Rubio’dan UCM’ye savaş ilanı: Amerikan egemenliğini tehdit ediyor
ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, Uluslararası Ceza Mahkemesinin ABD’nin egemenliğini ve askerî faaliyetlerini tehdit ettiğini savunarak mahkemeyi diplomatik ve ekonomik baskılarla işlevsiz hale getirmeyi amaçlayan bir kampanya başlattı. Washington yönetiminin, UCM’yi desteklemeyi sürdüren ülkelere yaptırım, seyahat yasağı ve vize iptali gibi önlemler uygulayabileceği bildirildi.
ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, Hollanda’nın Lahey kentinde bulunan Uluslararası Ceza Mahkemesine karşı kapsamlı bir diplomatik kampanya başlattıklarını açıkladı.
Rubio, Wall Street Journal gazetesinde yayımlanan makalesinde UCM’nin ABD askerleri, sınır güvenliği görevlileri, savcılar ve seçilmiş yöneticiler üzerinde yargı yetkisi kurmaya çalıştığını ileri sürdü.
Sosyal medya hesabından yayımladığı videoda ABD’li görevlilerin “ülkelerini savunma suçu” nedeniyle yabancı yargıçların karşısına çıkarılabileceğini savunan Rubio, Washington yönetiminin buna izin vermeyeceğini söyledi.
ABD Dışişleri Bakanlığı, kampanyanın UCM’nin faaliyetlerini sistematik biçimde engellemeyi amaçlayan, bütün devlet kurumlarının katılacağı bir çalışma olacağını duyurdu. Açıklamada, mahkemeye karşı yürütülecek kampanyada “hiçbir diplomatik seçeneğin devre dışı bırakılmayacağı” belirtildi.
UCM’Yİ DESTEKLEYEN ÜLKELERE BASKI
ABD yönetiminin, diğer ülkeleri Roma Statüsü’nden çekilmeye veya UCM’nin Amerikalılar üzerindeki yetkisini reddetmeye zorlamayı planladığı bildirildi.
Dışişleri Bakanlığından ismi açıklanmayan bir yetkiliye göre değerlendirilen seçenekler arasında UCM yetkililerine ve mahkemeyle bağlantılı kuruluşlara yönelik yeni yaptırımlar, seyahat yasakları ve vize iptalleri bulunuyor.
ABD’nin askerî varlığına ev sahipliği yapan, Amerikan güvenlik şemsiyesinden yararlanan veya Washington’dan mali yardım alan ülkelerin de UCM ile ilişkileri nedeniyle daha yakından incelenebileceği belirtildi.
Yetkili, ABD’den destek almasına rağmen UCM’nin faaliyetlerini savunmayı sürdüren ülkelerin “artan bir denetimle” karşılaşabileceğini söyledi.
Rubio, UCM’nin kuruluş amacından uzaklaştığını ve “çok daha radikal ve aşırı” bir yapıya dönüştüğünü savundu.
Mahkemeyi ABD’ye karşı uluslararası hukuku araç olarak kullanmakla suçlayan Rubio, Amerikan sınır güvenliği görevlilerinin, deniz piyadelerinin ve terör soruşturmalarında görev yapan savcıların yargılanabileceğini ileri sürdü.
Rubio, ABD yönetiminin hareketsiz kalması durumunda bu kişilerin binlerce kilometre uzaktaki yabancı yargıçların kararlarına bağlı hale gelebileceğini söyledi.
Ancak UCM’nin son yıllarda ABD personeline ilişkin yeni bir soruşturma başlatmadığı belirtiliyor. Mahkeme, 2020’de Afganistan’daki olası suçlarla ilgili başlattığı soruşturmada ABD askerlerinin eylemlerini de inceleme kapsamına almış, 2021’den itibaren ise çalışmalarını ağırlıklı olarak Taliban ve eski Afganistan hükümetine bağlı güçlerin eylemlerine yöneltmişti.
ABD, UCM’yi kuran Roma Statüsü’nü onaylamadığı için mahkemenin üyesi değil. Ancak Roma Statüsü, üye olmayan bir ülkenin vatandaşlarının üye devletlerin topraklarında işlediği iddia edilen savaş suçları, insanlığa karşı suçlar ve soykırım suçlarının belirli koşullar altında soruşturulmasına olanak tanıyor.
UCM ayrıca yalnızca ilgili ülkenin gerçek ve yeterli bir soruşturma yürütmediği veya bunu yapmaya istekli olmadığı durumlarda devreye girdiğini belirten “tamamlayıcılık” ilkesine göre faaliyet gösteriyor.
NETANYAHU KARARI GERİLİMİ ARTIRDI
ABD ile UCM arasındaki gerilim, mahkemenin Kasım 2024’te İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ve eski Savunma Bakanı Yoav Gallant hakkında tutuklama emri çıkarmasının ardından daha da arttı.
UCM, Netanyahu ve Gallant’ın Gazze’deki savaş sırasında işlendiği iddia edilen savaş suçları ve insanlığa karşı suçlardan sorumlu olduklarına inanmak için makul gerekçeler bulunduğunu açıklamıştı.
İsrail ve ABD suçlamaları reddederken Washington, İsrail’in Roma Statüsü’ne taraf olmaması nedeniyle mahkemenin İsrailli yetkililer üzerinde yargı yetkisi bulunmadığını savunuyor.
UCM ise Filistin’in Roma Statüsü’ne taraf olması nedeniyle Filistin topraklarında işlendiği iddia edilen suçları, şüphelilerin milliyetine bakılmaksızın soruşturabileceği görüşünde.
TRUMP “ULUSAL ACİL DURUM” İLAN ETMİŞTİ
ABD Başkanı Donald Trump, ikinci başkanlık döneminin ilk haftalarında imzaladığı 6 Şubat 2025 tarihli kararnameyle UCM’nin faaliyetlerini “ABD’nin ulusal güvenliği ve dış politikasına yönelik olağanüstü tehdit” olarak tanımlamıştı.
Kararnamede UCM’nin ABD ve İsrail’e yönelik eylemlerinin “gayrimeşru ve temelsiz” olduğu savunulmuş; mahkeme yetkilileri, çalışanları ve soruşturmalara destek veren kişiler hakkında mal varlığı dondurma ve ülkeye giriş yasağı uygulanmasının önü açılmıştı.
Kararname, ABD veya Washington’ın müttefiklerine mensup kişileri soruşturan, tutuklamaya çalışan ya da yargılayan UCM yetkililerine mali yaptırım uygulanmasına izin veriyor. UCM çalışanlarına maddi, teknolojik veya lojistik destek sağlayan kişiler de yaptırım kapsamına alınabiliyor.
Trump yönetimi daha sonra UCM savcıları ve yargıçlarının yanı sıra Filistin’de işlendiği iddia edilen suçlara ilişkin kanıt toplayan bazı kişi ve kuruluşlara yönelik yaptırımlarını genişletti.
UCM ise ABD yaptırımlarını bağımsız ve tarafsız yargı çalışmalarına müdahale olarak nitelendirerek kınadı.
MAHKEMENİN TAMAMI YAPTIRIM KAPSAMINA ALINABİLİR
Washington yönetiminin bir sonraki aşamada UCM’yi kurum olarak yaptırım listesine almayı değerlendirdiği öne sürüldü.
Böyle bir karar alınması halinde ABD vatandaşlarının ve şirketlerinin mahkemeyle çalışması önemli ölçüde zorlaşabilir. Amerikan bankaları ve teknoloji şirketleri de UCM’ye hizmet sağlamaları halinde mali yaptırım riskiyle karşılaşabilir.
Eski bir ABD yaptırım yetkilisi, diplomatik baskının sonuç vermemesi durumunda ekonomik yaptırımların devreye sokulabileceğini belirtti. Söz konusu kampanyanın UCM’nin Venezuela veya başka ülkelerdeki ABD operasyonlarına yönelik olası girişimlerini önceden engellemeyi amaçladığı da ileri sürüldü.
ABD yönetimi ise hedefinin UCM’yi tamamen ortadan kaldırmak değil, mahkemenin ABD vatandaşları ve Amerikan müttefikleri üzerinde yetki kullanmasını engellemek olduğunu savunuyor.
İnsan hakları örgütleri, Rubio’nun açıkladığı kampanyanın yalnızca UCM’yi değil, Ukrayna’dan Sudan’a kadar birçok ülkedeki savaş suçu soruşturmalarını da olumsuz etkileyebileceği uyarısında bulundu.
cumhuriyet
Yorum Ekle
Diğer Haberler
Suriye'de mahkeme sonucu belli oldu: Esad'ın kuzeni hakkında idam kararı
Vesim Esad'ın, dönemin Tuğgenerali Gıyath Dala'nın talimatıyla silahlı gruplar oluşturduğu ve bu grupların Doğu Guta'daki sivil yerleşimlere yönelik saldırılarda bulunduğu kaydedildi. Bu ...
Ben-Gvir’in sözleri Brüksel’i harekete geçirdi: Uluslararası hukuka uyun
Avrupa Birliği (AB) Komisyonu, İsrail'in aşırı sağcı Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben-Gvir'in Gazze'ye her gece 30-40 saldırı düzenlenmesi gerektiği açıklamasının ardından Tel Aviv'e ulu...
"İsrail'in Ebu Zuhur Üssü'ne saldırılarından endişe duyuyoruz"
ABD'nin Ankara Büyükelçisi, Suriye ve Irak Özel Temsilcisi Tom Barrack, İsrail'in Suriye'nin kuzeyindeki İdlib ilinin doğusunda bulunan Ebu Zuhur Hava Üssü'ne yaptığı saldırıya ilişkin aç...
FT: Ekonomik kriz ve gelecek kaygısı gençleri çetelere itiyor
Financial Times, Türkiye’de gençler arasında artan şiddet vakaları, çeteleşme, ekonomik güvensizlik ve gelecek kaygısını mercek altına aldı. Haberde, gençlerin kendilerini sistemin dışınd...
İsrail’den Suriye’ye gece saldırısı: Askeri havaalanı 4 kez vuruldu
İsrail ordusuna ait savaş uçakları, Suriye'nin kuzeyindeki İdlib ilinin doğusunda bulunan terk edilmiş durumdaki Ebu Zuhur Askeri Havaalanı'na 4 hava saldırısı düzenledi.
Hürmüz Boğazı'nı ABD toprağı ilan etme fikri hoşuma gidiyor
ABD Başkanı Donald Trump, İran ile imzalanan mutabakat zaptının uzatılmasını istemediklerini belirterek, "İran büyük sıkıntı içinde. Ülkeleri tam bir kargaşa halinde. Orduları tamamen ma...
Instagram ve Facebook'ta yeni dönem mi başlıyor?
ABD'de 30 eyaletin Meta aleyhine açtığı ve genç kullanıcıların ruh sağlığı ile gizlilik haklarının ihlal edildiği iddiasını taşıyan dev dava jüri karşısına çıkıyor. Eyaletler, 1 trilyon d...
Bu defa, 'İran'ın komşusunu' gözüne kestirdi!
ABD Başkanı Donald Trump, İran ile gerilimin devam ettiği Hürmüz Boğazı'nda ABD'nin faaliyetlerini engellemesi halinde Umman'ı 'bombalayacaklarını' belirtti.
Fransa yanarken Macron jet ski üstünde
Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron'un jet ski üzerinde çekilen tatil fotoğrafı, ülkenin aşırı sıcaklar ve orman yangınlarıyla mücadele ettiği bir dönemde büyük tartışma yarattı. Muhalef...
SOSYAL MEDYA
MAGAZİN
Yasemin Ergene 17 yıl sonra setlere dönüyor!
İzzet Özilhan ile 14 yıllık evliliğini sonlandıran Yasemin Ergene, 17 yıllık aranın ardından 'Tuzlu Kahve' dizisiyle setlere geri dönüyor. Ünlü oyuncunun yeni projesinden bölüm başı 2 mil...
TEKNOLOJİ
EDİTÖR'ÜN SEÇTİKLERİ
Sosyal medyadaki vitrin beden algısını ve tatil huzurunu tehdit etmeye başladı
Yaz sezonuyla birlikte sosyal medyada artan tatil, manzara ve fit beden paylaşımları, bireyler üzerinde belirgin bir psikolojik baskı yaratıyor. Dijital mecralarda sürekli idealize edilmiş görüntülere maruz kalmak, hem beden memnuniyetsizliğini derinleştiriyor hem de tatil deneyimini bir “sosyal onay” yarışına çeviriyor.





Yorumlar
Bu haberde yorum bulunmamaktadir.