Yukarı
425469

Sosyal medya bizi hipnotize ediyor

26 Nisan 2025 09:36

Sosyal medyanın genç yaşlı demeden hemen herkesi saatlerce esir aldığına dikkat çeken Nöroloji Uzmanı Prof. Dr. Derya Uludüz ’’Alışkanlık ötesi bir durum yaşıyoruz. Bu yeni çağın dijital hipnozu’’ diyor.

Günümüz insanı akıllı telefonla yatıp, akıllı telefonla güne başlıyor. Bu cihazlar gün boyunca elden düşmüyor. ‘’Farkında olmadan sosyal medya bağımlısı olduk’’ diyen Nöroloji Uzmanı Prof. Dr. Derya Uludüz, önemli uyarılarda bulundu…

İNSANA ‘AÇLIĞI’ BİLE UNUTTURUYOR

Hipnoz deyince aklımıza hemen gözleri devrilmiş, transa geçmiş insanlar geliyor ama aslında hipnoz, zihnin dış dünyadan geçici olarak uzaklaşıp iç dünyaya, bilinçaltına odaklanmasıdır. Gözler açık olabilir ama dikkat daralır. Bilinçli düşünme mekanizmaları devreden çıkar, kişi telkinlere açık hale gelir.

İşte sosyal medya da tam olarak bu durumu yaratıyor. Bir düşünün… Elinize telefonu alıyorsunuz, 20 dakika geçtiğini fark etmiyorsunuz. Açlığınızı bile unutuyorsunuz, çevrenizde olup bitenlere ilgisiz kalıyorsunuz. Zihniniz adeta transa geçiyor…  Bu aslında beynin işleyişinin değiştiği hipnotik bir durum.

Prof. Dr. Derya Uludüz

BAĞIMLILIĞIN NEDENİ

Sosyal medya, beynin ödül sistemi olan dopamin üzerine kuruludur. Her beğeni, bildirim, yeni içerik küçük bir ödül dalgası yaratır. Beyin bu ödül beklentisiyle uyarılır. Bildirim gelmese bile elimiz telefona gider çünkü dopamin bizi “bak, bir şey olabilir” diye dürter. Bu ödül-beklenti döngüsü beynin doğal dopamin dengesini bozar. Kitap okuyamaz hale geliriz. Dikkat süremiz 8-10 saniyeye düşer. İçerik izlemeden duramayan, sürekli kaydıran, ekran kapalıyken huzursuz olan bir hale geliriz. Bu da bir tür bağımlılıktır.

Olay sadece izlemekle bitmez. Görülen içerik düşünceye dönüşür, düşünce yorum olur, yorum eyleme döner. Kişi artık sosyal medya tarafından şekillendirilmiştir ve çoğu zaman bu sürecin farkında bile değildir. “Bu benim düşüncem mi?” diye sormaz. Çünkü telkin etkisi bilinçaltına yerleşmiştir.

GENÇLER TEHDİT ALTINDA

Özellikle 25 yaş altı gençler bu etkiye daha açık. Çünkü onların beyni hâlâ gelişme aşamasında. Özellikle ergenlik döneminde prefrontal alan tam olgunlaşmadığı için kararlar duygularla veriliyor. Sosyal medyada sloganlar, duygusal içerikler, tekrarlar… Bunların hepsi genç bir zihin için hipnotik bir tuzaktır.

Bir genç kız ailesiyle tartışır, odasına kapanır. Sosyal medyada bir akım, bir siyasi söylem dikkatini çeker. Kısa sürede okuldan soğur, protestolara katılır, hayatını değiştirir. Bu bir irade değil, dijital telkinle yönlendirilen bir davranıştır. Fark etmeden hipnoza girmiştir.

ÖNLEMİNİZİ ALIN

Dijital hipnoza karşı şu önlemleri alabilirsiniz:

Farkındalığınızı artırın: Sosyal medyada gezinirken bir paylaşım gördüğünüzde kendinize şu basit ama güçlü soruyu sorun: Ben mi böyle düşünüyorum, yoksa bu düşünce bana empoze mi edildi?, Bu paylaşımı ben mi seçtim, yoksa önüme düştüğü için mi okudum?

Bu sorgulama, beynin prefrontal korteksini, yani karar veren, analiz eden merkezini aktif hale getirir. O an durup düşündüğünüzde hipnotik zinciri kırmaya başlarsınız. Zihin yeniden “sahibine” döner.

Dopamin detoksu yapın: Sürekli dopamin bombardımanı altındaki beyin, bir süre sonra doğal zevkleri hissedemez hale gelir.

İşte bu yüzden haftada bir gün ekranlardan uzaklaşmak, doğada yürümek, kitap okumak, sessizlikle vakit geçirmek “beynin sıfırlanması” için şarttır. Buna “dopamin detoksu” denir. Bu arınma, sosyal medyaya bağımlı hale gelmiş ödül sisteminizi dengelemeye başlar.

Telefon sizi yönetmesin, siz onu yönetin: Instagram, TikTok, X gibi uygulamalara günlük kullanım süresi sınırlamaları koyun. 20 dakika kuralı birçok araştırmada etkili bulunmuştur. Süre dolunca uygulamadan çıkın, nefes alın, gerçek dünyaya dönün. Unutmayın: her bildirim bir tuzak olabilir.

Güne ekransız başlayın: Uyandıktan sonraki ilk yarım saat, beynin en taze, en açık olduğu zamandır. Bu aralıkta alınan uyarılar, günün kalanında zihnin nasıl çalışacağını belirler.

Eğer sabah ilk iş Instagram’a girerseniz, güne başkalarının hayatını izleyerek başlarsınız. Bunun yerine gözünüzü güneşe çevirin, kahvenizi içerken sessizce düşünün. Sabah ekran yoksa, gün daha çok “size ait” olur.

İç sesinizle buluşun: Default mode ağı beynin içsel sesi, hayal gücü, kendilik farkındalığı ile ilgilidir. Sosyal medya bu ağı baskılar. Bu baskıyı kırmak için günde sadece 5 dakika nefes egzersizi yapmak ya da sessizce gözleri kapatıp beklemek yeterli. Bu sırada “Ben bugün ne hissediyorum?” sorusunu sormak bile iç sesi yeniden açar.

Çocuklar ve gençler için önlem alın: Genç beyinler henüz gelişme aşamasındadır ve hipnotik telkinlere karşı daha savunmasızdır. Bu yüzden sosyal medyayı tamamen yasaklamak değil, onları medya okuryazarlığı ile tanıştırmak gerekir. Finlandiya ve Güney Kore gibi ülkelerde bu dersler okullarda zorunlu.

Çocuklara şu beceriler mutlaka öğretilmeli: eleştirel düşünme, duygu farkındalığı ve kontrolü, bilgi sorgulama, dijital sınır koyma alışkanlığı. Bilinçli bir nesil, dijital dünyanın büyüsüne değil, gerçekliğine yönelir.

Sözcü



Yorumlar

Bu haberde yorum bulunmamaktadir.

Yorum Ekle


Diğer Haberler

Bilim dünyasından 'orta yaş krizi' ezberini bozan araştırma

Yapılan son araştırmalar, insanların sağlık ve mutluluk dengesinde en yüksek doyuma ulaştığı yaşın 47 olduğunu ortaya koydu. Uzmanlar, 40'lı yaşların sonunun bir kriz dönemi değil, aksine...

Dondurulmuş gıdayı çözdürürken dikkat edilmesi gerekenler

Dondurulmuş gıdaların pratiklik sayesinde mutfakların vazgeçilmezi olsa da yanlış taşınma ve hatalı çözündürme yöntemlerinin sinsi sağlık risklerini beraberinde getirdiğini söyleyen Fonks...


Genç nesilde kanser alarmı...

Bilim dünyası, son yıllarda 20 ila 49 yaş aralığındaki bireylerde hızla artan 11 farklı kanser türünün nedenini araştırıyor. Kanser Araştırma Enstitüsü ve Imperial College London tarafınd...

Düşük kalorili diyetlere dikkat: 'Aç kalarak zayıflanmaz'

Toplumda yaygın olan ‘aç kalmadan zayıflanmaz’ inanışının yanlış olduğunu belirten Diyetisyen Banu Doğanlar, “Kilo vermek için aç kalmak değil, vücudun ihtiyacından biraz daha az enerji a...


Göz sağlığında 'sessiz hırsız' uyarısı

Göz Hastalıkları Uzmanı Dr. İsmail Karahan, hiçbir belirti vermeden ilerleyen ve kalıcı görme kaybına yol açan glokom (göz tansiyonu) hastalığına karşı uyardı. "Sessiz hırsız" olarak nite...

Sürekli halsiz hissediyorsanız dikkat!

Bahar aylarında artan yorgunluk, halsizlik ve motivasyon kaybı, vücudun mevsimsel değişimlere verdiği doğal bir tepki olarak öne çıkıyor. Uzman Diyetisyen Görkem Gökmen, bu sürecin doğru ...


'Aşısızlık oranı yüzde 10’un üzerine çıktı'

Aşı Haftası kapsamında yapılan uyarılarda, aşı oranlarındaki gerilemenin kızamık ve boğmaca gibi hastalıklarda artışa yol açtığı belirtildi. Uzmanlar, toplum bağışıklığı eşiğinin altına d...

Alerjiler baharı gölgeliyor

Polen mevsimiyle beraber alerjik rinit, astım ve göz alerjileri arttı. Baharın gelişiyle birlikte doğa canlanıyor, ancak milyonlarca kişi için bu dönem keyiften çok zorluk anlamına geliyo...


Yaşlılarda enfeksiyonlara karşı en etkili koruma 'aşı'

65 yaş üstü bireylerde enfeksiyon riski artarken uzmanlar "aşı" uyarısında bulundu. Prof. Dr. Meltem Gülhan Halil, aşılanmamış yaşlıların yoğun bakıma yatış ve ölüm oranlarının çok daha y...

SOSYAL MEDYA


MAGAZİN

Şarkıcı Güllü’nün oğlu Tuğberk Yağız Gülter’den kaza açıklaması

Ünlü şarkıcı Güllü'nün oğlu Tuğberk Yağız Gülter, hakkında çıkan kaza haberlerine ilişkin sessizliğini bozdu. Sağlık durumunun iyi olduğunu belirten Gülter, haberlerin biraz "rötarlı" çık...

TEKNOLOJİ

EDİTÖR'ÜN SEÇTİKLERİ

Bilim dünyasından 'orta yaş krizi' ezberini bozan araştırma

Yapılan son araştırmalar, insanların sağlık ve mutluluk dengesinde en yüksek doyuma ulaştığı yaşın 47 olduğunu ortaya koydu. Uzmanlar, 40'lı yaşların sonunun bir kriz dönemi değil, aksine bedensel ve zihinsel bir 'altın çağ' olduğunu vurguluyor.

ÇOK YORUMLANANLAR

ÇOK OKUNANLAR