- İzmir Şehir Tiyatroları yeni sezonu “Hepimizin Öyküsü Aynı” ile açtı
- LOGISTECH’te Zengezur Koridoru ve Alsancak Limanı’nın geleceği konuşuldu
- Özgür Özel Mersin'de: Vahap Seçer ve iki belediye başkanını ziyaret edecek
- Muğla’da "Anne Kart"lar her ay 60 biniş hakkına tamamlanacak
- Çeşme operasyonunda yeni gelişme!
Sosyal medya bizi hipnotize ediyor
Sosyal medyanın genç yaşlı demeden hemen herkesi saatlerce esir aldığına dikkat çeken Nöroloji Uzmanı Prof. Dr. Derya Uludüz ’’Alışkanlık ötesi bir durum yaşıyoruz. Bu yeni çağın dijital hipnozu’’ diyor.
Günümüz insanı akıllı telefonla yatıp, akıllı telefonla güne başlıyor. Bu cihazlar gün boyunca elden düşmüyor. ‘’Farkında olmadan sosyal medya bağımlısı olduk’’ diyen Nöroloji Uzmanı Prof. Dr. Derya Uludüz, önemli uyarılarda bulundu…
İNSANA ‘AÇLIĞI’ BİLE UNUTTURUYOR
Hipnoz deyince aklımıza hemen gözleri devrilmiş, transa geçmiş insanlar geliyor ama aslında hipnoz, zihnin dış dünyadan geçici olarak uzaklaşıp iç dünyaya, bilinçaltına odaklanmasıdır. Gözler açık olabilir ama dikkat daralır. Bilinçli düşünme mekanizmaları devreden çıkar, kişi telkinlere açık hale gelir.
İşte sosyal medya da tam olarak bu durumu yaratıyor. Bir düşünün… Elinize telefonu alıyorsunuz, 20 dakika geçtiğini fark etmiyorsunuz. Açlığınızı bile unutuyorsunuz, çevrenizde olup bitenlere ilgisiz kalıyorsunuz. Zihniniz adeta transa geçiyor… Bu aslında beynin işleyişinin değiştiği hipnotik bir durum.

Prof. Dr. Derya Uludüz
BAĞIMLILIĞIN NEDENİ
Sosyal medya, beynin ödül sistemi olan dopamin üzerine kuruludur. Her beğeni, bildirim, yeni içerik küçük bir ödül dalgası yaratır. Beyin bu ödül beklentisiyle uyarılır. Bildirim gelmese bile elimiz telefona gider çünkü dopamin bizi “bak, bir şey olabilir” diye dürter. Bu ödül-beklenti döngüsü beynin doğal dopamin dengesini bozar. Kitap okuyamaz hale geliriz. Dikkat süremiz 8-10 saniyeye düşer. İçerik izlemeden duramayan, sürekli kaydıran, ekran kapalıyken huzursuz olan bir hale geliriz. Bu da bir tür bağımlılıktır.
Olay sadece izlemekle bitmez. Görülen içerik düşünceye dönüşür, düşünce yorum olur, yorum eyleme döner. Kişi artık sosyal medya tarafından şekillendirilmiştir ve çoğu zaman bu sürecin farkında bile değildir. “Bu benim düşüncem mi?” diye sormaz. Çünkü telkin etkisi bilinçaltına yerleşmiştir.
GENÇLER TEHDİT ALTINDA
Özellikle 25 yaş altı gençler bu etkiye daha açık. Çünkü onların beyni hâlâ gelişme aşamasında. Özellikle ergenlik döneminde prefrontal alan tam olgunlaşmadığı için kararlar duygularla veriliyor. Sosyal medyada sloganlar, duygusal içerikler, tekrarlar… Bunların hepsi genç bir zihin için hipnotik bir tuzaktır.
Bir genç kız ailesiyle tartışır, odasına kapanır. Sosyal medyada bir akım, bir siyasi söylem dikkatini çeker. Kısa sürede okuldan soğur, protestolara katılır, hayatını değiştirir. Bu bir irade değil, dijital telkinle yönlendirilen bir davranıştır. Fark etmeden hipnoza girmiştir.
ÖNLEMİNİZİ ALIN
Dijital hipnoza karşı şu önlemleri alabilirsiniz:
Farkındalığınızı artırın: Sosyal medyada gezinirken bir paylaşım gördüğünüzde kendinize şu basit ama güçlü soruyu sorun: Ben mi böyle düşünüyorum, yoksa bu düşünce bana empoze mi edildi?, Bu paylaşımı ben mi seçtim, yoksa önüme düştüğü için mi okudum?
Bu sorgulama, beynin prefrontal korteksini, yani karar veren, analiz eden merkezini aktif hale getirir. O an durup düşündüğünüzde hipnotik zinciri kırmaya başlarsınız. Zihin yeniden “sahibine” döner.
Dopamin detoksu yapın: Sürekli dopamin bombardımanı altındaki beyin, bir süre sonra doğal zevkleri hissedemez hale gelir.
İşte bu yüzden haftada bir gün ekranlardan uzaklaşmak, doğada yürümek, kitap okumak, sessizlikle vakit geçirmek “beynin sıfırlanması” için şarttır. Buna “dopamin detoksu” denir. Bu arınma, sosyal medyaya bağımlı hale gelmiş ödül sisteminizi dengelemeye başlar.
Telefon sizi yönetmesin, siz onu yönetin: Instagram, TikTok, X gibi uygulamalara günlük kullanım süresi sınırlamaları koyun. 20 dakika kuralı birçok araştırmada etkili bulunmuştur. Süre dolunca uygulamadan çıkın, nefes alın, gerçek dünyaya dönün. Unutmayın: her bildirim bir tuzak olabilir.
Güne ekransız başlayın: Uyandıktan sonraki ilk yarım saat, beynin en taze, en açık olduğu zamandır. Bu aralıkta alınan uyarılar, günün kalanında zihnin nasıl çalışacağını belirler.
Eğer sabah ilk iş Instagram’a girerseniz, güne başkalarının hayatını izleyerek başlarsınız. Bunun yerine gözünüzü güneşe çevirin, kahvenizi içerken sessizce düşünün. Sabah ekran yoksa, gün daha çok “size ait” olur.
İç sesinizle buluşun: Default mode ağı beynin içsel sesi, hayal gücü, kendilik farkındalığı ile ilgilidir. Sosyal medya bu ağı baskılar. Bu baskıyı kırmak için günde sadece 5 dakika nefes egzersizi yapmak ya da sessizce gözleri kapatıp beklemek yeterli. Bu sırada “Ben bugün ne hissediyorum?” sorusunu sormak bile iç sesi yeniden açar.
Çocuklar ve gençler için önlem alın: Genç beyinler henüz gelişme aşamasındadır ve hipnotik telkinlere karşı daha savunmasızdır. Bu yüzden sosyal medyayı tamamen yasaklamak değil, onları medya okuryazarlığı ile tanıştırmak gerekir. Finlandiya ve Güney Kore gibi ülkelerde bu dersler okullarda zorunlu.
Çocuklara şu beceriler mutlaka öğretilmeli: eleştirel düşünme, duygu farkındalığı ve kontrolü, bilgi sorgulama, dijital sınır koyma alışkanlığı. Bilinçli bir nesil, dijital dünyanın büyüsüne değil, gerçekliğine yönelir.
Sözcü
Yorum Ekle
Diğer Haberler
Cinsel yolla bulaşan ishal yayılıyor!
Shigella bakterisinin cinsel yolla bulaşma oranı giderek artıyor. Kanlı ishal, karın ağrısı ve ateşe neden olan enfeksiyonun antibiyotiklere karşı direnç geliştirmesi, uzmanları endişelen...
Bilim insanları kanserin gizli haritasını çözdü
ABD'deki Massachusetts Teknoloji Enstitüsü (MIT) araştırmacıları tarafından yürütülen çalışmaya göre, kanser hücreleri normal şartlarda hasarlı dokuların onarılması için devreye giren biy...
Sabahları boyun ve omuz tutulmasıyla uyanmayı önlemenin 3 pratik yolu
Sabah yataktan kalktığınızda boynunuzu çevirmekte zorlanıyor veya omuzlarınızda yoğun bir sertlik hissediyorsanız, bunun nedeni yanlış uyku pozisyonu veya yastık seçimi olabilir. Güne ağr...
Kuduz alarmı: 570 bin riskli temas
Türkiye’de geçen yıl 570 bin 55 kuduz riskli temas kayda geçti. Uzman Dr. İsmet Battal, hayvan kuduzu vakalarının bölgesel dağılımına ilişkin resmi verilerin paylaşılmadığını belirtirken,...
Kanser araştırmalarında tarihi aşama
Bilim insanları, genetik mühendisliğinde yeni bir çığır açan "CRISPR aktivasyon" teknolojisi sayesinde kan kanseri ilaçlarına karşı hücresel direnç geliştiren gizli geni saptadı. Science ...
Uzmanından Alzheimer'da 'erken tanı' uyarısı
Nöroloji Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Gözde Öngün, Alzheimer hastalığında erken tanının önemine dikkat çekerek, “Giderek artan, yeni bilgileri öğrenmeyi bozan ve günlük yaşamı etkilemeye başlaya...
Düzenli kitap okumak Alzheimer riskini yüzde 33 azaltıyor
İngiltere’deki Cambridge Üniversitesi öncülüğünde yürütülen kapsamlı bir araştırma, düzenli kitap okumanın zihinsel sağlığı koruyarak demans ve Alzheimer riskini yaklaşık üçte bir oranınd...
Kadınlar neden erkeklerden daha fazla migren atağı geçiriyor?
Dünya genelinde 1 milyardan fazla insanı etkileyen migren, kadınlarda erkeklere kıyasla üç kat daha fazla görülüyor. Uzmanlar, hormonal dalgalanmaların yanı sıra stres, uyku düzensizlikle...
Uzmanından ailelere 'uyku düzeni' uyarısı
Tatil döneminde geç saatlerde yatmaya alışan çocukların uyku düzeninin okul başlamadan bir anda değiştirilmemesi gerektiğini belirten Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi A...
SOSYAL MEDYA
MAGAZİN
‘Eşi var’ uyarısı güldürdü! “Bergüzar hep var”
Zorlu PSM’nin önceki akşam gerçekleşen sezon açılış partisinde renkli anlar yaşandı. Gecede sahne alan Bergüzar Korel, eşi Halit Ergenç ile Zerrin Tekindor’un başrollerini paylaştığı “Sat...
TEKNOLOJİ
EDİTÖR'ÜN SEÇTİKLERİ
Cinsel yolla bulaşan ishal yayılıyor!
Shigella bakterisinin cinsel yolla bulaşma oranı giderek artıyor. Kanlı ishal, karın ağrısı ve ateşe neden olan enfeksiyonun antibiyotiklere karşı direnç geliştirmesi, uzmanları endişelendiriyor.





Yorumlar
Bu haberde yorum bulunmamaktadir.