdır
Demokrat Parti Genel Başkanı Gültekin Uysal, Halk TV'ye kayyım atanmasına ilişkin "Türkiye'nin ihtiyacı; korkunun değil özgürlüğün, baskının değil hukukun, tek sesliliğin değil çoğulculuğ...
Dilek Kaya İmamoğlu'ndan Halk TV tepkisi
Tutuklu İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun eşi Dilek Kaya İmamoğlu, Halk TV'ye kayyım atanmasına ilişkin, "Basın özgürlüğü baskıya ve keyfi müdahalelere teslim edilemez. Gerçekleri susturamaz...
''Gülşah Yıldırım Genç’i kutluyorum, başarılar diliyorum"
Tutuklanan Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer, Mersin Büyükşehir Belediye Başkan Vekilliğine seçilen Gülşah Yıldırım Genç’i tebrik ederek "Kıymetli meclisimizin değişmez bir ö...
Türkiye İşçi Partisi X hesabına erişim engeli
Türkiye İşçi Partisi’nin resmi X hesabı, 5651 sayılı Kanun’un 8/A maddesi gerekçe gösterilerek erişime engellendi. İfade Özgürlüğü Derneği (İFOD), karara rağmen hesabın henüz platform tar...
Milletvekilleri gözlerini ve ağızlarını bantladı!
YENİ Parti milletvekilleri, TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu’nda fon krizine ilişkin yasa teklifi görüşmeleri öncesi Halk TV’ye kayyım atanmasını siyah bantlı protestoyla gündeme taşıdı. Mill...
İstanbul Barosu'ndan 'Halk TV' çağrısı: 'Hukuk devletinin yıkıma giden bu yolun ortağı olmayın!'
İstanbul Barosu'nun açıklamasında, Halk TV'ye yapılan operasyon üzerine "Halk TV’ye yönelik hukuka aykırı müdahalelere derhal son verilmeli, yayın yeniden başaltılmalı ve TMSF’nin el koym...
İmamoğlu’nun savunma yapacağı gün Halk TV’ye kayyım kararı
Halk TV’ye sabah saatlerinde düzenlenen polis baskınının ardından kayyım atandığı duyuruldu, televizyon yayını durduruldu. Operasyonun, tutuklu İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun İBB davasınd...
SOSYAL MEDYA
MAGAZİN
Arif Sağ polemiği: Niye TRT’ye çıktın
Eski AKP’li Reha Çamuroğlu, sanatçı Arif Sağ’ı 12 Eylül döneminde TRT’ye çıkması üzerinden eleştirdi. Çamuroğlu, “Sonra birden çok ‘solcu’ oldu” diyerek başlayan tepkisini üç ayrı paylaşı...
TEKNOLOJİ
EDİTÖR'ÜN SEÇTİKLERİ
Tükenmişlik sendromu: İş stresini eve taşımayın!
Yoğun iş temposu, süreğen stres ve dijitalleşmenin yarattığı sürekli ulaşılabilir olma baskısının tükenmişlik sendromunu tetiklediğini belirten Psikiyatri Uzmanı Dr. Talat Sarıkavak; hobi edinmek, sınır koymak, psikoterapi desteği almak ve akşam saatlerinde ekran kullanımını sınırlandırmanın zihinsel ve fiziksel sağlığı korumada kritik rol oynadığını vurguladı.





Yorumlar
Bu haberde yorum bulunmamaktadir.