- Trump’tan İran açıklaması: ABD büyük çaplı askeri operasyon başlattı
- Savaşın ilk gününde altın fiyatları...
- Özgür Özel'den ilk 'Tanju Özcan' açıklaması: 'Düşman hukuku işletiliyor, başkanımızın yanındayız!'
- Sürdürülebilir Enerji ve İklim İçin Ortak Akıl Buluştu
- Jim Carrey'nin yüzü artık tanınmaz halde
Özgür Özel: 'Akın Gürlek için 11 Mart'ı beklemek istiyorum ki devletin kaydına girsin'
CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Adalet Bakanı Akın Gürlek'e mal varlığını açıklaması için verdiği bir haftalık sürenin geçtiğinin anımsatılması üzerine, "Ben bir hafta süreyi Akın Gürlek'e verdim, kendime bir süre vermedim. Kanunen göreve geldikleri zaman, bir ay içinde mal bildirimi vermesi gerekir. 11 Mart günü süresi dolacak. 'Akın Gürlek'le bir pazarlığa mı giriyor?' veya 'Akın Gürlek CHP'yi tehdit mi etti?' gibi bir düşünceye girilmesini hiç istemem. Onun hukuki süresi 11 Mart. Ben 11 Mart'ı beklemek istiyorum ki devletin kaydına girsin istiyorum. Yoksa bugüne kadar neyi açıklamamışız ki, bir adım geri atmamışız. Elimizde olmasa zaten söylemezdik" ifadesini kullandı.
CHP Genel Başkanı Özgür Özel, t24 Ankara Bürosu'nu ziyaret ederek, t24'ün sorularını yanıtladı. Özel, CHP'ye yönelik "mutlak butlan" tartışmalarının anımsatılması üzerine, "Partiyi tartışmak ve kamuoyunda tartıştırmak için yapılıyor. O dönem arkadaşlara bu mutlak butlan tartışmasına karşı mutlak sessizlik çağrısında bulunmuştum. Şu anda da hiçbir endişem ve telaşım yok. Sorun şurada bu partinin içinde dışında tartışılmaya devam ettikçe hasar veriyor sonuçta. Cumhuriyet Halk Partili herkesin bu meseleyi mutlak bir sessizlik ve çıldırtıcı bir sabırla takip etmesi lazım" dedi.
Özel, şunları kaydetti:
"PARTİYE NE BUTLAN İŞLER NE ATOM BOMBASI"
"Bunun akılla, mantıkla, hukukla bağdaşır tarafı yok. O günün üstüne üç kurultay yapılmış. Üstüne üç kere yeniden seçilmişiz. Toplum zaten partinin iyi yönetilmediğini düşünüyorsa hiçbir dava ihtiyacı olmadan partide yönetim sarsılır, sallanır, mecburen gider kendisi güven tazelemek zorunda kalır. Anketlerde birinci parti, oy kullanan delegelerin geçerli oyların tamamını almış genel başkan. Tarihte ilk kez anahtar listesi delinmemiş bir çarşaf liste. Bu bizim büyük başarımızdan değil, partinin içindeki büyük kenetlenmeden. Parti böylesine kenetlenmişken bu işe ne butlan işler ne dışarıdan atom bombası işler. O yüzden de bu kadar parti kendi içinde sağlam bir zemindeyken suni tartışmalar bir sonuç almaz. Sonuç almayacak hukuki girişimler de AK Parti'ye zarar verir, başkasına değil."
"SEN BUGÜN PARTİYİ BIRAKTIN MI..."
Özel'in bir partiyi mutlak butlan ihtimaline karşı yedekte tuttuğu iddialarının anımsatılması üzerine Özel, "Parti tedbir alır tabii. Bir masamız var. Masamız çalışıyor ve bütün senaryolara karşı tedbir alıyor. Mesela 'Bir parti kenarda tutuyor musunuz' konusu. Bu butlana tedbir değil, öyle bir kaygımız yok. Onun panzehri o değildir. Butlan olursa biz gideriz asla olmaz. Parti kapatmanın panzehri kenarda bir parti tutmak. O yüzden yani kenarda bir ya da birkaç partiyle ilgili bir mevzu var ama bu butlanın panzehri değil, butlanın panzehri başka bir şeydir yani. Butlan ihtimaline karşı parti kenarda tutulmaz. Partimi bırakıp mı gideceğim? İstanbul'da bıraktım mı partiyi de butlan olsa burada bırakacağım yani. Sen bugün partiyi bıraktın mı bu bir bayrak meselesi. Sen bayrağı bıraktın mı? Bir daha sana vermezler. O bayrağı ölümüne tutacaksın, düşeceksen bayrakla düşeceksin. Ama parti kapatmaya bir tedbir almak lazım seçime doğru giderken. Onun bir panzehri olarak arkadaşlar... Savaş odası dediğimiz bir mekanizma var ve kapatma hamlesi yapıldığında böyle bir hazırlık yapıldı" ifadesini kullandı.
"KAYYIMSI BİR MEKANİZMA VAR İSTANBUL'DA"
Özel, partideki ihraçların bu süreçle mi ilgili olduğuna ilişkin soruya, "Bu ihraçlar parti genel merkezinin yaptığı ihraçlar değil. İstanbul İl Disiplin Kurulu'nun yaptığı ihraçlar. Ben partinin genel başkanı olarak bu ihraçlar olmuş ve bitmiş gibi bir şey söylersem Yüksek Disiplin Kurulundaki arkadaşlara haksızlık olur. Onlar temyiz merci olarak bu dosyalara bakacaklar. İhraç edilen arkadaşların ne yaptığına bakarsanız siyasetle ilgisi olan bir şeyden ihraç oluyor değiller. Parti ahlakı üzerinden ihraç ediliyorlar. İhraç edilen arkadaşların içinde doğrudan Ekrem Başkan'a 'hırsız' diyenler var. 'Bana hırsızları savunma Özgür' diye tweet atıyor adam. Öbür taraftan işte bir bildirge var. Çok ağır bir bildirge ama hiçbirisi sırf bildirgeden dolayı ihraç edilmiş değil ki savunmaya da gelmemişler. Bugün kayyımsı bir mekanizma var İstanbul'da. Kayyım da diyemeyiz yani. Kayyımsı bir yapı, organizma var orada" diye konuştu.
"CHP'NİN KAYYIMI OLARAK ÇIKAMIYOR"
Özel, bir soru üzerine partide bölünme riski görmediğini belirterek, "Bu aşamada partiden bir bölünme çıkmaz. Sadece çok savrulan birisi varsa kendini dışarı atar. Onun dışında bir şey olmaz" dedi.
Özel, "Gürsel Tekin’le dünya kadar siyaset yapmışım. Ama o artık başka bir yere gittikten sonra tanıyamazsınız onu yani. Kim ne yaparsa yapsın parti bu kadar bütünleşik haldeyken İstanbul’daki kayyum ne durumdaysa buraya da atanacak kayyum o durumda olur. Gürsel Tekin sokakta en güçlü siyasetçi olduğunu kendisi için iddia ediyordu İstanbul'da. Çok olumsuz şeyler yaşadı. Gürsel Tekin olarak sokağa çıkabilir ama CHP'nin kayyımı olarak çıkamıyorsun işte sokağa, olmuyor" ifadesini kullandı.
"FARK İKİNİN ALTINA DÜŞMEYE BAŞLARSA HER ŞEYİ DENERLER"
Özel, bir başka soru üzerine, "Yüzde 5 fena fark değil. Yüzde 5’lik fark, çalarak kapanmaz. Ama yüzde 1’in altındaki farklar tehlikeli. Yerel seçimlerde de gördük. Özellikle merkez sağ seçmende bir kere kazanan tarafa oy verme eğilimi var. Mesela gidiyorsun sen oy istemeye adam diyor ki; 'Kazanabilecek misiniz?' Sürekli tartıyorlar. O yüzden biraz böyle özgüveni yüksek, rakamlarda önde olan, seçimi kazanmaya doğru gittiğini gösteren şekilde o yüzde 5 bence 15 de olur. Ondan hiçbir endişem yok. Ama yüzde birin altına doğru fark düşmeye başlarsa hatta ikinin altına doğru her şeyi denerler" ifadesini kullandı.
Özel, 19 Mart sürecine ilişkin bir soru üzerine, şunları kaydetti:
"İnsanlar bu yapılanların hukuki değil siyasi işler olduğunu görüyorsa bu AK Parti'ye yaramayacak. Bence çok da büyük bir bedel ödettirebilir bu iş onlara. Önemli olan seçmenin duygusunu doğru yakalamak. Kendimizi doğru anlatmak. Mesela diploma iptal oldu. Adayımız İmamoğlu diyorum. Neden? Tayyip Bey, Ekrem İmamoğlu'nu aday yapmamanın siyasi bedelini ödesin önce. Rakibinden korkmanın, rakibini hapse atmanın siyasi maliyetiyle karşılaşsın. En sonunda aday olamıyorsa o gün bakılır. Bizim adayımız İmamoğlu ve Tayyip Bey bunu hapiste tutuyor. Bazıları 'Yeni bir aday ilan edin' diyor. 'Artık Ekrem Bey kendisi adaylıktan çekilsin, yeni biri gelsin.' Olur. Sanki Türkiye'de serbest rekabet varmış gibi görünsün o zaman.
"BÜYÜK BİR PİSLİĞE BULAŞAN BİRİ VARSA BİR GÜN PARTİDE TUTMUYORUZ"
Gerçekten izah edilemez, rüşvettir bilmem nedir falan filan olursa o belediye başkanı veya belediye meclis üyesiyle biz parti olarak zaten yol yürüyemeyiz. Bu kadar ağır bir saldırı altındayken kumpasları falan da ihbar gibi kıymetlendirip de bir şey yapması da partinin doğru olmaz. Ama gerçekten büyük bir pisliğe bulaşan biri varsa bir gün tutmuyoruz partide yani."
"KÖKEN MESELESİ DEĞİL, KİŞİLİK MESELESİ"
Özel, Keçiören Belediye Başkanı'nın istifasına ilişkin bir soru üzerine, "Mesut Özarslan'ın şüphesiz Mansur Bey'in referansıyla aday olduğu doğru, bizim tanıdığımız biri değil. Ama Mansur Bey'i de hayal kırıklığına uğrattığı da doğru. PORTAŞ'la ilgili suç duygularıyla ilgili dosyayı Mansur Bey verdi. Mansur Bey’in PORTAŞ'la ilgili kendisiyle ilgili en ufak kaygısı yok. 'Sorun bu PORTAŞ'la ilgili suç duyurusu ne olmuş, demek ki bunun bizim bilmediğimiz bir açığı varmış bunu yakaladıklarına göre' dedi. Bu bir köken meselesi değil, bir ahlâk meselesi, bir kişilik meselesi bu yolsuzluk işleri" dedi.
Özel, Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş'a yönelik operasyon yapılacağı iddialarına ilişkin olarak, "Bu iktidarın kötülük yapma potansiyeli olarak bakarsanız her şeye ihtimal var ama bu PORTAŞ meselesinde olduğu gibi Mansur Bey'in ortaya koyduğu özgüven ve toplumun da 'İlk rakibini ortadan kaldırdı, olası rakibine bunu yapıyor' diyebileceği bir şey, bence bu iktidarın siyaseten taşıyabileceği bir yük değil. Türkiye ekonomisinin de taşıyabileceği bir yük değil. Artık bu vakitten sonra bir kez daha aynı yönteme başvururlar mı bilmiyorum ama akıllarına daha inovatif bir kötülük gelirse ondan Mansur Bey'i esirgemezler. Ama aynı yöntemle vatandaşı ikna edemedikleri bir şeye, yeniden Mansur Bey'i tabi tutabileceklerini sanmıyorum ben. Ama her şeyi yapabilirler. Her kötülük beklenir yani" ifadesini kullandı.
"KENDİME SÜRE VERMEDİM, 11 MART'I BEKLEMEK İSTİYORUM"
Özel, Adalet Bakanı Akın Gürlek'e mal varlığını açıklaması için bir hafta süre verdiği ve bu sürenin geçtiğinin anımsatılması üzerine, "Ben 'Bunu bir an önce açıkla' diye bir hafta süreyi Akın Gürlek'e verdim, kendime bir süre vermedim. Şundan dolayı söylüyorum; kanunen göreve geldikleri zaman, bir ay içinde mal bildirimi vermesi gerekir. 11 Mart günü süresi dolacak. 11 Mart'tan sonraya bırakır mıyız, bilmiyorum. Çünkü geçen salı günü Akın Gürlek'in süresi doldu. Çarşamba günü, 'Mitingde neden konuşmadın?' diye köşe yazısı yazanlar oldu. 'Akın Gürlek'le bir pazarlığa mı giriyor?' veya 'Akın Gürlek CHP'yi tehdit mi etti?' gibi bir düşünceye girilmesini hiç istemem. O yüzden, 'Ben bir an önce kamuoyunu açıkla' diye bir hafta süre verdim. Onun hukuki süresi 11 Mart. Ben 11 Mart'ı beklemek istiyorum ki devletin kaydına girsin istiyorum. Yoksa bugüne kadar neyi açıklamamışız ki, bir adım geri atmamışız. Elimizde olmasa zaten söylemezdik, zaten rakamları, tapu sayısını verdim, doğru olduğunu onlar da biliyor. Akın Gürlek'in süresi doldu ama sanki benim de sürem doldu gibi davranılıyor. Ben bunu en uygun zamanda belki ayrı bir basın toplantısıyla, belki bir başka yöntemle açıklarım, gizleyecek halimiz yok" ifadesini kullandı.
Özel, CHP Genel Merkezi'nde 2 Mart'ta yapacağı toplantıya ilişkin soru üzerine, "Politika Kurulu Başkanlıklarının önerilerinden süzülen ve toplumun beklentilerine uygun CHP iktidarına yönelik bazı vaatlerimizi açıklayacağız. Bir de nasıl bir büyük kampanyayı başlattığımızı açıklayacağız. Siyasi tarihimizin en uzun soluklu kampanyasının içindeyiz. Bizim, dünya siyasi tarihinin en kalabalık kampanyasını yapma hedefimiz var. Bunu kademe kademe güçlendireceğiz" dedi.
"CHP'NİN OLMADIĞI YERDE O RAPOR BAŞKA YERLERE DE EVRİLEBİLİRDİ"
Özel, PKK lideri Abdullah Öcalan'ın yeni mesajının ve Kürt sorununun çözümüne ilişkin TBMM'de kurulan komisyonun çalışmalarının sorulması üzerine, "'Bizim olduğumuz değil, olmadığımız komisyondan korkun' dedik. Şimdi o konudaki haklılığımız ortaya çıktı. Her ne kadar çıkan komisyon raporu üzerinden bir şey koparıp acaba bir şey yaratabilir miyiz diye bir çaba olduysa da karşılık görmedi. Çünkü rapora bakan, 'Hadi canım, bir ihanet raporu denmez bu rapora' diyor. CHP'nin olmadığı yerde o rapor başka yerlere de evrilebilirdi. CHP'nin oradaki hem destekleyici hem denetleyici hem düzenleyici rolü de önemli oldu. Numan Kurtulmuş'un kendi ağzından dinlediniz, raporun 6'ncı ve 7'nci maddelerinin hızla hayata geçirmesi gerektiğini söylüyor. Yedinci madde güçlü demokratik düzenlemelere atıf yapıyor ve CHP olmasa o yedinci maddenin orada olacağı yoktu" diye konuştu.
ANKA
Yorum Ekle
Diğer Haberler
Bakan Yusuf Tekin'den 'selefi andı' sorusuna yanıt
İstanbul Arnavutköy'de Necip Fazıl Kısakürek İmam-Hatip Ortaokulu'nda çocuklara selefi andı okutuldu. Konu ile ilgili bir soruyu yanıtlayan Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, ""Bu kadar büy...
CHP'den Tanju Özcan'ın jandarma tarafından gözaltına alınmasına tepki
CHP'li Bolu Belediye Başkanı Tanju Özcan, sabah saatlerinde jandarma ekipleri tarafından gözaltına alındığını duyurdu. Gözaltı uygulamasına tepki gösteren CHP Genel Başkan Yardımcısı Burh...
Kültür ve Turizm, Milli Eğitim ve Enerji’de kritik revizyon sinyali: Kabinede ikinci perde
Kabine değişiminin “nihai tablo” olmadığı konuşuluyor. Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy’un ardından değişmesi beklenenlere Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin ile Enerji ve Tabii Kay...
CHP'nin 38'inci Olağan İstanbul İl Kongresinin İptali Davası Ertelendi
CHP'nin İstanbul Kongresi'nin iptal davası 15 Mayıs 2026 tarihine ertelendi. Mahkeme, Gürsel Tekin ve heyetinin görevine devam etmesine karar verdi. CHP 38. Olağan İstanbul İl Kongresi’nd...
125 kişinin can verdiği hastanede ön inceleme yapılmamış!
Hatay'da 6 Şubat depremlerinde yıkılan, hasta ve sağlık çalışanlarının da bulunduğu 125 kişinin hayatını kaybettiği İskenderun Devlet Hastanesi'ne ilişkin kamu görevlileri hakkında herhan...
Mahmut Arıkan'dan dikkat çeken 'erken seçim' çıkışı
Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan, erken seçim tartışmalarına ilişkin, "2027 Kasım'daki erken seçime biz müsaade etmeyiz. Oraya kadar geldikten sonra 2028 Mayıs'ını bekleriz." de...
MSÜ uyuşturucu soruşturmasında 3 sözleşmeli er tutuklandı!
Uyuşturucu soruşturması kapsamında, Hava Harp Okulu'nda görevli 9 sözleşmeli er gözaltına alındı. Jandarmadaki işlemlerin ardından adliyeye sevk edilen şüphelilerden 3'ü çıkarıldıkları Nö...
CHP'li Emir ve AKP'li Şahin Usta arasında 'diploma' polemiği
TBMM Genel Kurulu'nda konuşan CHP Grup Başkanvekili Murat Emir, tutuklu cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu'nun diploma iptaline ilişkin tepki gösterdi. Emir, "35 yıllık diplomayı, hem de ...
SOSYAL MEDYA
MAGAZİN
Jim Carrey'nin yüzü artık tanınmaz halde
Dünyaca ünlü aktör Jim Carrey'nin son hali dünya basınında gündem oldu. 64 yaşındaki aktörün yüz hatlarındaki farklılık, hayranları tarafından şaşkınlıklar karşılandı. Mimikleri ve elasti...
TEKNOLOJİ
EDİTÖR'ÜN SEÇTİKLERİ
‘Ramazanda bağırsak tembelliğine karşı pideyi azaltın’
Ramazanda en sık karşılaşılan sorunlar olan kabızlık ve şişkinlikten korunmanın ilk kuralının iftar ve sahur arasında lifli gıda tüketimini maksimuma çıkarmak olduğunu belirten Gastroenteroloji Uzmanı Prof. Dr. Alpaslan Tanoğlu, “İftar sofrasında mutlaka bol yeşillikli bir salataya yer ayırmak, ana yemeklerde ise haftada en az iki veya üç gün kuru baklagiller veya zeytinyağlı sebze yemeklerini tercih etmek, bağırsak hareketliliğini destekler" dedi.





Yorumlar
Bu haberde yorum bulunmamaktadir.