Yukarı
426810

Erken yaşlandıran 5 neden

17 Mayıs 2025 08:42

Prof. Dr. Derya Uludüz hayatımızdaki bazı faktörlerin sürekli enerjimizi tüketip, bizi fiziksel ve zihinsel olarak daha hızlı yaşlandırdığını belirtti.

Uzmanlara göre genetik ve bazı hastalıklar kadar çevresel etkenlerle yanlış alışkanlıklar da yaşlanma sürecini hızlandırıyor.

Nöroloji Uzmanı Prof. Dr. Derya Uludüz işte bu faktörlere ve etkilerine şöyle dikkat çekti:

BUNLARA DİKKAT!

- Hızlı yaşlanmaya karşı, sağlıklı ve dengeli beslenmek çok önemli. Mümkün olduğu kadar GDO’lu, katkılı, mısır şuruplu, trans yağlı hazır gıdalar tüketilmemeli. Vitamin ve mineral deposu, Omega-3 gibi sağlıklı yağlar içeren gıdalar tercih edilmelidir. Tabii gün içinde bol bol da su içilmelidir.

- Hareket de çok önemli… Düzenli egzersiz, en azından her gün yürüyüş yapılmalı. Yaşamın olumlu yönleri görülmeye çalışılmalı ve mümkün olduğu kadar hayata pozitif bakılmalıdır.

- Cilde hasar veren alkol ve sigaradan uzak durulmalı. Cilt nemlendiricilerin paraben, parfüm, alkol içermemesine dikkat edilmeli, mümkün se doğal olanları tercih edilmeli. Cilt düzenli olarak doğru ürünlerle mutlaka temizlenmelidir.

Nöroloji Uzmanı Prof. Dr. Derya Uludüz

GÜNEŞTEN UZAK DURMAK

Güneş ışığının fazlası zararlı ancak günde 15-20 dakika koruyucu kullanmadan güneşlenmek şart. Çünkü bu durum vücudumuzun doğal D vitamini fabrikasını çalıştırır. D vitamini, kemik sağlığından kalp sağlığına, bağışıklık sistemimizin güçlendirilmesine kadar birçok önemli işlevi destekler. Dolayısıyla erken yaşlanmamızı da önler.

Güneşin en çarpıcı etkilerinden biri enerji seviyemiz üzerinedir. D vitamini üretimi için gerekli olan güneş ışığı, serotonin üretimini tetikler yani mutluluk hormonumuzun katalizörüdür. Güneş ışığı alamadığımızda, serotonin seviyemiz düşer, bu da enerji düşüklüğü ve halsizlik hissi yaratır.

Güneş ışığı aynı zamanda melatonin üretimimizi de düzenler, bu da sağlıklı uyku düzeni ve canlı bir cilt için için elzemdir. 

AŞIRI DÜŞÜNMEK

Beynimiz, vücudumuzdaki en meşgul organımızdır. Kalbimiz gibi o da asla uyumaz ve sürekli çalışır. Ancak bazen, özellikle de aşırı düşündüğümüz zamanlarda, beynimiz normalden fazla mesai yapar.

Bu sürekli “ne olacak?” ya da “keşke şöyle yapsaydım” tarzı düşüncelerle beynimiz sürekli çalışır.

Düşünmek, aslında oldukça enerji tüketen bir işlemdir. Beynimiz, vücut enerjimizin yaklaşık yüzde 20’sini kullanır, bu da onun küçük ama işlevsel bir enerji santrali olduğunu gösterir.
Aşırı düşündüğümüzde, bu santraldeki makineler aşırı yüklenir ve ‘enerji kesintilerine’ yol açar. Yani, bedenimiz ve zihnimiz yorgun düşer, tükenir.

Aşırı düşünmek sadece anlık yorgunlukla kalmaz; stres hormonları olan kortizol ve adrenalin seviyelerimizi de artırır. Bu hormonlar, vücudumuzda inflamasyona (iltihaplanma) neden olabilir ve hücrelerimizin yaşlanma sürecini hızlandırır. Ciltte yeni kırışıklıklar belirir. Zihnimizde derin izler bırakan bu durum, yüzümüze kırışıklık olarak yansır. Fiziksel olarak da kendimizi daha yaşlı hissetmeye başlarız.

 STRES

Stres, bedenimizde “savaş ya da kaç” tepkisini tetikler. Bu tepki, antik çağlarda, bir mağara adamı olarak vahşi bir hayvanla karşılaştığınızda hayatta kalmanızı sağlayan şeydi. Ancak modern dünyada, bu vahşi hayvanlar iş toplantıları, trafik ve sürekli gelen bildirimler şeklinde karşımıza çıkar.

Kronik stres altında vücudumuz sürekli alarm durumunda olduğu için, adrenal bezlerimiz aşırı çalışır ve bu durum bizi tükenmiş hissettirir ve yaşlanma hızımızı artırır. Kronik stres, beyin fonksiyonlarımız üzerinde de olumsuz etkiler yaratır. Özellikle, beyindeki hafıza ile ilgili alanları etkiler ve zamanla bu alanların küçülmesine neden olabilir. 

UYKUSUZLUK

Uykusuzluk sadece gözaltlarındaki morluklardan veya sabahki huysuzluktan ibaret değil; enerjinizi emer ve sizi biyolojik olarak yaşlandırır.

Uyku, vücudumuzun şarj istasyonudur. Gece boyunca, vücudumuz günün yorgunluğunu atar, hücreleri onarır ve enerji depolar. Uykusuz kaldığınızda, adeta enerji depolarınızı bir sonraki gün için dolduramamış olursunuz.

Cilt sağlığı ve uyku arasında da direkt bir bağlantı vardır. Uykusuzluk, ciltteki kolajen üretimini azaltır ve stres hormonu kortizol seviyesini artırır. Bu da ciltte kuruluğa, incelmeye ve erken kırışıklıklara davetiye çıkarır. 

DİJİTAL EKRAN

Ekrana bakma süremiz günümüzde had safhada… Peki, bu dijital doygunluğun enerjimizi nasıl emdiğini ve neden bizi ‘yaşlılara’ dönüştürebileceğini hiç düşündünüz mü? Bilgisayarlar, tabletler, telefonlar… Bu cihazlar hayatımızın vazgeçilmez parçaları. Ancak uzun süreli ekran maruziyeti sadece gözleri değil cildi de bozuyor. Uzun süre ekranların yaydığı mavi ışığa maruz kalmak, hücrelerde DNA hasarına yol açarak, hücre ve doku ölümüne neden olurken, yaşlanmayı hızlandırıyor.

Araştırmalara göre, cilt hücrelerinin mavi ışığa 1 saat kadar kısa süreli maruziyeti bile reaktif oksijen türlerinin (ROS) oluşumuna yol açıyor. Bu zararlı maddelerin de cildin elastin ve kolajen liflerinin erken yıpranmasına, cilte sıkılık kaybı, ince kırışıklıklar ve leke oluşumuna neden olabileceği ortaya çıktı. Kısaca dijital ekranlardan yayılan mavi ışığa aşırı maruziyet, cilt hücrelerine zarar verip cilt yaşlanmasını hızlandırır.

Sözcü



Yorumlar

Bu haberde yorum bulunmamaktadir.

Yorum Ekle


Diğer Haberler

Ciltte kaşıntı ve kızarıklığa dikkat: Egzama belirtileri neler?

Egzamanın hem çocuklarda hem de erişkinlerde yaşam kalitesini ciddi şekilde düşürebileceğini belirten Dermatoloji Uzmanı Dr. Gizem Eren, “Egzama birçok iç ve dış faktörle tetiklenebilir. ...

Çocuğunuz 'Bacağım Ağrıyor' Diyorsa Sebebi Kasık Fıtığı Olabilir

Çocuklar ağrıyı her zaman doğru yerden tarif edemeyebilir. “Bacağım ağrıyor” ifadesi çoğu zaman kas-iskelet sistemiyle ilişkilendirilir; bu da aileleri doğal olarak ortopedi değerlendirme...


Dijital çağın 'hızlı' aşkları depresyonu tetikliyor

Akdeniz Üniversitesi (AÜ) Tıp Fakültesi'nden Doç. Dr. Ali Erdoğan, dijitalleşme ile birlikte 'aşk' ve 'sevgi' kavramlarının hızla tüketilen bir araç haline geldiğini belirterek, "Aşklar, ...

Okumak ve öğrenmek riskleri azaltıyor

Dünya genelinde 2050 yılına kadar 150 milyon kişiyi etkilemesi beklenen demans tehdidine karşı bilim dünyasından umut verici bir araştırma geldi. Chicago’daki Rush Üniversitesi’nin verile...


Yeterince su içmemek vücudu adım adım çökertiyor

Uzmanlar, günlük yeterli miktarda su tüketilmemesinin beyin fonksiyonlarından cilt sağlığına, enerji seviyelerinden tansiyona kadar birçok hayati sistemi olumsuz etkilediğini vurguluyor. ...

Uzmanı uyardı: Glütensiz beslenme herkes için sağlıklı değil!

Sağlıklı bireyler için glütenin tek başına zararlı olduğuna dair bilimsel kanıt olmadığını işaret eden Diyetisyen Yüksel Esra Yetim, “Tam tahıllardan gelen glütenli besinler; posa, B grub...


Küresel sağlık riskleri artıyor: 2026’da izlenmesi gereken 3 tehlikeli virüs

Bir epidemiyolog, 2026 yılına girerken küresel halk sağlığı açısından risk oluşturabilecek üç virüse dikkat çekti. İklim krizi, nüfus artışı ve küresel hareketlilik, virüslerin daha hızlı...

Duşta aşırıya kaçanlar dikkat: Cilt sağlığına zarar verebilir

Uzmanlara göre duş alışkanlıkları herkes için aynı olmamalı. Fazla duşun cilt sağlığı üzerinde olumsuz etkileri olabileceği uyarısı yapılıyor. Duş almak çoğu kişi için günlük rutinin vazg...


'Erken teşhiste başarı oranı yüzde 90'ın üzerinde'

4 Şubat Dünya Kanser Günü’nde Türkiye’nin kanser haritasını değerlendiren uzmanlar, erken teşhisin hayati önemine dikkat çekti. Akciğer, meme ve jinekolojik kanserlerde cerrahi başarının ...

SOSYAL MEDYA


MAGAZİN

Özgü Namal’dan Berlin’de alkışlanan ‘Türkiye’ çıkışı: O soruyu anında düzeltti!

Berlin Film Festivali’nde "En İyi Oyuncu" dalında Gümüş Ayı’ya aday gösterilen Özgü Namal, katıldığı söyleşide Türkiye ile ilgili sorulan provokatif soruyu düzelterek büyük takdir topladı...

TEKNOLOJİ

EDİTÖR'ÜN SEÇTİKLERİ

Ciltte kaşıntı ve kızarıklığa dikkat: Egzama belirtileri neler?

Egzamanın hem çocuklarda hem de erişkinlerde yaşam kalitesini ciddi şekilde düşürebileceğini belirten Dermatoloji Uzmanı Dr. Gizem Eren, “Egzama birçok iç ve dış faktörle tetiklenebilir. Sabunlar, deterjanlar, parfümler, bazı metaller, bitkilerle temas, nem, toz, polen ve küf egzamanın ortaya çıkmasına yol açabilir. Soğuk ve kuru hava da cilt bariyerini bozarak şikayetleri artırabilir” dedi.

ÇOK YORUMLANANLAR

ÇOK OKUNANLAR