- Sinan Meydan, Uğur Mumcu’nun mücadelesini Karşıyaka’da anlattı
- Beşiktaş 2 eksikle Eyüpspor'a konuk olacak!
- Yargıtay Noktayı Koydu İkramiye Krizi Çözüldü: Artık Bu Çalışanlar da Ek Ödeme Alacak
- Mehmet Ali Erbil'den genç eşine mini etek ve tayt yasağı
- ABD’de tarihi buz fırtınası kapıda: 172 milyon kişi tehdit altında
'Üç Bakanlık da ‘ben görmedim, duymadım, bilmiyorum’ oynuyor'
CHP Genel Başkan Yardımcısı Deniz Yavuzyılmaz, İliç faciası davasını izlemek üzere Erzincan’a geldi. Yavuzyılmaz, "Denetimi doğru düzgün yapmayarak asli kusurlu hale gelen ancak bu kusurları buharlaştırılan, kamu görevlileriyle ilgili de mutlaka bu soruşturmanın yapılması gerekiyor. Bundan ne Enerji Bakanlığı ne Çevre Bakanlığı ne de Çalışma Bakanlığı yetkilileri kaçabilir" dedi.
Erzincan'ın İliç ilçesinde Çöpler Altın Madeni'nde 13 Şubat 2024 tarihinde meydana gelen liç yığının çökmesi sonucu Adnan Keklik, Kenan Öz, Ramazan Çimen, Uğur Yıldız, Abdurrahman Şahin, Fahrettin Keklik, Mehmet Kazar, Şaban Yılmaz ve Hüseyin Kara yaşamını yitirmiş, İsa Taşdelen ve İshak Demir ise yaralanmıştı. Olayla ilgili açılan davanın ilk duruşması bugün yapılıyor.
CHP, DEM Parti ve TİP’li milletvekilleri, davayı izlemek üzere Erzincan’a gitti. Burada duruşma öncesi açıklama yapan CHP Genel Başkan Yardımcısı Deniz Yavuzyılmaz, şunları söyledi:
“13 Şubat 2024 tarihinde İliç’te Anagold şirketinin işlettiği altın madeni sahasında bir felaket yaşandı ve 9 işçimiz hayatını kaybetti. Bu felaket olduğu andan itibaren bölgede hep birlikte bu olayın üzeri örtülmesin diye büyük bir mücadeleye girdik. Aynı zamanda burada verilen mücadelenin buna benzer bir başka felaketin de gerçekleşmesine engel olması için hep birlikte mücadele ettik. Hazırlanan bilirkişi raporları, bilimsel raporlar, daha önce bu altın maden sahasında yapılan usulsüzlükler, buna benzer felaketlerin habercisi olarak yaşanmış olan olaylar dikkate alındığında, buradaki felaketin, doğal bir afet olmadığı açık ve net bir şekilde görülüyor.
Burada bu maden sahasının nihayet ÇED raporları hazırlanırken, bu raporlar yetkililer tarafından imzalanıp, onaylanırken ve sahada altın maden üretimi bu doğrultuda yapılırken bu felakete giden yolun taşlarının bir bir döşendiğine şahitlik ediyoruz. 2021 yılında altın maden sahasının ikinci kapasite artışına ÇED onayı veren yetkililer bilirkişi raporlarında asli kusurlu sayıldı. Ve bu yetkililerin başında da dönemin Çevre Bakanı Murat Kurum'un geldiğini resmi belgelerle kanıtladık. Bu kanıt ortaya konduktan sonra dönemin Çevre Bakanı, kurtarılmak istendi ve bu doğrultuda bir bilirkişi oyunu yapılarak önce bilirkişi değiştirildi, ardından yeni bir bilirkişi heyeti raporu hazırlatıldı ve başta Murat Kurum olmak üzere yetkililerin asli kusuru buharlaştırıldı. Ancak bu işlem yapılırken de AK Partili üst düzey yetkililer yine bu durumu da ellerine, yüzlerine bulaştırdı. Çünkü hazırlanan fezlekeye göre sadece ikinci kapasite artışı değil, aynı zamanda 2020 bir yılında onayları alınıp sahada üretime geçilen Faz 4B adı verilen bir başka kapasite artışının daha yapıldığı tespit edildi. Biz de Faz 4B ile ilgili projeleri yine Çevre Bakanlığı yetkililerinin onayladığını belgesiyle tespit ettik.
Fezlekeye göre Faz 4B kapasite artışı ve bu artışa sebep veren projelerdeki hatalar ve onay süreçleri de dikkate alındığında, bu yaşanan felaketin kök nedenlerinin başında geliyor. Faz 4B kapasite artışı onayının altında da Bakan adına atılmış imzalar var. Yani yine şu anda Çevre, Şehricilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’na yeniden adeta ödüllendirilerek getirilen Murat Kurum’un imzası var.
"Felaket göz göre göre geliyor"
Fezlekede aynı zamanda buradaki bu faciaya giden yolun sebepleri bir bir anlatılıyor ve çarpıcı bir tespit olarak ortaya konuyor ki, 2022 yılı itibarıyla Anagold şirketi İliç Altın Maden Sahası'nda bir üretim stratejisi değişikliğine gidiyor. Bu değişikliği de fezlekedeki tablolarla gösterildiği üzere kaymanın yaşandığı yığın liç sahasında serilen malzeme ve bu malzemenin içinde kullanılan solisyonun oranında değişik yapılıyor. Ve bu yığın liç sahasında kullanılan sıvı miktarı en yüksek seviyeye getiriliyor. Dolayısıyla da sıvılaşma artıyor, buradaki kayam yığın liç malzemesi artık durağanlılığını kaybediyor ve felaket göz göre göre geliyor.
"Bundan ne Enerji Bakanlığı, ne Çevre Bakanlığı ne de Çalışma Bakanlığı yetkilileri kaçabilir"
Ne kadar çok solüsyon kullanılırsa, o kadar çok altın üretildiğini biliyoruz. O nedenle de bu sahada bir üretim baskısı yapıldığını, bir zorlamanın yapıldığını, karlılık hırsıyla tedbirlerin alınmadığını görüyoruz. Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde kurulan İliç Faciasını Araştırma Komisyonu’nda ortaya çıktı ki; Bakanlıkların hiçbiri sorumluluk kabul etmiyor. Çevre Bakanlığı yetkililerine soruyorsunuz, diyorlar ki ‘biz kaymanın yaşandığı yağın liç sahasından sorumlu değiliz, biz bunu denetlemekle sorunlu değiliz. Biz sadece yığın liç sahası ve zemin arasındaki membrandan sorumluyuz’ diyor. Enerji Bakanlığına soruyoruz,’biz sadece üretilen altından sorumluyuz. Bizim yılın liç sahasında denetim sorumluluğumuz yok’ diyor. Çalışma Bakanlığı diyor ki; ‘biz altın maden sahasının her yerinden sorumluyuz. Ancak yığın liç sahasından sorumlu değiliz’ diyor. Üç Bakanlık da ‘ben görmedim, duymadım, bilmiyorum’ oynuyor. Biz de soruyoruz; altın maden sahasının içindeki kaymanın yaşandığı yığın liç sahasından hangi Bakanlık sorumlu? Milli Eğitim Bakanlığı mı sorumlu? Dışişleri Bakanlığı mı sorumlu? Ve bugüne kadar da kamu yetkilileriyle ilgili doğru düzgün denetim yapması gerektiği halde sadece bölgeye turistik ziyaret için gelip giden ve bu denetimi doğru düzgün yapmayarak asli kusurlu hale gelen ancak bu kusurları buharlaştırılan, kamu görevlileriyle ilgili de mutlaka bu soruşturmanın yapılması gerekiyor. Bundan ne Enerji Bakanlığı, ne Çevre Bakanlığı ne de Çalışma Bakanlığı yetkilileri kaçabilir.
Acılı ailemizin yüreğindeki acısını paylaşıyoruz. Bugüne kadar gösterdikleri dirayetli ve kararlı bu duruş için şükranlarımızı sunuyoruz. Çünkü İliç faciasının acısının yaşatılması, hep birlikte bu mücadelenin verilmesi, bugüne kadar Türkiye'de gerçekleşebilecek pek çok maden felaketinin gerçekleşmesine engel olmuştur. Bu duruşmayla ilgili mücadelemiz, duruşma süresince de duruşma bittikten sonra da devam edecek." ANKA
Yorum Ekle
Diğer Haberler
Ahmet Özer'den Bahçeli'ye teşekkür, hapis cezasına tepki
Görevden uzaklaştırılan Esenyurt Belediye Başkanı Ahmet Özer, 'örgüt üyeliği' suçlamasıyla 6 yıl 3 ay hapis cezası verilmesi yöndeki karara tepki göstererek "İçerideyken barışa destek ver...
Dilek Kaya İmamoğlu'ndan 'diploma davası' tepkisi!
Ekrem İmamoğlu'nun lisans diplomasının iptal edilmesine karşı açtığı davanın reddedilmesine ilişkin açıklamada bulunan Dilek Kaya İmamoğlu, "Bu bir yargı kararı değil, açık bir engelleme ...
Uğur Mumcu, Ankara Karlı Sokak'taki evinin önünde 'türkülerle' anıldı
Araştırmacı gazeteci Uğur Mumcu, katledilişinin 33. yılında Ankara Karlı Sokak'taki evinin önünde anıldı. Yurttaşlar, Ali Seçkiner Alıcı ve Turhan Alıcı'nın türkülerine eşlik ederek Mumcu...
Özgür Özel, Gaffar Okkan'ı andı: 'Saygı ve minnetle...'
CHP lideri Özgür Özel, suikast sonucu şehit edilen Diyarbakır Emniyet Müdürü Gaffar Okkan’ı, şehadetinin 25’inci yılında andı. Özel, sosyal medya paylaşımında Okkan’ı saygı ve minnetle ya...
MSB'den 'İskenderun Deniz Er Eğitim Alayı' açıklaması!
Milli Savunma Bakanlığı kaynakları, İskenderun Deniz Er Eğitim Alayı'nın Trabzon'a taşınacağına yönelik iddiaların doğru olmadığını, bölgedeki askeri varlığın artırılacağını açıkladı. Mil...
Diploma iptaline karşı açtığı dava reddedilen İmamoğlu'ndan ilk mesaj: '35 yıllık diplomama göz diken anlayışa açıkça sesleniyorum...'
Tutuklu İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun diploma iptaline karşı açtığı davada mahkeme heyeti, oybirliğiyle davanın reddine karar verdi. Kararın ardından cezaevinden bir mesaj gönderen İmamo...
Özgür Özel, Uğur Mumcu'yu andı: 'O tuğla çekilecek, o duvar yıkılacak...'
CHP lideri Özgür Özel, katledilişinin yıldönümünde gazeteci-yazar Uğur Mumcu'yu andı. Özel, paylaştığı mesajda, "O tuğla çekilecek, o duvar yıkılacak; bu ülkeyi derin karanlıklardan arınm...
MHP'den bir 'hukuk' çıkışı daha: 'Hüküm öfkeyle değil...'
MHP Genel Başkan Yardımcısı Feti Yıldız, "Adalet, yalnızca bir karar cümlesi değil, bir medeniyet iddiasıdır. Hüküm, öfkeyle değil, hukukla kurulur, gerekçesi toplumu ikna eder ve gerisi ...
Hakan Fidan: Mazlum Abdi'nin üstünde iki tane insan var
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, terör örgütü SDG lideri Mazlum Abdi hakkında, "Mazlum Abdi'nin üstünde iki tane insan vardır: Biri siyasi komiser, biri askeri komiser. Bu örgüt tarafından a...
SOSYAL MEDYA
MAGAZİN
Mehmet Ali Erbil'den genç eşine mini etek ve tayt yasağı
Erbil, “Neden bu kadar çok kavga edip ayrılıyorsunuz?” sorusuna şu yanıtı verdi: “Sevmeseydim evlenmezdim. Âşık olup evlendim. İlişkinin neşesi ve cilvesi bu.”
TEKNOLOJİ
EDİTÖR'ÜN SEÇTİKLERİ
Zona aşısı biyolojik yaşlanmayı yavaşlatıyor!
2026 yılına damga vuran tıp araştırması: Zona aşısı olan 70 yaş üstü bireylerin, DNA seviyesinde daha yavaş yaşlandığı kanıtlandı. Aşının bağışıklık sistemini eğiterek kronik iltihaplanmayı baskıladığını belirten uzmanlar, bu yöntemin sağlıklı yaşlanma stratejilerinde yeni bir dönem başlatabileceğini öngörüyor.






Yorumlar
Bu haberde yorum bulunmamaktadir.